aşık olmuş..kavuşamamış ama...gidip paşanın biriyle evlenmiş abla.
koca imparatoluğun mimarbaşı sonuçta, eline bir avuç toprak alıp '' sensiz altı da bir üstü de bir '' diyememiş, konağın kapısına dayanamamış.
beklemiş...
saraylardan haber salmış kanuniler sonra...mihrimah sultan için tez eser yapıla gibisinden.
yapmış..
üsküdar' da yaptığı, külliye dahil yapının minareleri arasından mihri* batırmış, sonraları sarayburnu civarına yaptığı bir başka eserin iki minaresi arasından mahı* yükseltmiş.
sevginin bir büyüğü. ne kural ne saygı tanıyan ilginç duygu. her insanın acısıyla tatlısıyla yaşaması gereken şey. filmde de dediği gibi şiirin bahanesi. tüm şairler aşık mıydı nazım hikmet gibi? bilemiyorum. sahi ne güzel aşkmış onunkisi.. ne kadar küçültmüşler pop şarkılarında...unutturuvermişler aşkı.
derler ki kadınlar aşk erkeklerse sayfadır. bir aşk yazılmadıkça sayfaya, aşk kendi kendine çürür sayfa ise hep boş kalır.
Var mıdır bilinmez ama saçma olduğu kesin.
Mantık lazım mantık.
Sen yine sev ama mantığı işin içine kat.
Vazgeç iş/okul için benden ama mantığı bırakma.
Damdan Düşer Gibi Girersin insanın Hayatına. YemeLerden, içmeLerden Kesersin Adamı. işinden Gücünden Eder, SevdikLerinden ALı Koyarsın. KapLarsın insanın BenLiğini, ELe Geçirirsin Büsbütün. Mantığı Devre Dışı Bıraktırır DuyguLarına Hükmettirirsin insanı.
Sayısızca Seçenek Önünde Dururken Hatta Peşinde Azda OLsa ELde Ettiği TercihLer Varken Sadece 'O'na Çıkarırsın Bütün YoLLarı. Muhteşem HataLar Yaptırırsın, insanı YoLdan Saptırırsın. Hani DerLer Ya "AŞK SEN NELERE KADiRSiN" Bence Sen 'EN BÜYÜK KAFiRSiN'.
sürekli bir düşünce kaplar önceleri yavaş yavaş tüm bedenini ve ardından tabiri edilemez bir heyacan sarar tüm yüreğini, ayaktayken rüyaları dalarsın uyuduğuna ise kendini zorlarsın,tüm kelimlerin "o" na doğru yol almaya başlar aynı zamanda tüm düşüncelerin de, işin içinden çıkamazsın zaman içinde kaybolursun kendi benliğinde, yok olduğunu anlarsın arkanda kalan derin gölgelerinde, kalp çarpar; çırpınır, çırpınır, çırpınır...
anlarsın zamanla aşk bu işte...
ilk kez adam akıllı tattığım zımbırtı. sadece onu düşünürsünüz, yemek yemezsiniz, uyku uyumazsınız. ama bir de aşkınıza karşılık vermeye başlamışsa o zaman kendinizi dünyanın en mutlu adamı gibi hissedersiniz.
aşk canlı bir varlıktır, yaşar büyür ve ölür. ömür süresi tamamen elimizde değildir her canlının yaşam süresi kendi elinde olmadığı gibi, aşkı besler yedirir içiririr büyütürsünüz ama nasıl her canlının başına bir kaza gelirde ölür, aşkta böyle birşeydir bir kazaya uğrayıp ölme olasılığıda bir o kadar yüksektir ama insan hiç kazaya uğramayacakmış gibi besler besler besler ve sonra öldüğünde sanki bir canlıyı kaybetmiş gibi üzülür aslında haklıdır bir canlıyı kaybetmiştir. herkesin bu kadar üzülmesinin sebebi aşkın canlı bir varlık olduğunu unutmasıdır. aşk canlıdır arkadaşlar ve her canlı bir gün ölümü tadacaktır.
kimsenin açıklayamadığı, mantığın duygulara yenik düştüğü ve insana bir elektrik direğine bakarken bile çeşitli anlamlar yüklemesini sağlayan duygular yığılması.
biri vardır.
ya tanıştınız ya da henüz tanışmadınız ama biliyorsunuzdur; biri var.
ona dair hayalleriniz vardır. o kadar masumdur ki hayalleriniz.
yediğiniz sevdiğiniz çikolataları paylaşmayı dilersiniz.
sevdiğiniz sakladığınız kartpostallar onun olsun dersiniz.
zar zor işlediğiniz bir mendil yalnızca ona aittir.
kokusu hep bildiğiniz bir kokudur, sesi hep aşina olduğunuz bir ses gibi.
yıllarca hep aynı yerde hep birlikteymiş gibidir o his.
bir erik ağacı vardır, ikinizin olan.
tüm güzel duyguları, tüm saflıkları, tüm salaklıkları tüm her şeyi ona saklarsınız.
ama gelir ama gelmez, ama vardır o bilirsiniz.
bir tek sözü yeter, sizi mutlu etmeye.
birlikte ağlayabileceğinizi dahi bilirsiniz.
gözyaşlarınızı öpmeyi hayal ettiğini bilirsiniz, ki size söyler şaşırırsınız; nereden biliyor diye.
belki de hiç olmaz öyle biri ama var aslında bilirsiniz.
mutlu olsun dediğiniz biri vardır.
geceleri rüyalarınıza gelen, beni unuttun diye ağlayan, ya da ben buyum diyen biridir.
muhtaç olduğunuz bir histir aşk.
baştan aşağı pisliğe batsanız, iğrenç koksanız dahi koşarak yine o pisliğe gidersiniz.
ama gelir ama gelmez, vardır öyle biri.
kimsenin sizi anlamadığı kadar anlayan, sizin içinizden bir siz daha çıkaran.
kocaman bir gerçeği yalan yapan, yalan olan her şeyi gerçeğe dönüştüren.
ama söyler ama söylemez, sever sizi bilirsiniz.