Dünya üzerinde olmaması gereken bir duygu halbuki neden varki böle saçma şey ye iç yat kalk işe git ne gereği var aşık olmanın çiçek paraı sinema parası zart parası zurt parası vermenın.
şarkılarda onu bulmak, yaşamak ve onun hep yanında olduğunu hissetmektir. alıskanlık halini aldıktan sonra ise kaybetmekten korkmama haline bürünendir aşk!
insanın aklını başından alan, sihirli elleriyle pembe bir gözlük takan gözlerine, kimi zaman ağlatan, kimi zaman sigara yaktırandır. eğer işin içine aşk girerse, duygular önden akıl arkadan gelir.
''aşka sen diye bakmadıktan sonra ben aşkı neyleyeyim?
seni ruhuma cemre diye damlatmadıktan sonra ben bu bedende neyleyeyim?
aşk da sen, hasret de sen, ben de sen.."
aşk gerçekten ucuz laflarla anlatılacak bir şey değildir.
'aşk bir sudur iç iç kudur' gibi.
aşkın gerçekten insanın hayatını etkileyecek bir yönü vardır. insanın yemesini içmesini keser, gülmesini engeller; ama yeri gelir bulutların üstünde uçurur. harbiden garip bir şey vesselam.
inanmak, istemek, beklemek, umut etmek, hayal etmek, sabır etmek, bulmak, dokunmak, dokunmakla kalmamak, arzulamak, sahip olmak, onun olmak, onun olmayı sevmek...
aşkın rengi, pembe değil karadır.
Aşk, Leyla'lar ve mecnun'lar arasında kıyamete kadar yaşayacaktır.
"Leyla" sözü geceye ait, karanlık manalarına gelir.
Aşk, toprak gibi, gece gibi karanlıktır.
Karanlık, büyütür, yetiştirir, temizler.
Karanlıkta güç vardır, giz vardır.
Bitkilerin büyümesi tohumun çatlaması kara topraktadır.
Sperm ve yumurta, karanlık rahimde buluşur ve gelişir.
insanın da ikinci baharı yaşaması, aşk ile yeniden formatlanması da, aşkın(leyla) karanlığındadır.
aşk basit bir şey değildir. bugünlerde insanlar karşı cinsin kendinde uyandırdığı kısa süreli heyecana aşk deyiveriyorlar hemen. oysa aşk o heyecanın yanında karşı cinsle bir arkadaş, bir dost gibi olabildiğin zaman aşk olur.