gözlerinin içine baktığında huzuru bulmak , cennette olmak . Öyle derinsel , öyle kalpten yaşamak ki bazen bir beyninin olduğunu , düşünebildiğini unutmak . O yokken herşeyin zehir tadında olması, zevk vermemesi yaşamın . Tam kalbin altında bi yerde bi acı , bulantı , sıkışma . Yureginde kimsenin dolduramayacagi koca bi bosluk ve Boğaz'da koca bi düğüm . dipsiz karanlık Aşksızlık , zifiri karanlık ayrılık . Ask saf ve temiz . Ayrilik derin ve acili .. Siyah ve beyaz gibi .
Hayatta bir kere Yaşanacak bir şey olduğuna hep inanırdım ve elbet bi gün bulacağımı umut ederdim.ahanda Bulalı bir Ayı geçti ve etkisi sonsuza dek sürecekmiş gibi hissediyorum.
kelebeklerle yakından ilişkisi olduğunu düşündüğüm duygu...
öyle ki kelebeklerin ömrü bir gün, ama sen ölümsüzünü seç ve oracıkta kalsın.
uçuyor efenim durduramıyoruz... *
Yaşayanların görünce, bakış açıları yada ifade tarzları karşısında gülme tutuyor.
Kadın aynı kadın.tay gibiyse gerisi yalan, bir kaç dubleden sonra hepsi aynı, ya pompalayacaksın yada vermiyorsa sevişip evine yollayacaksın.
aşk diş macunundaki saçma kimyasal formüllere bakarken salakça sırıtmaktır. belki entry'yi görür diye utanmaktır. eller pişse bile tutmaya devam etmektir. o tuttu diye eli yıkamamaktır.
neyse ben uyuyormuş numarası yapacağım.
once kalpte degilde karin tarafinda hissedilen his...en guzel his...kiz arkadas aski, es aski, cocugumuza olan ask...
ne guzel bir olay...tavsiye ederim...
muhtemelen evrimsel olarak gelismis bir kimyasal reaksiyon...olayin bir algoritimi var bilimsel olarak... insanlari birnirine yaklastirmak ve uremek ve uretileni korumak icin meydana cikmis olay...
kim diyebilirki, mart ta kedilerin hissettikleri ask degil diye....siir yazamiyorlar diye asik olamiyorlar diyemeyiz....
aşkı acı ile birleştiren bir yaklaşımı marazi buluyorum (romeo ve jüliet v.b.). ben edip cansever'in bir şiirindeki gibi aşkın insanın duyum yeteneğini artırdığına inanan bir görüşün savunucusuyum. aşk iyidir, insanın duyumunu arttırır.
aşkın serotoninin tıpkı nikotin gibi bağımlılık yapan bir madde olduğunu söylüyor bilim adamları. bir kere serotoninle yaşamaya alışmış bir kişinin bir daha asla aşksız yaşayamayacağını, beyninin ona yine aşık olmayı emredeceğine inanıyorum.