Gözünüz kör, kulağınız sağır, yaşamınız bir başkadır aşk denilince. doya doya yaşar kimisi. kimisi ise sadece acı içinde ızdırap. ama en güzeli gerçek olana varmaktır ki da zor olan, güzel olandır.
Ortalama iyileşme süresi 3 sene olan en yaygın hastalık türü..Bütün bu süreye, bünyeyle teması, kuluçka süresi, hastalık süresi dahildir. Hastalık sonrası semptomlar bünyeye göre farklılık gösterir.
AŞK;
karşılık beklemeden SENi SEViYORUM diyebilmek... kırılır mı diye kelimelerini seçmek... yokluğunda bile sadık kalabilmek... peki ya aşk bitiyorsa? korkuyorum.
yokluğun dengesizliği büyük patlamayla evreni var ediyor.
sevginin dengesizliği bazen tek bir görüşle aşkı.
evrenin dengesizliği; (patlamalar falan) dengesizlik içinde yeni bir denge oluşuyor. dengesizliğe muhtaçlık doğuyor.
aşkın içindeki dengesizlikler; diğerlerinin önemsizleşmesi, ilginin tek yöne kayması.
aşka muhtaçlık doğuyor.
yapmam dediğini yaptıran,asla dediğine koşar adım götüren,bile bile kendine zarar verdiren,bazıları tarafından hiç anlaşılamayan fakat tüm bu gücüne rağmen bazı insanlar karşısında yok olmaktan başka çaresi kalmayan duygu karmaşası.
en uzun süreninin platonik olduğu, bunun da bir insanda en fazla 5 yıl sürebileceği söylenilen heyecan verici duygudur. özünde bencillik yatar. ilk zamanlar güzeldir.
her sevişmenin sonunda orgazm olmayı bekleyen kadın gibi... her seferinde hevesi kursakta bırakan ama tam ümidi kesmişken son dakika golüyle en kral orgazmı yaşatan sapır saçma duygular silsilesi...
tutkudan kendini korumak ya da körlemesine kendini ona bırakmak; bu iki tutumdan hangisi insana daha az zarar verir ki?
edit: ya gölgesinde kalırsın ya ateşinde yanarsın.