ilki nitelik, sonrasındakiler ise niceliktir. ilki doludur; akıl da baştaysa taç olasıcadır. sonrakiler de boş bir oyalanma, aldanmaca hatta boşluk doldurma çabasıdır.
Bedeni, ruhu, doğrularınızı alt üst etme yeteneğine sahip, her ne kadar olumsuzluklar yaşansa da, insanoğlunun vazgeçemediği hatta tutkunu olduğu büyülü hede.
Aşka mesafeli duran, aşk istemiyorum, ben böyle iyiyim diyen insan, aşk istemeyen değil sadece canı yanmış kırgın insandır.
Zaman geçecek, yara kabuk bağlayacak ve evren yeniden aşkı anımsatacaktır, özletecektir mutlaka.
Ulu tengri, bizleri böyle kodlamış, emir büyük yerden yani!
benim korktuğum önemli duygu aşk dan birini sevmektem korkarım yapamam beceremem güvenemem bağlanamam bu güne kadar his beslediğim insanlar olduysa bile kalbimin derinliklerine gömdüm hep.
Aşk, her şey güzel gittiğinde, her gün yediğiniz yemek daha bir lezzetli gelir. Hava berbat olsa bile saatlerce yüzünüzde aptal bi tebessümle yürürsünüz. Arkadaşınızın en iğrenç esprisine kahkaha atabilirsiniz mesela. Trafikte herkese yol verirsiniz. Uzar gider bu liste.
Ama her şey kötü gittiğinde?
Değil yemek yemek, görmeye tahammülünüz yoktur. Bahar havasında odadan çıkmak istemezsiniz. Eş dostu aramak şöyle dursun aramaları açmak bile istemezsiniz. Ufak bir kıvılcımda barut olur parlarsınız.
Aşk, yavan hayatın baharatı. Kimi zaman lezzet verir kimi zaman acı.
illa bir insana duyulması gereken bir şey değildir. bazen bir hayvana bazen bir müziğe olabilir. mesela bazı şarkılar var, dinlerken söyleyenin sesiyle şarkının sözleriyle aşk yaşatır.
bazı hayvanlar vardır, size aşıktır bildiğin mesela kendi kedim. o kadar çok seviyorum ki bir keresinde eski sevgilim beni bu hayvan kadar sevmiyorsun demişti.
bende tabiki de o senden önce de vardı senden sonra da olacak sen kendini ne sanıyorsun demiştim ayrılmıştık. aşkı basite indirgeyen insanlardan nefret ediyorum.