aşk, hüsnü aşk, şeyh galip geldi dediler, aşk mağlup oldu. Meğer ki şeyhin mezarı tünelde imiş, yeni öğrendim ve tek başına ziyaretcisiz öyle yatıyormuş. bu ülkede aşk bu kadar aşk mı? demekten kendini alamıyor insan. Şerler def ola ,aşklar var ola.
korkmaktır; bir gün yanınızda olmama ihtimalini duyma korkusu..
özlemektir; hemen yanıbaşınızda olsa bile daha yakınına sokulma hissini duymaktır..
zamanın durması; o biraz uzakta olunca kavuşma vaktinin hiç gelmeyecekmiş gibi ağır ağır geçmesi halidir..
kıskanmaktır; seninle olan zamanından çalıyor diye, bilgisayarına kin duymaktır..
her yeni gün için ve her defasında hiç pişmanlık duymadan 'iyi ki yanımdasın' 'iyi ki yanındayım' diyebilmek..
aşk bilinenin aksine kalpte değil beyinde meydana gelir. Şimdi insan aşık olduğunda ürettiği kimyasal madde beyinde meydana gelir ve beyin kalbi tetikler böylelikle kalbiniz hızlı hızlı atar.
ne ye nasıl neyle bağlanacağını anlayamadığımız insanın; insiyakisinde var olan bir dürtü ve daimi mekanizma. duvardaki bir renge bile aşık olur bu insan. zigon sehpanın desenine. ona buna herşeye. aramaya çıktığın da O na ulaşır. o istenilen şeydir aslında... insanın tatminiyle alakalı.
"erken uyanırsan beni uyandırır mısın?"
sorusundan sonra tüm gece uyuyamamanızı ve sabah olunca da bir yandan uyandırmaya kıyamayıp bir yandan heyecanla uyandırmaya çalışmanızı sağlayan hissin adı.
evreninde, dudak çekim kuvveti diye bir kuvvet mevcuttur. atom altı değil, fizik üstü, metafizik bir kuvvettir. bütün evrenin bütünlüğünü, sağlamlığını, bir arada durabilirliğini o sağlar. olmazsa olmaz. *
--spoiler--
ama eninde sonunda çember döner, devir tamamlanır, ayna sırlanır. Her kışın bir baharı, her baharın bir sonu vardır. Ve şu vecize hala geçerlidir: Aşkın olduğu yerde, er ya da geç ayrılık vardır.
--spoiler--