her birey kendi dünyasında kendi doğruları ile ve yanlışları ile yaşarken aşk ı da yanlışlarıyla yaşamaya başlaması durumudur.
bir söyleme bağlı değildir , aşk aşık olunan insandan da bağımsızdır. her ne kadar bağlıdır deseniz de kemikten Ruhtan kalpten size ...yine de yanlış yapmalı ve yaşayarak yanlışını öğrenmeli insan .
önceden gözünüzün önünde bir aşk acısı çekmiş bir insan deneyimine tanık olsanız da siz yaşarsınız acısını ne kadar deneyimli kendinden emin idealist vurdumduymaz olsanız dahi...
Çünkü aşkın Kimyası ayrıştırır birbirinizden benliğinizi.
bir söyleme , geçmiş bir deneyime takılmadan yaşamalı .
zaman geçiyor ve hiç kendinize mutlu olma fırsatı vermiyorsanız mutlu olmanızı yada sizi mutlu edecek insanları yanlışlar listesine koyuyorsanız yanlıştan da öte salağa yata yata salak olan insanlar gibi olursunuz.
kendi dünyamızda kendinize mutluluğunu oyun gibi oynarsınız.
kaybetmek aşkın daha da önemlisi doğanın kendisinde var.
Öyle hormonlarla,güzellikle falan alakalı değil aşk,kendinden çok sevdiğini düşünmek aşkı aşk yapan, hayatının merkezine onu oturtmak ona göre hareket etmek,kendinden vazgeçmek aşk.
insanın, Çeşitliliği arttırıp dayanıklılık kazanmak için biyolojik olarak kendisine en uzak ve en farklı olanı arzulayıp yakın his duyması. herşey düşüncede bitiyor. Aşkı büyütmeye gerek yok.
Aşk; mutlu insanın işi değildir. Kendimizde gizlediğimiz eksiklik duygusunu egomuzla kapatırız. Sonra öyle biri karşımıza çıkar ki; sakladığımız o yanlarımızı fark ettirir ve onu bizi tamamlayacak bir kurtarıcı gibi görüp aşık oluruz. Aşık olunca, 'seretonin' ve 'dopamin' denilen hormonlar salgılanmaya başlar. Aslında bir zandır aşk. Aşık kişi; kendi iç dünyasında bir kahraman yaratır ve gerçekteki kişinin hayal ettiği kahramanla uyuşmasını ister. Bu hızlı değişim, olumlu duyguları maksimum seviyeye çıkarır.
hayatta bir kere mi aşık olunur beş kere mi bilmem. ben bir kere oldum. aşkı inkar ederken oldum. aşk yok derken saçmalık derken aşık oldum. herkes çıktığı kişiye aşkım diyor bu kadar mı kolay aşık olmak birinin aşkı olmak. ben bir kimsenin aşkı olmadım mesela. aşık oldun ama gitti diyelim. o aşk o gidince de gitmiyo mesela. ilk başlar acı çekiyosun belkide acıdan hasta bile oluyosun. sonra zaman geçiyo acısı yavaşlıyo sen gitti bitti sanıyosun. ama bir anda aşık olduğun kişi geliyo aklına ve ben burdayım gitmedim diyor. aşık olmak güzel de aşk güzelde karşılıklı yaşayınca güzel. bir de öyle her erkeğe/ kadına aşkım demeyinde bırakın aşk ait olduğu yerde kalpte kalsın dilde değil.