aşk

entry15921 ↑ galeri795
    7567.
  1. aşk bir ömür saygı duymaktır. zor olması, herkesin kaldıramaması da bundandır.
    1 ...
  2. 7566.
  3. çekim gücüdür. kim olduğu önemli değildir. sadece 'o' olsun yeterlidir.
    bundan sebep bitebilir, yani başka bir kişiye de aşık olabilirsiniz.
    bazen de bitmez..
    2 ...
  4. 7565.
  5. ''Ne kadar güzel gülümsüyor değil mi?'' ile ''Cehenneme kadar yolu var.''arasında geçen süredir
    3 ...
  6. 7564.
  7. karşındaki vatandaşı bulunmaz hint kumaşı sanmanla ayaklarının yere basması arasında geçen zaman zarfına denir.
    1 ...
  8. 7563.
  9. "biraz da cesaret edebilmekti sanki. eksikliğe rağmen, tastamam görünüp de savaşabilmek paslı bir süngüyle." *
    2 ...
  10. 7562.
  11. insanların ortak yara birimidir.
    0 ...
  12. 7561.
  13. karşılıklı olduğunda tadından yenmeyen duygu.

    onu düşünerek yattığın geceye yine onu düşünerek uyanmak, günaydın mesajını görmeden güne başlayamamak, yaptığın herşeyde onu düşünmek, her saniye iç sızlatan bi şekilde özlemek, ona sarılmak için vakitli vakitsiz yollara düşmek, sadece onu konuşarak arkadaşlarının beynini mikmeyi göze almak, vw hastalığı yüzünden yolda sadece vw'leri görmek.. evet aşk bu sanırım.
    1 ...
  14. 7560.
  15. takıntılı bir ruh hali ile dünyayı iki kişi yaşamaktır.
    1 ...
  16. 7559.
  17. " gelme " dediğinde bile, koşa koşa gitmektir. Kirpiğinin kıvrık ucunu dünyadaki her şeyden fazla sevmektir.
    1 ...
  18. 7558.
  19. devası olmayan derttir. zamanla unutursun diyorlar, oysaki zaman sadece plasebo etkisi yapıyor.
    1 ...
  20. 7557.
  21. insanoğlunun çaresizliğidir.
    1 ...
  22. 7556.
  23. --spoiler--
    bir körün bir sağıra "sana gözüm gibi bakıcam" deyip,
    sağırında, köre kafa sallaması gibidir aşk.
    --spoiler--
    3 ...
  24. 7555.
  25. Göstergeler ile işleyen bir şeydir aşk[seviyor mu? sevmiyor mu? hoşlanıyor mu? yoksa arkadaş gibi mi davranıyor?]. bu minvalde aşk iyi gösterge ve kötü gösterge arasındaki bir gidip gelmedir. normallik algısı bu durumda pek kalmamış gibidir. söylemin değişir, her eylem tek gösterge temelinde yorumlanır; "seviyor mu? yoksa sevmiyor mu?".

    roland barthes şöyle der; "gerçeği isteyen kişiye yalnızca güçlü imgeler ile yanıt verilir, o bunları göstergeye dönüştürmeye kalkmaya görsün. çift anlamlı, değişken olurlar hemen: her türlü falda olduğu gibi aşık danışıcı gerçeğini kendi kurmalıdır.

    işte bu göstergelerin belirsizleşmesi aslında bir kriz dönemini de beraberinde getirebilir. aşırı kıskançlıklar, bir "el sıkmanın gerçekliğinin farklı kurulması" ya da sessizlik. bazen "kötü bir gösterge"dir sessizlik. bazen bir protesto aracına[la silence de la mer'deki gibi] dönüşür. sessizleştiğimizde ise dilin sınırından kurtuluruz. bu sefer dili önceleyen vücut konuşmaya başlar. çünkü "dil düşünceyi süzen bir prizmadır".

    Werther'in parmağının charlotte'nin parmağına dokunması gibidir. burada beden konuşur ve her dokunum bir karşı dokunum ile yanıtlanmak ister. "aşık olan insan" aslında hep bu gerçekliğe ulaşmak ister ve sürekli anlam arar. bu tek taraflı soru sormalar ile sonuçlanan redd-i aşk'ta daha şiddetlidir. "sürekli bir anlam arama" ve karşındakinin de biteviye "yangından mal kaçırır gibi" göstergelerini ortadan kaldırmaya çalışması!

    "sessizliği sözler değil bakışlar karşılayabilir

    ....

    "eğer sana hediye olarak sessizliği versem
    onu bana başka bir şey olarak geri verebilirsin..."[edip cansever]
    3 ...
  26. 7554.
  27. kalp ruha der ki : ben severim, aşık olurum; ama acısını nedense hep sen çekersin.
    ruh da cevap verir : sen yeter ki sev.
    şems i tebrizi
    1 ...
  28. 7553.
  29. ask yazildigi kadar kisa ve kolay okunabilemeyen derin bir karin agrisi, bas donmesi, dil dolanmasidir. herkese nasip olmaz, nimettendir.

