benim için imkansızdır aşk...hem çok uzağımda hem çok yakınımda sadece o olsun istememdir mesela. nasıl bu kadar sevmişim anlamadan kendimi tüketiyorum yıllardır. gelmeyeceğini bile bile gelsede kalıcı olamayacağını gördüğüm halde sadece tek bir kişiyi bekleyerek geçirdiğim 5 yıl ve daha ne kadar bekliyeceğimi bilmediğim bir çok yıl var önümde. hergün özlemiş olmamın etkisiyle dahada artan bir sevgiyle yolunu bekliyorum...
artık geri ver
geri veremezsin aldıklarını
artık geri ver
geri verilmez hiç bir yanılgı
yokluğuma emanet et sen de benden kalanları
her şeyi al bana beni geri ver
bir şansım olsun
başka yer başka zaman
sensiz ömrüm olsun
çok basit notalarla yazılmış, herkesin söyleyebileceği, alelade bir şarkıydı aşk; bestecisi meçhul.
ve herkes söyledi bu şarkıyı dili döndüğünce...
kimi aldırmadan sesi güzelmiş değilmiş, söyledi detone, sürtone... yine de oldu bir dinleyeni.
kiminin sesi kötüydü ama hep doğru notalara bastı söylerken, doğru söyledi şarkıyı... dinleyen de kapıldı gitti şarkıya.
kiminin çok güzeldi sesi ama hep yanlış söyledi... sese aldananlar durdu dinledi bir müddet, sonra sıkıldı gitti.
kimi kusursuzdu, mükemmel söylüyordu... ama karşısındaki sağırdı, ağlayarak izledi dudaklarını, hiç duyamadı.
kimi öküz kulaklıydı, hiç bilmiyordu... zamanla öğrendi, sevmeyi, söylemeyi.
kimi haykıra haykıra söyledi, dünya duydu, o hariç.
kimi hep içinden söyledi, kimse duymadı kendinden başka.
bazen de ikisi birlikte söyledi müthiş bir uyumla... ve ancak onlar öğrenebildi bu şarkının bestecisini.
bazen olimpos'daki ağaç evler. bazen bilmem kaç metre yükseklikten bakılınca uçsuz bucaksızmış gibi gelen o deniz; bazen de sadece su dolu bir havuz.
yağmur yağdığında pembe bir şemsiyeden gökyüzünü izlemektir bazen.
üç papatya dalını bir araya getirmek için kullanılan lastiktir bazen sadece. bazen atılmaya kıyılamayıp aylarca bir vazonun içinde duran kurumuş çiçeklerdir.