Son derece masum görünür. Fakat her defasında masumluğuna aldanılır, masum olduğu inandırılır. insana yapmayacağı şeyler yaptırır. Vermeyeceği sözler verdirir.
içip sarhoş olan bir kişi düz çizgide yürüyemez ama aşk sarhoşu olan bir kişi önündeki çizgiyi göremez. insanı körleştirir. Gerçekleri göremez hale getirir.
Aşık olduğu objenin kendisine değil, belirli bir özelliğine aşık olur.(güzellik, güç, vs). Sadece olumlu özelliklerini görür. Olumsuz özelliklerini göz ardı eder. Dedim ya kördür artık o..
boktan bir adamın peşinden koşup hayatını heba etmektir, güzelliğini saklamaktır birisinin sizi sevmesini engellemek duygularınızı başkalarına kapatmaktır. sadece onun olmayı beklemektir. beklersiniz kurtulmayı ondan istersinizde ama çıkmıyordur aklınızdan uykularınızın arasında bile peşinizi bırakmayan biridir o. çıkarmak istediğiniz bir düşünce saplantı gibi. içinizi yaktıkta acıttıkça canınızı daha çok istersiniz sanki. boktan bir şeydir hem üzer hep acıtır sancıtır geceler boyu. mutlu aşk görülmemiştir zaten hiçbir zaman aşk olmaz onun adı. zülfü livaneli'nin dediği gibi ''mutlu aşk yoktur'' ya da varsa sonu mutsuzdur.
'Eğer, hayatınızın herhangi bir an'ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken... Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün... Herkes aşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu.
Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın.'
' Aşk dediğin beklemektir Ey Sevgili!
Kays gibi Mecnun olana kadar, Hz. Yakup gibi aydınlığa hasret kalana kadar beklemek bekleye bekleye gözden olmak, sözden olmaktır.
Ve beklemek dünyanın en asil eylemidir, eğer beklenene değecekse. Bilesin!
Aşk; yanmaktır Ey Sevgili!
Yanıp kül olmaktır, Kerem gibi Aslına ermektir. Ateşin ortasına hesapsız girmektir ibrahim misali. Ki onun gönlünün yangınıdır ateşi gülistana çeviren.
Ki yanmak insanı kurtarır hamlıktan çiğlikten. Hem ne diyordu şair; "Yanmışın halinden ne bilsin ham/ Sükut gerektir bize gayrı vesselam..
Gözlerinden ayrı geçen her an yanmaktayım. Bilesin!
Aşk; bedel ödemektir Ey Sevgili!
Bülbül, gonca gülü görebilmek için her seher uyanık olmak ve güle ulaşmak için yüreğini gülün dikenine asmak, kanını akıtmak zorundadır. Ya ben yüreğimi nereye asayım Ey Sevgili.
Çünkü Aşk bedel ister, külfetsiz nimet olmaz.
Beklemek bedel ödemekse eğer hâlâ ödüyorum o bedeli. Bilesin!
Aşk; vazgeçmektir Ey Sevgili!
Mecnun gibi aklından, Kerem gibi bedeninden vazgeçmek. Yardan gayrısından, cümle cihandan vazgeçmek.
Yemeden, içmeden, uykudan uyanıklıkdan ve vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince.
Senin için senden vazgeçmişim. Bilesin!
Aşk; bilmektir Ey Sevgili!
Bir tek yârı bilmek, onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir.
Onun selamı ile gelen bela olsa Eyvallah diyebilmektir.
Kızmana, gülmene, gelmene, gitmene hepsine Eyvallah. Bilesin!
Aşk; susmaktır Ey Sevgili!
Onun güzelliğini, iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır. Kelâmın, kalemin, sözün tükendiği yerde, manayı sessizliğe yükleyip susmaktır.
Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin!
Aşk dediğin susup beklemektir,
Aşk dediğin.... '
--spoiler--
Ask kaçmaktan çok kovalamayi sever
Görmekten çok özlemeyi
Dokunmaktan çok düslemeyi
Ve ask öyle haindir ki
Nerde imkansiz varsa onu sever...
--spoiler--
yalnızlık aşklarda gezer çoğu kez
aşklar ki ,
yüzyıllardır vazgeçemediğimiz bir ölüm türüdür
ve yasaların
geleneklerin ve törelerin
ve sakız sakız alışkanlıklarla
yasakların hüküm sürdüğü yerlerde doğarlar
bu yüzden her aşkın gerisinde
bir kuraklık vardır
ve her aşk büyüler kendini , kendi başkaldırısıyla
sonra aşkın çırılçıplak kalan
yada kendini öyle hisseden bir beni
bizle örtmek gibi (ki biz benin en kalın örtüsüdür )
gizli bir görevi vardır
aşklar ki - ah şu aşklar
yalnızlığımız kadardır . **