Belki de aşk kelimesi insanoğlunun tüm edim ve isteklerini aklamak için yeryüzünün tavanına bir hünerli matkap ağzıyla açtığı yapay bağışlanma tünelidir.
kaya gibi güçlü olmak diye bir söz vardır ya; tam da bu ifadeye uyan birinin, yolunun buradan geçtikten sonraki hâline baktığında görürsün, nasıl da rüzgârın kumu savurduğu gibi savrulduğunu...
bir duygudur. pratikte karşılığı hormonlar aracılığıyla duyulan bedensel hazdır. etkisi uzun sürmez. kalıcı olması için (bkz: sevgi) ile ikame edilmelidir.
Bir tek ben mi ne olduğunu bilmiyorum. Sevdiğim iki adam oldu. Karşılarında heyecanlandım. Yanlarında mutlu oldum. Onlarla eğlendim. Evlenme hayali bile kurdum. Ama aşk değildi geriye dönüp baktığımda. Aşk olsaydı bitmezdi sanki. Aşk olsaydı unutamazdım.
Aşık olmak bu muydu yoksa. insanlar anlatırken mi abartıyordu. Bir insan bir kere mi iki kere mi üç kere mi aşık olur.
Aşk ne. Aşık olmak ne. Aşık kalmak ne. Yaşayan var mı dünya üzerinde hala bu güzel şeyleri.
coşkudur. her duygunun coşmasına aşk denir. bu sebeple sanıldığının aksine; kavuşmuş olmanın doğal olarak getirdiği sükunet, sevginin azaldığı anlamına gelmez. asıl ve esas olan sevmektir.
Bir kez oldum. Büyüleyici bir şeydi. ilerde yine aşık olursam gelip ilk sana söyleyeceğim bunu sözlük.
Büyüleyici, ne yaşadığınızı anlayamadığınız garip bir beyin buhranı.
en zor duygu aklını adeta ele geçirir aklında tek bir kişi vardır oda sevdiğin kiş ayrı kalmaya dayanamazsın geceleri yatar tavana bakarak onu düşünür mutlu olursun.
Bir insanı yapamayacağı şeyleri bile yapma cesareti verebilen, yaşam isteği uyandırıp yolda yürürken bile sırıttıran dünya'nın en güzel hissidir. Acısını önemsemezsin, aşık olunca bıçağı çekip sorgusuz sualsiz bıçaklasa tepki bile veremezsin. Kimyan değişir, karnında kelebekler uçuşur, odaklanamazsın, ateşin çıkar, hayaller kurarsın, en kötü kusurlar bile senin gözünde dünya'nın en güzel kusurları olarak gözükür. Başını bacağına koyup onu saatlerce izlemek istersin. Karşılık bulamayınca yaşattığı o güzel şeyleri çok fena ödetir. Aklıma gelince bile bir mutlu oluyorum bu hissi. Hayat ne kadar güzel oluyor, bir tek şey oluyor aklında; o. Ölümmüş, başka bir şeymiş, hepsi tırıska aşkın yanında. Öyle ki cinsellik duygularını ona karşı hissedemiyorsun bile, o senin gözünde şefkat ve sevgi abidesi oluyor. Hayallerinde bile kendisini öyle hayal etmiyorsun, edemiyorsun. Ruhun ve vücudun izin vermiyor. Çok güzel bir his olduğunu söylemiş miydim *
Hatırıma sen düştüğün zaman daha mutlu oluyorum. Bunu hep sorguladım. Sana olan sevgimi, muhabbetimi. Evet ilk başlardaki o insanı hayal dünyasında yaşatacak kadar kuvvetli değil ama inan nasıl ki atomun çekirdeğinin etrafında dönüyorsa elektronlar, nasıl ki aşk duyuyorlarsa.. Nasıl ki pervaneler canları uğruna ateşin etrafında dönmekten büyük bir zevk duyuyorlarsa , ben de sana öyle bir meyil duyuyorum. Seni hatırladıkça, anımsadıkça.. Yani bilmiyorum, kavuşamayınca mı aşk olur, kavuşursak ne olur , nasıl olur bunları hep düşünüyorum. Düşünmek çok mühim çünkü. Senin ve benim mutlu olacağımız, iç huzurunu yakalayabileceğimiz bir hayatımız olacaksa eğer Yaradan bizleri getirsin bir araya. Tersi bir durum olacaksa, ben senin mutlu olmanı o kadar çok isterim ki. Yıllar sonra görsem de mutlu musun diye sorabilsem keşke, huzurlu bir yaşam sürüp sürmediğini bilebilsem.. Senin bende çok derin bir manan var. Muhtemelen bu mana beni çekiyor, alıyor, yakıyor ve yıkıyor.. Çok değerlisin benim için. Ne olur seni seven , sana değer veren birisine gönül ver. Seni ancak ve ancak bu huzurlu kılabilir. Seni üzecek, kıracak, incitecek, iç dünyanı anlayamayacak insanlardan uzak dur.. Naçizane düşüncelerim sevdiğim. Hatta ve hatta seni kırmaktan, üzmekten o kadar korkuyorum ki seninle bir araya gelmek fikri bile ürkütüyor beni bazen..