tamamen acı üstüne kurulmuş bir terimdir kendilerini. aşk karşılık bulamayan duygudur.(istenilen karşılığı) aşk, delicesine sevdiği insana ulaşamamaktır. sevdiğinin peşindeyken, ardındayken ve hatta onunla birlikte olmana rağmen istediğin karşılığı alamayınca çekilen acıdır aşk. tasavvuf düşünürleri gibi aşk, allah'a ulaşırken çekilen acıdır. burada allah ile hedef kişiyi değiştirebiliriz.
neden evlilik aşkı öldürüyor? söyleyeyim, evlenince artık benimle, karşılığımı aldım deyip duruluyor insan. geriye sadece sevgi kalıyor, acı değil. eğer evlilikten sonra bile hala yakın hissetmiyorsa kişi, istediği karşılığı almıyorsa doğal olarak acı çekiyor ve aşk bitmiyor. aşk, acıdır çünkü. ne demiş bir düşünür ablamız, "mutlu aşk yoktur."
Mide ve bağırsak gazlarını söktürücüdür. Sindirimi kolaylaştırır, midenin gerektiği gibi çalışmasını sağlar. Hıçkırık ve Hava yutmayı engeller. Sinir zafiyetini giderir. Uyku vericidir.
Dereotu Aybaşı kanamalarını kolaylaştırır. Anne Sütünü çoğaltır. iştah açıcıdır. Ağız Kokusunu giderir. Çocuklardaki Gaz ağrılarını giderir. Yemeklere ve salatalara tat vermek için konulur. Hamilelerin kullanmaları sakıncalıdır.
fazla uzun sürmez, çabuk gider. orospu çocuğunun halay başı mendil sallayanıdır. aha bu dedirtir sonra da sövdürtür. hayatta yapmayacağın şeyleri yaptırır, boynunu eğer belini büktürür. sahip olmak için sikilmek, başkasının sahip olması için sikmek gerekir.* yalın hali ile insanı mallaştırır. eğlence ve birlikte çekilen acılarla(acı önemli bir nevi bedel) tadından yenmez.
aşk... neymiş bunu biraz önce öğrendim.öğrendiğimde artık çok geçti.geç kalmıştım olabildiğine geç hemde.biraz önce ayrıldık.önceki ayrılıklardan çok farklı ölümle sonuçlanan ayrılıklardan bile.ilk defa göz yaşlarımı tutamadım.onlar aktı ruhum aktı ben aktım gittim.şimdi soruyorum kendime neden daha önce sevdiğini anlayamadın.alışkanlıklarımdan olmuştun bunu şimdi fark ediyorum.sen beni değiştirmişsin bunu da şimdi fark ediyorum.bizimkisi severek ayrılmaktı.daha doğrusu aşk ile ayrıldık.anılar depreşiyor, alışkanlıklarımın krizi tutuyor.şuan sen oluyorum aslında. üvercinka,göğe bakma durağı,ben yine salağı oynayacağım,çaresizlik ve yalnız bir opera şiirleri beni eski günlere götürüyor. eğer sana aşık olduğumu bilseydim,senin benim içimde yeşerdiğini sarmaşık gibi sardığını bilseydim eğer her saniyemi değerlendirirdim seninle olabilmek için. artık çok geç bunu da biliyorum fakat sen bana aşkı öğrettin aşkım. unutamayacağım bir aşkı. senden sonrakilerde hep seni arayacağım hepsi bana seni hatırlatacak. aşkı da seni kaybettikten sonra öğrendim yani bir şeyi kaybetmeden değerini,anlamını bilemiyoruz.
belirtileri:kalbin istemeden hızlica çarpması, ellerini nere koyucağini şaşirmak, yemek yenmemiş olsa bile doymuş gibi hissetmek, heyecanlandiğini belli etmemeğe çalişmak ve daha fazla rezil olmak, kendi kendine gülmek ve mutlu olmak.
hormonlarla alakalı bir hastalıktır. endorfin, feromon, testesteron, östrojen, oksitosin, adrenalin ve nöradrenalin hormonlarının fazla veya az salgılanmasıyla oluşur.
aşkı tetikleyen şeyler;
-kokusunun size güzel gelmesi.(feromon)
-cinsel arzular.(testesteron, östrojen)
-kaybetme korkusu.(nöradrenalin)
-sahiplenme içgüdüsü.(oksitosin)
-onun yanında kendini güvende ve mutlu hissetme.(endorfin)
-kıskanma.(adrenalin)
-ve tabi ki terkediliş.(nöradrenalin)
ne zaman askerlerinizi sonsuz bir sefere gonderdiniz, ne zaman kilicinizi, kalkaninizi bir kenara firlattiniz ve ne zaman surlarinizin kapisini ardina kadar acip diz cokerek o'nun tum ordulariyla kalenize girisini izlediniz, iste o zaman ask o'nun belindeki hancerle sizin ayaklarinizin ucuna kadar gelir ve kalbinizin ortasina saplanir.
ask, teslimiyet ve yok olustur..
Amy ablaya gore kaybedilen bir oyunmus, sabahattin aliye gore dunyadaki tum hislerin otesinde tum varliginla bir seyi istemek, nazim icinse yasamak icin bir sebep.
Bana sorarsaniz ki sormasaniz da söyeleyecegim,ask 21. Yuzyila kalmamis hislerin en guzelidir. Bir defa tattiktan sonra en buyuk mutlulugun bile bir bosluk olmasini saglayacak kadar gucludur. Vei erkeklerin seksist amaclari ve toplum baskisindan korkan kadinin siginagi olarak can vermistir.
bir cemal süreya şiiridir.*
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
istanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.