    Yada:

    Guzel kitabidir elif safak hanimefendinin. Ahmet umitin babi esrarinin uzerine iyi gider mesela. Onun uzerine de selanikte sonbahar okunur ve bu orta uzunluktaki yolculuk iskenderle son bulabilir kanimca.
    1 ...
  30. 7552.
  31. hayata bok sürmektir. temizlersin ama kokusu kalır en kaba tabirle. o gider o gelir o gelir o gider , iğrençliğini sonradan farkedersin. takılır gidersin.
    1 ...
  32. 7551.
  33. simdi sen kalkip gidiyorsun. git.
    gozlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
    oysa ben senin gozlerinsiz edemem bilirsin
    oysa allah bilir bugun iyi uyanmistik
    sevgiyeydi ilk acilisi gozlerimizin sirf onaydi
    bir kus konmus parmaklarima uzun uzun otmustu
    bir sevismek gelmis bir daha gitmemisti
    yoktu dunlerde evvelsi gunlerdeki yoksullugumuz
    sanki hic olmamisti

    oysa kalbim iste suracikta carpiyordu
    surda senin gozlerindeki bakimsiz mavi, guzel lafli istanbullar
    surda da etin cogaliyordu dokundukca laflarin dunyalarin
    oyle duzeltici oyle yerine getiriciydi ki sevmek
    ki karakoy koprusune yagmur yagarken
    biraksalar gokyuzu kendini ikiye bolecekti
    cunku iki kisiydik

    oysa bir bardak su yetiyordu saclarini islatmaya
    bir dilim ekmegin bir iki zeytinin basinaydi doymamiz
    seni bir kere opsem ikinin hatiri kaliyordu
    iki kere opeyim desem ucun boynu bukuk
    yuzunun bitip vucudunun basladigi yerde
    memelerin vardi memelerin kahramandi sonra
    sonrasi iyilik guzellik.

    cemal süreya nın çok güzel açıkladığı, ama dünyada ne kadar aşkı bilen insan varsa hepsinin farklı yorumlayacağı his işte.

    iki kişinin paylaşımı değil miydi ki,
    hatalardan ders almak bile bir parçasıydı sanki,
    kendini vermekti;
    arzunun dudaklara gelmiş haliydi,
    kalbin küt sesine kor olan gözlerdi,
    bir bardağın içine girebileceği en şeffaf suydu belki de,
    ukalalığın bittiği yerde başlıyordu aşk...

    muhtaçlık;
    ana karnına ihtiyacı olan bir bebek,
    havanın içine girdiği ciğer,
    madalyonun çift yüzü;
    şefkat ile huzrun uyuması içiçe,
    yüzünle, nefesinle, saçlarınla buluşmaktı
    teninde...

    görünmeyen,
    kendini saklasan bile içine her türlü alan,
    en kuvvetli elektrikli süpürgelerden farksızdı,
    çünkü senden gizlenmeyen azraildi peşin sıra bekleyen...

    takılmamaktı geçmişe geleceğe,
    zamanın buhusu,
    üzerine rahat bir şeyler giymek,
    camın üzerinde biriken çiy tanesi...
    ruhun sofradan aç kalkmadan
    şehvete bürünmesiydi.

    aşk;
    sendin,
    gözlerinden akan bendi,
    sana muhtaç olan benin,
    biz olmasıydı.
    2 ...
  34. 7550.
  35. yunanlıların seks'i bedavaya getirmek için uydurdukları yalan.
    2 ...
  36. 7549.
  37. bazen inandıramamaktır, ancak insan yine de uğraşır didinir.
    2 ...
  38. 7548.
  39. kaleme alındı kitaplara sığmadı,
    notalara alındı arşivlere sığmadı.
    bazen yanan bir nefeste, bazen tellere vuran bir mızrapta.
    aşk...
    1 ...
  40. 7547.
  41. bir söz vardı. insanlar hayallerindeki kişilikleri beğendikleri vücutlara koyup aşk zannediyorlar diye. doğruluk payı var ama yaşamadan ölmek istemeyiz.
    7 ...
  42. 7546.
  43. Ask bir ceza , yalnız kalmayı beceremedigimiz için cezalandırıliyoruz..
    2 ...
  44. 7545.
  45. milyonlarca tanımı olan ama asla tek bir tanımı olmayan histir, her kalpte ayrı bir şekilde zuhur eder.
    1 ...
  46. 7544.
  47. aşkın karşıtı, nefret değil, ilgisizliktir. ancak birine karşı artık hiçbir şey hissetmediğinde, onun hakkında -iyi ya da kötü- konuşmak, anmak, yazmak, düşünmek zorunda hissetmezsin kendini... kayıtsızlık, aşkının bittiğinin tek göstergesidir, kayıtsız kalamıyorsan eğer, daha alacağın çok yol var demektir...
    2 ...
  48. 7543.
  49. allah a inanır gibi bağlanmak.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük