Aşk engel olunamayandır. Uykusuz bırakıp süründüren. O bir türlü evcilleştirilemeyen vahşi bir hayvana benzer. Bir tutkudur bağlanmak bu vahşiliğe ama bağlandıkça biteren bir iştahla yer bitirir insanı.
"seni, annen kadar sevecek ve baban kadar merak edecek hiç kimse yoktur; o yüzden kimse bana aşk'tan bahsetmesin. aynı kağıdın arka ve ön yüzleri gibiyiz. sonsuza dek beraber; ama hiçbir zaman birbirlerini görmeyen.
aşığım sana cümlesinin sonundaki 'a' harfi terk etti seni. o da üzülmüyor gittiğine, sen hala aşığım san beni. bilirsin günahları yazan melek soldadır. hatta bundandır kalbin solda olması. çünkü belki de aşk, yaşanılan en büyük günahtır."
meraktır kendisi.. ulaşılamayana olan merak.. ve aşkın ömrü ulaşana kadardır.. rütine binince herşey, öğrenince merak ettiğin şeyleri, onun kokusunu tenini tadınca aşk yerini başka şeye bırakır.. bazen herşey biter, bazen de eğer doğru kişiyse sevgiye dönüşür, sadakatte varsa iyi bir ilişki oluşur.. ancak her daim devam etmez aşk, edemez.. doğasına aykırı..
Mehmet Demirtaş'ın ilginç klipli şarkısının adıdır. Gerek Aşk derken yaptığı jest ve mimikleri gerek klipte körebe oynamaları... izleyelim efendim. https://youtu.be/ZeFghBzjTMY
Benim için bir tanımı yok. Başıma gelmediği için tanımlayamam. Tanımlayamayacağım da sanırım. Başıma Gelmeyeceğine inandırıldım çünkü. Aşık olmak için geç kalmışım, öyle diyorlar. Varsın olmasın, aşk yoksa sevgi de mi yok?