birini mayın tarlasında sevmektir. yanlış tek bir hareketinizle sizi paramparça edecek ve bedeniniz sağ kalsa bile yüreğinizi un ufak hale getirecek kadar tehlikeli ama bir o kadar da güzel bir duygudur.
onur akın'ın geceyi sana yazdım şarkısındaki sözlerin daha da güzelini yazabilecek kadar hissetmektir.
geceyi sana yazdım, sızımı sana
tutuldum, küsen sesine, tenine tutuldum
çaktım ateşi sesime, ateşi tenime
hay aydınlık sana yandım, gülen yüzüne
yandım, yanarım sana
sensizim, sana koştum iklimler boyu
uykular, yanan liman uykular haram
bir vapur geçer, dalgasında savrulan ben
dön yürek yurduma, gurbet tenime dön, yanarım sana.
iştahla yemek yerken hatırlayıp sevileni yemek boğazda düğümleniyorsa, derin uykularda görülen rüyadan sonra bir daha uyku girmiyorsa gözlere, şen bir mecliste adı anıldığında onun, inziva engin bir boyut kazanıyorsa, hamasi bir söylevin tam ortasındaki bir kelime bir cümle ne dediğini bilmezleştiriyorsa insanı işte odur aşk...
galiba varlığın çekim alanına giren en ulvi acıydı aşk; ve maddeyi mânâya veren en cömert sancıydı. ruhların çeşitli varlıklar arasında bölüştürülen süsüydü belki; belki ötelere yazgılı yitirişlerin türküsüydü. kalp kalbe konan kelebek kanatlarında renk; kudümlerde düşünüp neylerde ağlayan âhenkti aşk. şarkın bütün şiir macerasıydı, belki yesribli sevgililer için tutulan bir anadolu yasıydı. yağmur yağmur belaya başını tutmaklar ve ateş ateş denizlere kendini atmaklardı. mansûru dâra takan da, halili oda yakan da oydu, ve oydu eyyubu derde bırakan da. tuz kadar mübarek, ekmekçe aziz idi; toprakleyin bereket, su gibi temiz idi.''
pencere önünde efsun gibiyim
ufuklar bulutlu,mahsun gibiyim...
sen varsın baktığım her noktada yar,
kayasını bulmuş yosun gibiyim...
aklıma yanık türküler düşüyor,
yakılmadık...
sen varsın her baktığım noktada yar,
sen varsın...
AŞKA dair mısralar dizmekte,
sevdalı gönlüm,
kızar mısın?
duygularım kara sevdanın bestesinde,
kayasını bulmuş yosun gibiyim ,
hayatım son bulur kopartılırsa,
sana, işte öylesine vurgunum....
duygusal,alıngan ve gamlıyım,
ama kara sevdalıyım yar...
gel,gel diye çağıran ,
daveti var gözlerinin...
sen varsın her baktığım noktada yar,sen varsın...
serseri kuşlar gibi serenat söylemekte
yüreğim...
kalbime adını işledim senden habersiz,
kızar mısın?
Bebeğini görmeden kaybeden bir kadın gibi ıssızım şimdi. Karnımda şeffaf bir ağrı... Dün gece kalbimden önce onu, sonra kendimi düşürdüm. Her yanım kan içinde... Sakın kimseye söyleme! Yine doğuramadım aşkı...
yavaş mı hızlı mı ayırt edemediğimiz şekilde büyüyorduk. diziler izliyorduk abilerimizi ablalarımız görüyorduk park köşelerinde mahalle kenarlarında özeniyorduk. işte aşkta buydu bizim için merak ettiğimiz hayal ürünü güzel günlerdi.
siz hiç midenizde gitmek bilmeyen bir yumruk hissi hissettiniz mi?
gecenin bir vakti hayaliyle uyandınız mı, yahut sabah gözünüzü ilk açtığınızda işe geç kalma değil de onu kaybetme korkusyla uyandınız mı?
onun el yazısının olduğu küçük pusulayı bulduğunuzda heyecanlandığınız oldu mu?
çok özlediğinizi farkedip bir yerden buluğunuz resmini açıp baktığınızda gözleriniz buğulandı mı?
telefonu, kapıyı, e-postları ondan geliyor umuduyla açtınız mı?
karşınıza oturmuş sizli-bizli konuşurken yutkundunuz mu?
elleriniz terledi mi? *
her cümlenizde "acaba o şimdi..." diye yüzlerce soruları sorduran düşünceleri iç geçirdiğiniz oldu mu?
şarkıların tınılarını değilde sözlerinin etkisine kapıldığınızı farkettiniz mi?
şiirler kulağınıza daha bir anlamlı gelmeye başladı mı?
onun kokusunu ezberlediniz mi?
akışkan bir konuşmaya sahipken kekelediğiniz oldu mu?
daha bir güzelleştiğinizi hissettiniz mi?
daha önce hiç yaşamadığınız bir ruh haline girdiniz mi?
yeşil daha yeşil, mavi daha mavi, kelebek daha kelebek, bulut daha bulut, deniz daha deniz göründü mü gözünüze?
...
gibi abuk sorulara subuk cevaplar verdirendir.