artık geri ver
geri veremezsin aldıklarını
artık geri ver
geri verilmez hiç bir yanılgı
yokluğuma emanet et sen de benden kalanları
her şeyi al bana beni geri ver
bir şansım olsun
başka yer başka zaman
sensiz ömrüm olsun
çok basit notalarla yazılmış, herkesin söyleyebileceği, alelade bir şarkıydı aşk; bestecisi meçhul.
ve herkes söyledi bu şarkıyı dili döndüğünce...
kimi aldırmadan sesi güzelmiş değilmiş, söyledi detone, sürtone... yine de oldu bir dinleyeni.
kiminin sesi kötüydü ama hep doğru notalara bastı söylerken, doğru söyledi şarkıyı... dinleyen de kapıldı gitti şarkıya.
kiminin çok güzeldi sesi ama hep yanlış söyledi... sese aldananlar durdu dinledi bir müddet, sonra sıkıldı gitti.
kimi kusursuzdu, mükemmel söylüyordu... ama karşısındaki sağırdı, ağlayarak izledi dudaklarını, hiç duyamadı.
kimi öküz kulaklıydı, hiç bilmiyordu... zamanla öğrendi, sevmeyi, söylemeyi.
kimi haykıra haykıra söyledi, dünya duydu, o hariç.
kimi hep içinden söyledi, kimse duymadı kendinden başka.
bazen de ikisi birlikte söyledi müthiş bir uyumla... ve ancak onlar öğrenebildi bu şarkının bestecisini.
bazen olimpos'daki ağaç evler. bazen bilmem kaç metre yükseklikten bakılınca uçsuz bucaksızmış gibi gelen o deniz; bazen de sadece su dolu bir havuz.
yağmur yağdığında pembe bir şemsiyeden gökyüzünü izlemektir bazen.
üç papatya dalını bir araya getirmek için kullanılan lastiktir bazen sadece. bazen atılmaya kıyılamayıp aylarca bir vazonun içinde duran kurumuş çiçeklerdir.
daha önce yazdım mı bilmiyorum ama gözünüzde büyüttüğünüz kadar olmayan sıradan bir kimyevi-biyolojik-zihinsel etkinliktir bu aşk dediğimiz şey. kişiye göre değişen süresi vardır bu süreyi de kişinin ruhsal durumu ve hormonel döngüsü belirler. özetle sizin götünüzden salladığınız cümleler yücelttiğiniz ve çeşitli anlamlar yüklediğiniz bu olay gerçekten basit bir doğa olayıdır. kötü müdür? elbette hayır insanın tatması gereken bir şeydir. bir insan duruma göre birden fazla kere de aşık olabilir eğer sorunlu bir zihne sahipse "insan hayatında bir kez aşık olur" gibi bir saçmalığa da inanabilir. yaşa göre aşk anlayışı da değişebilir elbet. eğer genç yaşta aşık olmuşsanız yere göre sığdıramaz ve mantıksız mantıksız konuşursunuz eğer aklınız biraz daha yerindeyse sadece yaşamaya bakarsınız fazla kurcalamadan ve fazla bokunu çıkarmadan. bitince de biter gider. ne pişmanlık sebebidir ne de çok övünülecek bir şeydir. işte böyle bir şeydir aşk. güzeldir, hoştur ve zamanla geçer gider.
kendini bi an önce yatağa atma, hayal kurma, umutsuzca bekleme ve garip bir şekilde birine her şeyini verme isteği. oturup yalnız başına o'nu düşünme, o'nun umrunda bile olmadığını bile bile o'nun için göz yaşı dökme sanatıdır; aşk