hiçbir rüzgar hiçbir yağmur,
acıtmadı bu kadar içimi,
beni ben yapan bendeki onur,
senin aşkınla dağılıp gitti.
dedirtmezdim kendime deli divane,
ama sen varsın şimdi,
duymasanda sesimi bilmesende sevgimi,
umrumda değil,
olsamda ben divane bi-çare harabe,
derman sensin sadece,
kurtar ne olur beni şimdi.
aşkımdan habersiz yaşarsın,
bu durum yüreğimi parçalıyor,
dahası seni göremiyorum ya,
güzel gözlerini göremiyorumya,
gölüm kan ağlıyor hüzünleri ağlatıyor,
her gün her an seninleyim,
sana müebbet tutulmuşum,
aşk dağlarının kuytu köşelerinde,
unutulmuşum.
kalbimde bir volkan akar durur yüreğime yüreğime,
eritir içimde senden gayrı her ne varsa,
şimdi yalnızım hayalinle bir başıma,
yalnız ve çaresiz,
sen sevgimden habersiz,
nasıl özlüyorum seni bir bilsen,
seni görmek yaşamak bence,
sensiz geçen her anım hazin hazin işkence,
allahım ne yapacağım ben bilemiyorum,
bildiğim tek bir şey,
seni çok çok çok seviyorum...
çılgınlıktır. çılgınlık ise "anlayış" ile "düşünüş"ün bozulmuşluk ve yıpranmışlığından başka bir şey değildir. oysa sevgi tırmanışının doruğunda, beyin ötesini aşar, anlamayı ve düşünmeyi de yerden çekip, doğuşun yüksek doruğuna götürür.
aşk, sevgilide içinin çektiği güzellikleri yaratır. oysa sevgi, içinin çektiği güzellikleri sevgilide görür, bulur. aşk, büyük güçlü bir kandırmacadır. oysa sevgi; sonsuz, salt, dosdoğru, içten bir doğruluktur. aşk, denizin içinde boğulmaktır. oysa sevgi, denizin içinde yüzmektir. aşk, görme duyumunu alır, oysa sevgi, verir.
aşk, kabadır, şiddetlidir. bununla birlikte dayanıksız, güvensizdir. oysa sevgi, tatlıdır, yumuşaktır. bunun yanı sıra dayanıklı, güven içindedir.
aşk hep kuşkuyla bulunur. oysa sevgi, baştan başa kesin inançlıdır. kuşkuya yer vermez. aşktan içtikçe kanarız, sevgiden içtikçe susarız. aşk korundukça eskir. oysa sevgi yenilenir.
aşk bencilliktir. cok üzülürsün cok üzersin ama uyuşturucu gibidir işte aşk. günlerca aylarca acı ceksende onunla gecirdiğin bir saniye herşeyi tüm acıları yok eder. aşk ağlamaktan bitkin düşmene rağmen ondan gelen bir kelimeyle yine gülebilmektir. aşk yaşanmadan anlanılacak birşey değildir. aşk yorar, üzer, ağlatır ama aşk insanı besler, hayallerini besler. en güzel aşkta zamanla sevgiye dönendir. bir insana deliler gibi aşkık olup sonunda onunla sevgi ile yaşamak aşkın en güzel ilerlemiş halidir.
seks dürtüsünün (bkz: libido) bahanesi aşktır niye seks olmadan aşk olmaz çünkü. aşık olursun çünkü toplum sana öyle dayatmıştır sosyal yapı doğa kanunlarını bu şekilde yontmuştur.aşk için karşı cinsi durudulmayacak şekilde isteme arzu etme hali dersek bunun sonu zaten sekstir.
başka açıdan bakacak olursak aşk olmadan seks olur birtakım medya için bu haber kötüdür tabiki ama bu bir gerçektir adını ne koyarsak koyalım bu varolan bir gerçektir.daha detaylı bilgi edinmek için bireyin gözlem yapması her yaşadığından pay çıkarması ve en güzeli doğayı izlemesi önerilir.
umutsuz aşka tutulup intihar eden tek gudik canlı insandır.
aşk; gönül bir sinektir hep gider boka konar gerçeğini hatırlatan olgu.
not: anadolu'da bir halk deyimidir. mecazi bir anlam olarak ifade edilmiştir. asla küfür-hakaret olarak algılanmamalı. bazı örnekler vermek gerekir ise; kadınlar tarafından, lan kelimesinin eşine seslenme ifadesi olarak kullanılması gibi.
şehvet ,cesaret, tutku, mutluluk, hüzün, kavga, umutsuzluk,tükeniş ve sonunda hep hüsran;bunları almışlar hepsini bir kutunun içime hapsetmişler
ve adınada güya aşk demişler..aşkı iyi birşey zannederek ustune şiirler şarkılar yazmışlar,ahmaklıklarından utanmayıp aşkı dillendirip ego larının bir parcası
yapmıslar hayatın gectiğinin ise çooook sonradan farkına varmıslar..günümüzde aşk ahmakların başıboşların amacsızların zaman öldürme isteginden baska birşey değil...gerçek aşk başka birşey olsa gerek,anlatılamayan olsa gerek.