uzun zamandır görüşmediğim, dünyanın en güzel duygular bütünüdür.
Hiç unutmam. Sabiha Gökçen havalimanında, sevdiğimi ülkesine gönderirken, uzun uzun baktım gözlerine. Doldu gözlerim. iki elini iki yanağıma koyup "böyle yapma gitmem bak" dedi. Gülümsedim. Sıcak avuçlar yanağımdayken "bu ayrılık kısa. Ya uzun olsaydı?" dedim. "Olmayacak öyle bir şey" dedi ve kemiklerimi kıracak şekilde sarıldı. Verdiği son fiziksel acıydı. Yalanını siktiğim. O günden beri ne aradı ne sordu. Gel de inan aşka.
Ama yine de inanıyor insan, inanmak istiyor. Nasıl ki bu kusursuz tasarımı yaratan Tanrıya inanıyoruz, inanmak istiyoruz. Aşk da öyle. O tarifi imkansız duyguları yaşatan bir şey var ve hep olmalı.
Kimi zaman şıpsevdi sakızlarından çıkan söz gibi kimi zaman ise hayatın sonu gibi olan duygudur. Kimileri can-ı gönülden yaşarken, kimileri ise kirli amelleri için arkasına sığınır...
Güzel olabildiği kadar çirkin de olabilir. Herkesin en güzeline sahip olması dileğiyle...
“Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!" O zaman onu yakalamış gibi kendimden emin bir edayla: "Bu söylediğiniz bir an meselesidir" dedim. "içinizde mevcut olan sevgi, alaka, sarih olarak bilinmeyen bazı vesilelerle, zamanı tayin edilemeyecek olan bir anda, birdenbire birikir, tekasüf eder*; nasıl tatlı tatlı ısıtan güneş ışığı bir adeseden geçtikten sonra bir noktada toplanıyor ve yakmaya başlıyorsa, kuvvetini fevkalade artıran bu sevgi de sizi sarar ve tutuşturur. Onu dışarıdan birdenbire gelen bir şey zannetmek doğru değildir. O, içimizde zaten mevcut olan hislerin bizi şaşırtacak kadar şiddetlenivermesinden ibarettir.” (Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna)
Aşk, gökyüzüne baktığında sonsuz yıldız arasından onu bulmaktır. Aşk, her gece baktığında tekrar tekrar o yıldızı görmektir. Aşk tektir, yanındaki diğer yıldızlar sadece boşlukları kapatır.
hiç "gerçekten" yaşamadım. hoşlandığımız insanlar oldu tabi. beğendiğimiz, hayran kaldığımız. lakin bunların hiçbiri "aşk" değildi sözlük. ben mi aşkı yanlış tanımlıyorum bilmiyorum. günümüzde her hoşlandığına aşk diyenler yüzünden bu kavramın da içi boşaltıldı maalesef. aşk farklı bir şey olmalı sözlük. canım kadar sevmeliyim. kalbini sevmeliyim. hissetmeliyim. hak eden yok be sözlük. ben daha bulamadım onu.
hissettiğim bir şey var ki o da aşkın bunların "aşk" dedikleri kadar basit olmadığı.