Edebiyat yapmağa değer görmeyecek kadar tanımsızdır aslında aşk sırf onu daha iyi görebilmek için 3000m ye tırmanıp ellerin kafanın altında yıldızları izlemek gibi.
aşk adamı olgunlaştırır , düşüncelere boğar . hem en güzel duygulardan biri hem de bir o kadar acıdır.aşkına kavuşunca senden mutlusu yoktur ama bir de şu vardır (bkz: platonik aşk).
seni terkeden zalımın fotoğraflarına baktığında ona aşık olduğun ilk anı , hiç eksilmeyen bir heyecanla hatırlamak ve yaşamaktır. fotoğrafını babacan bir edayla okşamaktır. ama insanı bu kadar yoran bir eylem sanırım yoktur. eğer sevdiceğinin karşılık vermesini beklemek olsaydı aşk, çıkardan öteye gitmezdi kanımca. uzaktan uzaktan ; o vazgeçse de kalbinin kuytu köşelerinde bi yerde onu barındırmaktır sanki aşk, he ? edebiyat olsun diye yazmışsam eğer ne olayım, her zerrem bunları bağırıyo yana yakıla. olmayacağını , dönmeyeceğini bile bile sevmek mi ? başarabildiğin ölçüde seviyeni belirler bu ızdırap dolu eylem. yıpranırsın biraz ama olsun be, değer .
Gören gözü görmeyen göz eder. Dünyanın merkezinde sanki aşık olunan şey varmışta dünya da ondan başkası yokmuş gibi gelir. insanı salaklaştırır, aptallaştırır ama güzeldir yine de mutlaka yenilesi meyvedir.