aşk

entry15906 galeri795
    8077.
  1. aşk sevdiğinin seni sevmemesidir. Sevse bile ona ulaşamamaktır. imkansızlıktır işte... Haberin olmadan seni senden alandır. Hiçbir zaman kavuşamayacağını bildiğin halde onu aklından çıkaramamaktır. Onun bir eşyasında kokusunu duymaktır. Bugün canını istese seve seve vermektir. Hemde hiç karşılık beklemeden...
    2 ...
  2. 8076.
  3. 8075.
  4. kanımca en büyük sorunsallardan biridir. hatta çözümlenemeyecek kadar zor bir sorunsaldır.

    sanırım aşkın ne olduğunu hiçbir zaman anlayamayacağımdan merakımı hep cezbetmiştir. yıllar yıllar önce aşkı yaşadığımı zannettiğim bir ilişkim vardı ama bitti. üstelik şuan en ufak birşey bile hissetmiyorum. aşk bu muydu? değildi. daha sonra ilk görüşte aşk diye nitelendirdiğim ama aslında bir beğenme ya da hoşlantıdan ibaret olan insanlar geçti hayatımdan. onlar da aşk değildi.
    sonra aşkın nasıl hissettireceği üstünde uzun uzun düşünmeye başladım ve öyle hissedersem aşkı yaşadığıma emin olacağıma karar verdim. sevgilileri olan arkadaşlarıma sordum ve, onu gördüğünde heycanlanmak, kalbinin hızlıca atması, mutluluktan uçmak, onun yanında hiçbir şey düşünmemek gibi cevaplar aldım. belki de buydu aşk. fakat tek sorun, benim hepsini bir arada yaşayamıyor olmamdı ya da yaşadığım hislerin ertesi güne geçiyor olması. hep yanlış insana denk gelmemdi belkide sorun. ya da tam işte bu dediğim anda çıkan engellerdi.
    aşk neydi? bu sorunun cevabını düşündükçe konuştuğum insana kendimi aşık olmaya zorladım. zorladıkça olamadım. olamadıkça yine sorunun cevabını aramaya yöneldim. belkide aşk, önüne çıkan her yanlış insanın seni hayal kırıklığına uğratması sonucu akşam yatağa yattığında kalbinin acıdığını hissetmektir. ya da gözünden dökülen yaşın yastığını ıslatmasıdır. belki de pencereyi açıp yıldızlara baktığında aklına onun gelmesidir ve onun asla yanında olmayacak olmasıdır. evet bence budur.

    aşk kesinlikle acıdır.
    6 ...
  5. 8074.
  6. sen sadece biri. yastığına baş koyduğun için de biri. seninle konuşabilen, seninle karşılıklı bir çay içip gülüşebilen, sana dokunabilen, sana rahatça yaklaşabilen herkes için biri.

    sen biri, bütün insanlardan biri.

    ya benim için benim için?

    başımı kaldırıp aydınlık yüzüne tek saniyelik bir bakış atabilsem, hayat bana bayram. önümden geçip gitsen, adımlarının ritmini duysam bile sadece, dünya daha güzel bir yer. bir yerlerden sesin gelse, bir de gülsen üstüne beyaz bir gülsen, öldürsünler beni ne gam.

    bana merhaba dediğin zaman dünya dönmesin dursun. bana doğru yürüdüğün zaman her şey, herkes affedildi. adımı duyduğum zaman dudaklarından... cennet böyle bir yer demek.

    sen herkes için herkes gibi biri. ya benim için benim için?

    peşinde koşmaktan şeref duyduğum güzel düş, uğruna akıttığım her damla gözyaşı nişanem, yakınlarda bir yerde olduğunu bilmek bile kalbime dert. yerinden çıksa daha iyi böyle çarpmak mı olur? bazen aşık haller takınıyorsun sevdalı bakıyorsun derin derin. bazen biraz daha cesaret, sarılıp öpeceksin zannediyorum. sarılıp öpeceğim zannediyorum bazen utanması da kalmamış bunun eyvah. hayalimde ne vuslatlar tasarlıyorum bilme şaşarsın. her sabah biraz daha aşık uyanıyorum. her sabah biraz daha tutkun. biraz daha vurgun biraz daha toy.

    ben günahın olmaya da günahın almaya da varım ki.

    aşığım aşığınım.

    sen onlar için biri, bütün insanlardan biri. ya benim için benim için?

    benim için ya benim için...
    0 ...
  7. 8073.
  8. Aşkın mekanı candır, zamanı şu andır..
    1 ...
  9. 8072.
  10. 8071.
  11. ne zaman nerden geleceği belli olmayan geldimi gitmek bilmeyen kurtuluşu zor olan karışık duygular bütünüdür.
    0 ...
  12. 8070.
  13. Bütün sevinçlerini, ani mutluluklarını onunla paylaşmak istemektir. Ve üzgün olduğunda yalnızca onun sesini duymak.
    Öyle bir sestir ki o, ne yorgunluk bırakır ne hüzün.

