--spoiler--
firdevs hanıma yazan adam: hafta sonu benimle viyana'ya gelir misiniz firdevs hanım?
firdevs hanım: ahh ne yazık ki hafta sonu milano'da olacağım.
bihter: evlenince ayrı eve mi çıkacaksınız?
nihal: evet. cümbür cemaat tek evde yaşayacak değiliz ya.
bihter: ama ben evlenince bu evde kaldım.
nihal: sen iki çocuklu dul bir adamla evlendin. bense genç ve yakışıklı bir adamla evleniyorum.
bihter: ...*
--spoiler--
bu dizinin ilk bölümlerini izlemiştim. o zaman peyker hamileydi. bu hamileliğin üstüne bir askerlik yaptım geldim, hatun hala hamile arkadaş. kız resmen hamile kalmak için diziye girmiş, başkada bir fonksiyonu yok zaten.
uzun zamandır bu akşam yayınlanan bölümü kadar araya reklam almayan dizidir. önce yarım saat ya da daha uzun süre bir özet verildi, daha sonra dizi başladı ama 10 dakikada bir reklam girdi resmen. yavaş yavaş adnanın bir şeyleri anlamaya başlamasının bu reklamlarda payı var muhtemelen. çünkü adnan inanılmaz ama hem köstebek şöförü çözmek üzere hem de malum meseleyi. tabi bir de hamile bir kadına * doğum başladı, git bavulunu hazırla gel doğur diyen bir doktor da ne gerçek hayatta ne de bir başka senaryoda görülmemiş bir şeydir. ayrıca firdevsin her zamanki gibi birilerine laf dokundurmasına alışık olsak da bu bölümde de nihatın annesine kuaförde, çetin beyden uzak dur ayarı iyiydi. tabi süper bir ayar da nihalden bihtere, ayrı eve çıkma meselesinde geldi.
--spoiler--
sen, bilerek dul ve çocuklu bir adamla evlendin ben ise genç ve yakışıklı bir adamla evleniyorum.
--spoiler-- *
edit:bir de o tango sahnesinde bihterin seksi bir tonla aşk, tutku, ihtiras bilmemne birşeyler söyledikten sonra sanki nestle ya da başka bir markanın adını söyleyivermesinden ve bunun sanal çikolata reklamı olmasında şüphe etmedim değil.
edit: bir de bihter en çok bu bölümde ağzını büktü durdu. her sahnede o dudak yukarı kalkıp acayip bir şekil alıyor, beren saatin tek mimiğinin dudaklarını büzmek olması üzücü. her duygu o şekilde yansıtılmaz ki.
halit ziya uşaklıgil'in güzel bir eseridir fakat dizisinde artık yapılacak birşey bulunamayınca her sahnede reyting çekmek,diziye olan ilgiyi azaltmamak için sürekli yiyişme sahnesi konmaktadır.''yeter artık mına küüümm ya bihter intihar etsin behlül de ziktirsin gitsin denecek konuma gelmiştir.
bölümde nihal banyodan çıkmış, kremini sürüyordu. Üzerinde bornozu vardı.
Behlül içeri girdi, behlül'le bir panik oldu bu. Sanki normalde tesettüre giriyor, çok kapalı kıyafetler giyiyor da bornozla utanıveriyor amk.
reha muhtar'ın dizinin yasaklanmaya teşebbüs edilmesi ile ilgili bir yazısı yayınlandı bugün.
--spoiler--
.......Çünkü bunların hepsini yapar, ama Aşk-ı Memnu;yu yasaklarsanız, siz sadece kendi istediğiniz toplumsal mühendisliğinize uygun projeleri konuşturup, diğerlerine yaşam hakkı vermeyen bir karşıt olmanın ötesine gidemezsiniz...
Darbelerin olmaması, demokrasi olan antitezin yaratılmasından ve hayata geçirilmesinden geçer...
Avrupa;nın standartlarını benimsemeyen bu acul demokrasi ve özgürlük anlayışı, yeni istibdatları çağırıyor kimse farkında değil midir bunun?..
On yıl önce gazetelerde konuşulamayan şeyleri konuşuyor ve yazıyoruz bu doğru...
Ama 1898;de yazılmış ve tefrika edilmiş bir roman bugün edebe aykırı bulunuyor...
Bu da doğru...
Demokrasinin aculu olmaz...
Acul demokrasiler, yeni istibdatlara hamiledirler...
--spoiler--
önümüzdeki bölümünün büyük ihtimalle ednan bey'in bihter ve behlül'ün dansına sanki birşeyler sezinlemiş gibi bakarken bitecek olan dizi. bayılıyorlar jeneriklerde dizinin sonunu göstermeye. salağız ya biz önceden göstermezlerse anlamayız.
reytingi çok olan bir halit ziya uşaklıgil romanının dizisidir ve kanal d de yayınlanan dizidir. konusu dizideki behlül karakteri ile bihter karakterinin yasak aşk yaşamasıdır. rtük'ün neden kaldırmadığını da bilemiyorum. ama favori dizilerimden biri.
Harika bir eserdir, tabiki kitap olarak şuanda tv de dizi formatında yayınlanmaktadır, Aşkı Memnu tv deki şekli ile kitaptaki şekli arsında uçurumlar vardır, kitabı ağır bir dille yazılmıştır, yazarı Halit Ziya Uşaklıgil'dir..
Tv deki formatı çok karışıktır, herkez birbirini götürmektedir.
behlül, nihal, bihter üçlüsü spor salonunda çalışmaktalar. nihal, çalıştığı aletin ağırlığını artırması için taa öteden tek kulağında kulaklık, yapısı gereği artistik tavırlarla ağırlık kaldırıp omuz-sırt kaslarını daha da geliştirmekte olan behlül'ü çağırıyor. birinin şu kıza söylemesi lazım: yahu nihal, o koskoca behlül be!
hem noldu? sonra kaldıramadın behlül ağırlığı artırınca. işte burdan bellidir bu ilişkinin yürümeyeceği. bak nihal; behlül vites artıracak, sen hep geride kalacaksın.
dün gece ki bölümde nihal behlül'e "ilk gerçek öpücüğümü istiyorum" dediğinde tecavüz edecek sandım.
oğlum behlül bu defa fena faka bastın, boru değil yıllardır içinde büyüttüğü libodosu ve gögüsleriyle nihal karşındaki,diskoda ki hass..tir bakışın daha ilk daha seni bihter'le yiyiştiğiniz eve götürecek nihal oradan sağ çıkabilir misin orasını bilemem ama bunca yıl kırdığın cevizlerin acısını bir gecede çıkaracak potansiyel var şapşal nihal'de anladık dün gece piyano başında ki ıslak hallerinden.
ne boynuzu kars'a kadar uzanan adnan ne de intihar eden bihter çekmeyecek behlül kadar
anlaşıldı.
türk milli ahlakı diye bir kavramın varlığından haberdar olmamızı sağlamış dizidir.
kendi içinde, a ve b diye iki gruba ayrılan türk milli ahlakı, misak-ı milli sınırları çerçevesinde çizilmiştir. o dönemlerde ingiliz başbuğu imparator neron, veni vidi vici sözüyle, altın portakala aday gösterilmiş ve dünya üçüncülüğü madalyasını ülkemize getirmiştir.