aşk mutluluğu,sevinci, acıyı, üzüntüyü doruklarda yaşamaktır.
aşk karşılık beklemeden sonsuz hissetmektir.
aşk acıdır canını çok yakar isyan ettirir.
aşk mutluluktur sevinçten çığlık atmak istersin.
aşk her şeydir. ve her bünye aşkı kaldıramaz.
umursamaz bünyeyi hizaya getiren bir "duygu" dur, tembelliği bir anda atar miskinleşmiş bünyeden.
kötü tecrübelerin beyne kazığıdı o putlaşmış önyargıları unutturabilmesi de büyüsünden ileri gelmektedir, ta ki yeni bir mağlubiyet alana kadar.
sevgi gelip geçicidir çoğu zaman, ya aşk?
sevgiyi karşımızdaki insana gösterebildiğimiz kadar yaşarız, ya aşkı?
aşk, yanıtlanamayan soruların çekiciliğidir bazen.
eski türk filmlerinde 20 metrelik bir köprüyü 15 dakikada artistlerin anlatmaya çalıştığı duygu. reelde de karşılıklı anlaşma ile yenilen bir kazıktır aynı zamanda.
gençlik hastalığıdır. daha sonraki yıllarda bu hastalığa tekrar yakalanmak için ruhunuzu soğuk kış gecelerinde çıplak gezdirirsiniz ama nafile bağışıklık kazanmışsınız bir kere.
- bir adamın yanında mutlu olmayan bi kadın,neden mutluluğu başka bi adamın yanında arasınki? eğer gerçekten, kafesten kurtulmak istiyorsa ve özgürlüğü arıyorsa neden öbür adamın yanına gidiyor?
+ çünkü aşk, en yüksek özgürlük biçimidir.aşkın büyülü dokunuşuyla kadının yüzü,vücudunun kıvrımları, tüm alışkanlıkları,kendisinin olan her şey yani kısaca bütün varlığı gereklilik kazanır. aşk, rastgele yaşamayı sona erdirir, hayatın farkına varırsın.. alıntı
aşkı anlamak için Fuzuli'den, Nedim'den, Baki'den haberdar olmak lazımdır.Haberdar olmak lazım ki aşkı basit bir sevgi, sokmak çıkmak, olayı zannetmemek için.