insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. uğruna şiirler yazılıp şarkılar söylenen insana yaşadığını hissettiren nadide duygudur fakat bütün bu yüceltmelere rağmen nedeni basittir: neslini devam ettirme içgüdüsü.
insan ruhuna işleyen duygudur. karşılığı olduğu takdirde ab-ı hayat, karşılıksız olduğunda ise insanı her saniye hissettire hissettire öldüren illet bir hastalıktır.
üç harf beş nokta derler bilen bilir.
Acıya neden olabilir. Ama geçer efenim. Acıyı çeken insana geçmeyecekmiş gibi gelse de geçer.
Tabi geçene kadar neler çektiğiniz ayrı mesele.
AŞK BUDUR...
Aşk; seni hapsedecek göz aramak,
Yalnız gecelerde genç kalbine sığınmak ve gece onun hayaliyle yatmak ama uyandığında onu bulamamaktır...
Aşk; onu görünce titremek üşümek, Kalbinden kilitli söz çalmak, Aniden güneşli düşlere dalmak ama ordan çıkamayıp boğulmaktır...
Aşk; dünyayı bildiklerini unutmak, Kemiklerinden gelen sesi duymak, Yıllarca aradığın aşkı bulmak ama onu görüp kavuşamamaktır...
Aşk; düşündüklerini anlatamamak, Sebepsiz yere gülüp ağlamak, Hassas bir kalp taşımak ama onu hiç kırmamaktır...
Aşk; yalnız seni sevmek, Gözlerindeki beni görmek, iki kelime uğruna yaşamak ama seni seviyorum diyememektir...
Aşk; yalanla değil güvenle yaşar... SONUNA KADAR.