Bana aşktan bahsetme
Sen aşktan ne anlarsın
Sen benim yüreğimde
Kanayan bir yarasın
Sevdanla yetinmedim kalbime mabet yaptım
Çekip gittiğin o gün canımdan canımı aldın
SEVDiĞiiiiM ALLAH BELANI VERSiN.
Aşk bütün duyguları en derinden hissedebilmemize olanak veren bir anahtar bence. Mutluluğun, hüznün ve korkunun en derinini. Ve bu anahtara sahip olmanın verdiği müthiş bir doyum var.
Enteresan olansa daha fazlasına olan ihtiyaç.. Tamamladığın, tamamlandığın ama yine de sonrasını merak ettiğin o sonsuz yolculuk... Yok edilmezse büyür gider ve aklın almaz o sonsuzluğu.
insanın gönlünde yeni keşfedilmiş bir yer gibidir aşk .Daha önce hiç hissetmediği duyguları yeşerten aldığı nefeste bile kalbe farklı dolan bir his.. tanımı en zor hissiyat belkide, ancak yara alırsanız yani birine bir kez aldanıp aşık olursanız ne tanımın önemi olur ne de hissettiğiniz o aşkın içinizde geçmeyen bir yara sizinle ömür boyu gelir ne kadar şehir değiştirsenizde onunla yaşamaya alışırsınız . Aşk böyle de zor bir duygu tabii bu hayatta her güzel şeyin bir sonu oluyor elbette pek de şaşırmamak gerek..
"Aşkın en güzel tanımı, meraktır. Birine karşı ansızın merak duymaya başlarsınız, korkunç bir merak. Onu tanımak, onunla doğmak, dünyaya onunla yeniden gelmek istersiniz. Bu yüzden aşka en uzak cümle senden nefret ediyorum değil, artık bilmek istemiyorumdur."
aşk konusunda dün yazdığım buydu: aşk, uçsuz bucaksız alacakaranlık bir labirent içerisinde görülen ışıktır.
Bugünkü ise: Aşk, karmaşanın ulaşabileceği en son noktadır.
Aşk nedir ? Ben hala çözemedim. Birine karşı duyulan merak mıdır? Birine karşı duyduğumuz merak bir gün sona ermiyor mu? Aşk her şeyi yapabilme hakkını kendinde bulmakta galiba. Hırs , ihtiras , tutku , savaş , kötülük sanki bunların karışımı sonucunda aşk çıkmış gibi.
Sevgi ise daha saf olgulardan meydana geliyormuş gibi. Aşk tüm günahları üzerine almış tüm cazibesi ile bizi bekliyormuş gibi. Çoğu insan aşkı bir kez de olsa tatmak ister. Ondan gelecek her şeye razıdır. Aşk günahıyla sevabıyla bizleri beklemektedir.
Aşk dediğimiz şey dünya üzerinde belki de 10 milyon insanla yaşama ihtimalimiz olan şeydir.
Yani kimse kimse için ezelden biricik değildir.
Hep şöyle inanırım,
bu zamana kadar orada şurada görüp de adeta tutuldugum, çok beğendiğim kadınlar oldu. Belki benim dışımda kimse için özel bir taraflari yoktu, Sıradan tiplerdi belki de.
Ama sayısını unuttuğum, adını bile bilmediğim bu kadınların çoğunu imkanım olsa delice sevebilirdim değil mi?
Lakin tüm begendiklerimin arasında bir tanesi tamamen şans eseri veya benim adım atmamla benim Sevgilim oluyor. Ona tüm begendiklerim arasında ayricalik kazandıran hiçbir şey yok esasen.
Diyeceğim o ki, 10 milyon belki de 100 milyon kadından biriyle benzer bir şekilde mutluluk yaşayacaktım?
Yani aşk bunun neresinde? Demek ki Aşk insanın içinde olan bir şey. Sevmek arzusudur mühim olan gerisi bahanesi...
Bazen üzülüyorum, gülmeyin, insan sevemedigi kadınlar için de üzülebilir.
Benim 100 milyon sevgilim...
ayrı ayrı guzel, mutlu, üzgün sevgililerim...
Yaşamış, yaşamakta olan hiçbir zaman sesimin soluğumun dokunamayacağı sevgililerim...