    Sinirlenirsin bazen, çok kızarsın bir şeylere. Sonra yüzüne bakar, gözlerine.. ve öyle bir gülümser ki, kızacağını değil, neye kızdığını bile unutursun. Aptal gibi hissedersin kendini bazen, çok gülersin bu duruma ama çok da mutlusun.
    Konuşurken incitmekten korkarsın onu, bin kere ölçüp tartarsın zihninde söyleyeceklerini çoğu zaman.

    Rüzgar üşütmesin, yağmur ıslatmasın istersin; yağmurun altında saatlerce beklersin. Beklemeyi de seversin, çünkü geleceğini bilirsin.
    Sevgilin olmaz o sadece senin. En yakın arkadaşındır bazen, bazen dert ortağın. Bazen ise bir sırdaşın; tüm özel şeylerini paylaştığın.

    Paranoya yaparsın bazen, kıskanırsın. Kendi kendini yersin. Öyle bir kıskanmak ki; her sabah kullandığı otobüs hattının şoförüne kadar.
    Telefonun başında beklersin, saatlerce. Mesaj ondan değilse, cevap bile vermezsin. Kimse anlam veremez senin bu hallerine.
    Tüm şarkılar anlamlı gelmeye başlar birden. Belki bir müziğin tınısında, bazen bir şarkı nakaratında, bir kelimede bulursun onu, hoşuna gider. Dinlemek istersin sonra hep, onun sesinden hem de.

    Kafanı yastığa koyduğunda, hayal edersin, her halini. Nasıl bir baba olacağını bile, düşünürsün. Tüm güzel şeyleri ona benzetirsin. Bir mağazada gezerken gördüğün gömleklerin ona ne kadar da yakışacağını hayal edersin. Yemek yaparsın, acaba o da beğenir miydi, diye düşünürsün.
    Güvenirsin.
    Niye? Nasıl? Bilmeden. Sorup düşünmeden. Sonuna kadar.

    Banyodan gelen su sesinin ona ait olmasını istersin. Az sonra ıslak saçları, mis kokusuyla oradan çıkmasını beklemeyi.. hem de belki tüm neşesiyle birlikte, şarkılar söyleyerek.
    Sarılır. Zamanı durdurur.. birleşir dudaklar, sabırsız.
    Ben böyle güzel bir şey görmedim.

    Aşk, tamamlamak ve tamamlanmaktır.. insanı değerli kılandır. Dünyayı yaşanır yapandır. ve hatta bazen Tanrıya bile inandıran bir şey.
    3 ...
  14. 8069.
  15. aşk aslında çoğu zaman da acı çekmektir.
    0 ...
  16. 8068.
  17. &feature=g-all-u
    budur.
    1 ...
  18. 8067.
  19. acımasıdır yüreğinin.
    acısa da olmaktır bu hayatta aşk,
    bazen ise acımasına rağmen gitmektir.
    aslında hiç istemesen de,
    bazen gitmesini bilmektir aşk.
    yanlışlarını, hatalarını alıp gitmek.
    aşkta kazanmaktır aslında istenilen,
    ama hayatta olduğu gibi kaybetmekte vardır
    istenmemekte.
    2 ...
  20. 8066.
  21. nedense akla şiir gibi cümleler getiren bir çeşit duygu yada yaşama biçimi. örnek vermek gerekirse

    kimyonsuz kokoreç gibidir aşk, tat vermez ama doyurur.
    0 ...
  22. 8065.
  23. sonunda can acıtsa da yine de onsuz yapılamayan duygu.

