bir gün herşeyi değiştiren gerizekalı bir şeydir. herşeyin güzel olacağına inanıp hayatını bok edersin sırf aşıksındır, sonra o uğruna herşeyi feda ettiğin şey bırak güzel olmayı kötü bile olmamıştır. sadece boş bakan gözlerin ardında aradığın umut ışığını bulana kadar kıçını yırtarsın ama nafile aşk vurdumu seni artık kaçış yoktur mahkumsundur kör karanlıklara.
aşk bazı yazarların kalbini o kadar fazla acıtmıştır ki mana ve ehemmiyet içeren bir tanım girmeyi iplemezler bile ama yine de bir şeyler yazmadan duramazlar, tıpkı bu entry'de görüldüğü gibi.
artık öyle bir yerdesinizdir ki aşık olunanı değil aşkın kendisini sevmektesinizdir çünkü.
"hiç aşık oldunuz mu? korkunç değil mi? insanı savumasız hale getiriyor. göğüs kafesinizi delip kalbinize giriyor, birileri içinize girip herşeyi karıştırıveriyor... yıllarca inşaa ettiğiniz savunma duvarları, tüm giydiğiniz zırhlar, hiçbir şey beni incitemez derken; bir aptal insan, diğerlerinden hiçbir farkı olmayan biri, hayatınıza giriveriyor. ona kendinizden bir parça veriyorsunuz. sesli bir şekilde istemiyor o parçayı. sadece bir gün sıradan bir şey yapıyor, sizi öpmek, size yanlışlıkla dokunmak ya da gülümsemek gibi. ve hayatınız sizin olmaktan çıkıyor. aşk sizi rehin alıyor. sizi yiyip bitiriyor, karanlıkta ağlarken bırakıyor, kalbinize doğru giden yolu kazıyor. acıtıyor. hayallerde değil, aklınızda, beyninizde değil, ruhunuzda, bedeninizde bir acı. aşk içinize giriyor ve sizi parçalara ayırıyor. aşktan nefret ediyorum" Neil Gaiman
bilirim ama söyleyemem...söylerim ama duyuramam...
duyururum ama anlaşılamam...insanoğlu ona aşk demiş...
"a" dedim...."şşş" dedi...ben de "k"ya sığındım sad'ece..
kül'üm benim...seslerim sana sade ve sadece ve tamamen ben'ce..
aŞk,tadını anlamadan biten kurabiyeler gibidir,ele avuca geldiğinde un gibi dağılan,paramparça olan,tarifi zor bulunan herkesin tatmak istediği lezzetir.BANA GÖRE....