ego savaşları, yenildiğini sanan aşığım seviyorum lağnn diyor.. uzaylılar niye gelsin lan buraya, yani 'insanlık' için gelmezler bence de, mal değillerse..
belki iyi belki kötü ama kesinlikle ilginç, nedensiz olan. özleten , bekleten, acıtan , sevindiren, bulutların üzerine çıkarandır. iyi ya da kötü değildir karakter sahibidir. mucizevidir. bir defa yakalandığı zaman kesinlikle peşinden gidilmesi gerekendir, kuralları hiçe sayma pahasına onu ,istemektir. aşk bazen her şeydir , bazen hiçbir şey.
bi gün büyülü bir çift gözle karşılaşacağını bilirsin.
gizli gizli beklersin bunu hatta.
herkesten farklı olacağını kimsenin onun yerini dolduramayacağını söylerler /güler geçersin.
sonra günü gelir istemesende ayakların seni ona götürür.
ve oyun başlar.
bir saniye öncesi ve sonrası dünya bambaşka /sen bi başka.
bi bulut üstündesin bi yerlerde
bu nasıl iş/ bu nasıl duygu/ kim sıkıyor boğazını?
nerde? ne yapıyor? sanane kendi işne bak! gel-git
aşık olmuşsundur kimseyi inandıramazsın.
susarsın, kabullenirsin en azından buna gayret eder, herkezide unuttuğuna ikna eder yoluna devam edersin
düşünür düşünürsün yıllarca
sadece düşünürsün bi arpa boyu yol ilerleyemezsin.
duygularıyla hareket edenler yaşar sen bi kenardan izlersin o kadar.
birine körü körüne bağlanmak saçma gelir
diğerlerini sevmeye çalışmak ağır.
günümüzde yalnızlık korkusu ve ekonomik kaygılar yüzünden aslında hissedilmeyen ama insanların hisediyormuş gibi yaparak kendilerini bile kandırdıkları gerçekliktir.
ASK'ın hıcbır sıfata ve tamlamaya ıhtıyacı yoktur.
Baslı basına bır dunyadır ask.
Ya tam ortasındasındır, merkezınde,
ya da dısındasındır, hasretınde...
Elıf Safak / Ask.
bu benim kendi yorumumdur arkadaşlar : aşk , karşı cinse , anlayış , bakış açısı , düşünce ve kavrama uyuşumu sonucu duyulan , soyut , fakat somutsal etkileride faaliyetleşen , fiziksel özellikler ele alınmadan ortaya çıkan eylemdir.
Bazen endişelerini aşkla karıştırır insanlar. Çünkü aşk bugün bir çağrışım maddesi, unsurudur. Yani dünyamızda, çok satması istenen her şeyi, mesela arabayı, çikolatayı ve benzeri şeyleri bir yerinden aşkla veya tutkuyla ilişkilendiriyorlar. Dolayısıyla zihnimiz birbirinden farklı bir çok duyguyu veya duyumsamayı aşkla veya tutkuyla karıştırmak veya ilişkilendirmek durumunda. Her pırılrılı şeyi zümrüt sanan bir çocuk düşün; yani her şeyi zümrüt zanneden bir çocuk zümrütün de ne olduğunu bilmiyor demektir. Zümrütten çok daha kıymetli ve ışıldayan veya daha basit ve pırılıtılı birşeyin de zümrüt olduğunu sanabilir. Dolayısıyla her endişeyi aşk sanan birisi de aşk ın ne olduğunu bilmiyor demektir. Bundan dolayı duygu okur-yazarlığı en azından duygu okurluğu çok önemli. Aşk veya tutku basit birer duygu değildirler, ama her duyguyu veya duyumsamayı aşk veya tutku sanmak basitliktir. Yağmur da iyice bastırdı. Eve nasıl gideceğiz bakalım!
bir delinin akıllılar dünyasına attığı taş işte; varlığı yokluğundan evla ve bir o kadar izafi. herkes neyi adlandırıyorsa aşk deyu o işte... fiyakalı acı çekme modeli her canın. ya da kendine & hayatına anlam katma yolu...
birincisi kanser. yakalandın mı ömür boyu azap çekersin. kurtulamazsın. çaresizsin elinden hiçbir şey gelmez. artık onun kontrolündesin.bu hastalığa bir kez yakalanırsın.
ikincisi ise grip gibi kolay hastalık. yakalanırsın bir süre çekersin ancak kolay kurtulursun. ömrünün çeşitli dönemlerinde seni bırakmaz ama kısa sürelidir.
benim tercihim bir kez olmak da. varsın kanser olayım.
Dış görünüşü herkese basittir, konuşması, tavırları ama sana bir başka gelir zamanla büyüler etkisi altına alır huyun suyun değişir ilgin odağın tek o olur . sonra karşılık görürsen işler ilerler ten uyumu, samimiyet vs derken acıda arada olur , heyecaanın hiç dinmez hoşlanırsın işte budur aşk.