    "üstada sormuşlar: kırılan kalp yine sever mi? diye.
    üstad da "evet" demiş.
    adam "peki" demiş, "üstadım siz hiç kırılan bardaktan su içtiniz mi?"
    üstad da cevap vermiş: peki sen hiç bardak kırıldı diye su içmekten vazgeçtin mi?"
    1 ...
  24. 8064.
  25. ..Hem fuzuli aşkı anlatırken hep acıdan, elemden, ayrılıktan, yanmaktan, parçalanmaktan bahsediyordu. Aşk ayrılığının bir azap olduğunu söylüyor, sonra da azabın "a-z-b" kökünden türediğini, bununda "lezzet" demek olduğunu söylüyordu. Demek ki aşkın azabında bir lezzet vardı ve dertleri zevk edinmeyince aşkın tadı çıkmıyordu...

    iskender Pala / Babil'de Ölüm istanbul'da Aşk
    1 ...
  26. 8063.
  27. charles bukowski'ye göre gün ağarmadan peydah olan sisin günün ilk ışıklarıyla ortadan kalkmasına benzeyen bir fenomendir. şair burda günün ışıklarını gerçeklik olarak refere etmektedir. sis de malumunuz. buna göre, gerçek sissizdir ve hissizdir.
    0 ...
  28. 8062.
  29. mader der ki: aşk bir kaçıştır, insanın sığındığı bir sığınak; yüreği
    yaralı olanların, çaresizlerin kurduğu bir hayaldir aşk...
    1 ...
  30. 8061.
  31. kişiden kişiye değişik şekillerde tarif edilecek duygu.
    0 ...
  32. 8060.
  33. içinden çıkılmayacak büyük sorunsal . bu aşk biz mutlu olalım diyemi çıktı aşık mı olduğunuzu hissediyosunuz hemen uzaklaşın ordan dertten kederden başka birşey getirmez insana hem zaten sonu hep kötü biter .
    0 ...
  34. 8059.
  35. aşk kısaca acının zevk alınan halidir. çoğu zaman zevk alamazsın acısıyla kalırsın.
    0 ...
  36. 8058.

  37. sadece asksiz parti icin dinleyin, son ses ama.
    0 ...
  38. 8057.
  39. 'Sevmeyene karınca yük, sevene filler karınca.
    Dağı bile taşır insan aşık olup, inanınca..''

    - Şems-i Tebrizi
    1 ...
  40. 8056.
  41. kimi ellerde aşk
    lunaparkta bir oyundu
    ve tahterevallide alçalması gerekiyordu
    sevgililerden birinin
    bizde ise aşk
    ayrı salıncaklarda
    el ele sallanmaktı
    yağmur altında
    rüzgara karşı
    *
    her gözümü kırptığımda
    seni özlemenin doruklarını yaşıyorum
    ve her açtığımda gözlerimi
    seni yeniden görme sevinciyle
    tazeleniyor yüreğim
    *
    her mahallenin bir delisi vardı
    ben şehrin delisiydim
    her delinin kırk sözünden biri doğruydu
    ben hep o doğru sözü söyledim
    seni seviyorum kadar ez ji te hezdikim
    *
    yoksun işte
    desene
    en yakın zamanda görüşemeyeceğiz artık
    *
    kör etrafındakileri görür görü
    kör görmeye başlayınca
    etrafındakileri kör görür
    *
    çocuk dünyasında kaldım
    ne yapayım
    yaşam tanrıların elini kolunu bağladı
    büyütemediler yüreğimi
    asi bir ülkenin ırmak suyu ile acılandım
    ne yapayım
    çocuk dünyasında kaldım
    büyüdükçe beynim
    daha çok çocuklaştı yüreğim
    *
    hiçbir dur ihtarına uymadık
    sevgiyi yaşarken
    ve hiçbir kurşun hızımıza yetişemedi
    özgürlüğün güneşine koşarken
    onun için
    özgürlüğüme akar bu gözyaşı
    bu gözyaşı deniz
    özgürlüğümden akar bu gözyaşı
    bu gözyaşı deniz
    *
    esmerliğimle alay ederken insanlar
    şimdi sarışınlığımdan şikayeçi
    ben ise hoca misali ters binerim eşeğe
    korsan filmlere takılır
    akordu bozuk gitarlarda müzik dinlerim
    *
    borçlu değilim sana
    çünkü bütün sevişmelerde
    eksik kalan sendin
    *
    kaldıralım tedavülden parayı
    kuralım tezgahları pazara
    bir çuval un için beş-altı ekmek
    iki künefe üzüme bir şişe şarap diyelim
    ben de açayım tezgahımı
    bedava sevgi
    sevgi bedava diye bağırayım
    *
    gecenin ilerleyen saatlerinde
    uyku rehavetiyle
    kapanmaya başlayacak gözlerim
    daha da ilerleyen saatlerinde
    sen süzüleceksin odama
    gözlerim açılacak
    uyuyamayacağım
    *
    aşkta
    matıklı olmaya çağırıyorsun beni
    unutma ihanet de
    mantığın bir ürünüdür
    hani bir de
    zaman ve mekan tanımaksızın
    gönlünü okşamamı istedin
    ben
    yapamadığın istediklerini
    ihanet edemedim sana
    *
    çiğdem diye bir arkadaşa
    gözlerin niye bu kadar güzel dedim
    teşekkür etti
    sonra
    yaşam ve sevgi dedi
    yalçın kayalarıyla dersim dağlarını
    munzur sevdasını anlattı
    teşekkür ettim
    ve gözlerine yansıyan
    yüreğindeki güzelliği görmediğim için
    özür diledim
    *
    sesini duydum ya
    artık
    kelebeklerin kanat çırpışlarını
    karıncaların ayak seslerini
    duyabiliyorum
    *
    aşkı bilmeyenlerle işimiz yok dedin
    o yüzden
    sevginin derinliği gibi
    ayrılığın demi de
    sigarayla iyi gidiyor
    *
    gelmedin ya
    tren istasyonları
    albilecekleri en kötü haberi aldı
    şimdi
    infilak durumda
    bütün raylar vagonlar
    *
    arkadaş hediyesi ucuz bir kemer de bulamıyorum
    zaten
    kemerler de demode
    bir karolifer borusunda
    şuleli zaman dinlencelerinde
    *
    deniz hafif dalgalıydı
    bir şişe şarap döktüm
    hırçınlaştı
    dalgalar titanik boyutuna vardı
    deniz deniz oldu
    oysa ben iki şişe şarap içmiştim
    seni düşlemek ise
    binlerce fıçıya bedeldi
    *
    kızıl saçlarında
    şafaklar sökerken
    yalnızlığını paylaştı ellerim
    ıssız tenin
    dudakları alev alev
    ellerin titriyor
    saklaman da yetmiyor
    nefes alışllarının sıklığını
    üzülme
    acemi olman
    sevişlerine seviş katıyor
    *
    gülümsemelerimi
    kahkahalarla besledim hep
    oysa bu gece
    başıboş bir uçurum kadar
    başıboş bir serseriyim
    ve yine bu gece
    çisil çisil klasik ıslaklığımla
    ağlamaya tutkuluyum
    ve
    gözyaşlarımın tek tanığıyım
    gülmelerimi
    çocuk tebessümleri büyüttü
    oysa bu gece
    ölüm bile çocuktur yüreğimde
    ve gecenin serseri sarhoşluğunda
    yeniden yeniden
    doğan bir bebeğimdin sen
    *
    eksik mi kalacaktık
    uykusuzluğumuzdan artan rüyalardan
    zamansız doğan güneşten
    aralanmış şaraptan
    eksik mi kalacaktık
    soluksuz kalan sevişmelerden
    sen eksik mi kalacaktın benden
    ben eksik mi kalcaktım senden...
    'sadun ertaş' effulia-ra adlı kitabından anlıklar adlı şiiri
    0 ...
  42. 8055.
  43. "iki tren rayı gibiyiz" diyor ya şair, buna rağmen hala umutlu olmaktır. umut beynine çok uzakken, kalbinde beslemektir. korkudan son anı bekleyip bu kez kaybetmektir. çok zor olduğunu bilmene rağmen onu tekrar göreceğine inanmaktır. tek ilacının zaman olduğu hastalıktır, geçecektir.
    0 ...
  44. 8054.
  45. şöyle bir şeydir:

    "Zeliha o hâle gelmişti ki çörekotundan ödağacına kadar her şeyin adı Yusuf'tu onun için. Yusuf'un adını başka adlara gizlemişti, mahremlerine bu sırrı söylemişti. 'Mum ateşte yumuşadı.' dese, 'Sevgili bize alıştı, yüz verdi.' demiş olurdu. 'Bakın ay doğdu.' dese, 'Söğüt yeşerdi.' dese, 'Başım ağrıyor.' dese, 'Başımın ağrısı geçti.' dese hep aynı mânâları vardı bu sözlerin. Birini övse onu överdi; birinden şikayet etse onun ayrılığını söylemiş olurdu. Yüzbinlerce şeyin adını ansa, maksadı da Yusuf'tu onun, dileği de."

    Hz Mevlana, Mesnevi, cilt VI, beyit: 4032-4044
    1 ...
  46. 8053.
  47. geçmişte hayallerde yaşatılan duygu, günümüzde katladilen duygu.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük