adanancımın, nihat'dan b&b nin ilişikisi duyduğunda söyledikleri aldatılan bir kocadan çok basın açıklaması yapan bir milletvekilini andırıyordu. insanın kulağına bu şekilde bir dedikodu geldiği zaman öyle tepki verdiği nerde görülmüş be kardeşim. senin bunu duyduğunda, hilmi beyin gıyabında "anuna koduğum hilmisi, şerefini sinkaf ettiğim şerefsizi, o... çocuğu" gibilerinden kalaylaman gerekirdi. o ne lan öyle "talihsiz bir olay" gibilerinden mihnet etmeler. koy ağırlığını aslanım. uyansın artık uykusu çok gözlerin be adnan bey kardeşim.
.Vay günümüz akraba ilişkileri de böyleymiş dedirten dizidir.
.Nihal o kadar parası olmasına rağmen neden üniversiteye gitmek yerine bu yaşta everilmek ister diye merak ettiren dizidir. *
.Feridun diye bebek mi olur dedirten dizidir.
.Çekildiği köşkün etrafındaki evlerin fiyatının artmasına neden olmuş dizidir.
.Halit Ziya Uşaklıgil i mezarında ters döndürmüş dizidir ayrıca.
tango sahnesi şu ana dek herhangi bir dizide izlediğimin en beteri olan dizidir..bir kere o bihter denen karakterin ayağına giymek suretiyle hem ayağından hem de ayakkabısından şiddetle tiksindirdiği bir 3-4 dakka izlemiş bulunmaktayım ki hiç hazetmedim..sen git her ot için ayrı her bok için ayrı şey al sonra da o ayakabıları giy..hadi giydin nedir o öyle yok bizim dansımız yok bilmem neyimiz yok ateşliyiz yok kavruluyoruz..bihter dedim bu gece bana kanser yarası gibisin, öldürdün..kıvanç tatlıtuğ'un ellerinin dombalaklığını da yakın çekimler sayesinde iyice belledim..çok mutluyum..
behlül'ün piyanoyu gözü kapalı çaldığı dizidir. vay anasını bizim gavat behlül, içinde bir fazıl say taşıyormuş da haberimiz yokmuş. ayrıca da tango sahnesinde bihter'in neden tıslayarak "tangooohh.. bizim danshımıııss.. ateşli, (dırım) ihtiraslı (dırırım), tutkulu (dırıdırım).." şeklinde tanımlamalar yaptığını anlayamadım. üzerinde hala düşünüyorum. hayatımda ondan daha irite edici bir sahne izlememiştim. iğrençsiniz.
kanal d de ne hikmetse hep bu tarz diziler var...ask ı memnu da örneklerinden birtanesi...o kadar şeye rağmen adnan hâla olmaz öyle şey diyerek behlül ve bihteri koruyor yaa pes doğrusu yeter artık adnan aç gözlerini...
arsen hanımın dahi "ednancığım, kardeşim, canım cicim" diye hitap ettiği öz kardeşini telefonuna "adnan iş" şeklinde kaydetmiş olduğunu gördükten sonra adnan ziyagil'e bir kere daha acıdım.
"nihal: sen iki çocuklu dul bir adamla evlendin. bense genç ve yakışıklı bir adamla evleniyorum."
neydi lan şimdi bu ,nasıl bir insan evladı babası için böyle konuşur, nasıl bir azgınlıktır arkadaş nihal'de ki mevzubahis behlül olunca babasını bile tanımaz oluyor.bihter'de "dur o zaman ben sana behlül'ün posasını bile koklatmayacam" bakışı attı tabi.sonuç olarak;
adnan koçum ölmüşün ağlayanın yok.
(merakla tv ye kilitlenmiştim ki) tango yapamadıklarına sahit oldum. ayrıca o güzelim kırmızı elbisenin altına, anneannemden kalma, o taşlanmış siyah küt burunlu saçma ayakkabıya daha da bir hayret ettim.
bihterin behlülü dansa kaldırırken dans edelim kimse şüphelenmez demesine rağmen o danstan sonra dikkatleri daha çok üzerlerine çekmişlerdi. o bakışlar neydi öyle, lambada oynasaydınız daha az dikkat çekerdiniz gerçekten.
(bkz: kaoma-lambada)
dün akşamki tango sahnesi gerçekten müthişti. çalan şarkı, behlülle bihterin uyumu, bihterin söyledikleri.. bütün bölümde iple çekilen sahne belkide oydu. ama bihter behlülü dansa kaldırırken aralarında geçen diyalog beni ölüme sevketti resmen. ulan behlül o ne hödüklüktü öyle. dizi boyunca büründüğün en hödük karekterdi yemin ediyorum.
bihter: ayakta kaldım ama..
behlül: otur o zaman.
e yuh be kardeşim hiç yakışmadı bu sana behlül haberin ola.
not:bu arada o tango sahnesinde çalan şarkının ismini cismini bilen verse bi zahmet hepimizi bilgilendirsin de sevinelim.
behlül davarının destursuz odaya dalmasıyla, nihal sabisinin bornozu göründü diye gerdeğe girmişçesine panikleyip heyecan yaptığı dizi.
lan behlül, bihter gibi über kaşar bir hatundan sonra bu durumlara düşecek adam mıydın sen, ehe.
nihalciğimin laf soktuğunu sanmasıydı ''sen iki çocuklu dul bir adamla evlendin. bense genç ve yakışıklı bir adamla evleniyorum.'' demesi. bihter de çok güzel bir mimik attı. ah kızım o adam bana aşık sen uyu der gibi. seviyorum bu diziyi ya.
esasında çok da başarısız bir dizi değildir. lakin diziyi başarısız yapan etkenler var.
mesela behlül ile bihter çok fazla bir araya geliyor. her bölümde bihterin gidip behlülü cimciklemesi, gizlice buluşmaları vs. beni çok sıkmaya başladı. bir de aralarında çok büyük bir aşk varmış gibi gösteriliyor lakin aralarında öpüşüp koklaşmaktan başka bir bağ göremiyoruz. nihal ise bana çok yavan bir karekter gibi geliyor, olmuyor bir eksiklik var. sanki o rolde başka biri olsaymış daha iyi olurmuş gibi düşünüyorum. dün akşamki bölümde behlül ve bihter odada kapıyı kitleyip bir araya geldikleri sırada, hiç bir şeyden habersiz yatağına uzanmış parmağındaki yüzüğe bakan saf kız imajı dizi için güzel bir sahneydi ama nihal bana o enerjiyi veremedi. üzülemedim nihale. üzülemiyorum. onlar bu naneleri yerken bizler nihal için üzülebilseydik bu dizi çok iyi tutardı, kesinlikle.
bir de dizide dikkatimi çeken peyker ve nihatın evliliği. daha önce pek çok dizide filmde bu dizideki konular binlerce kez işlenmiştir şüphesiz. ama peyker ve nihatın evliliği daha önce herhangi bir dizide bu kadar iyi işlenmiş olamaz. nihat pasif, takıntılı adam rolünu gerçekten çok iyi başarıyor. aradalarında bir aşk yok, sakin, düzenli, evcimen bir evlilik yürütüyorlar çünkü peyker evlendiğinde behlüle aşıktı. nihatla çok severek ve de isteyerek evlenmedi bunu biliyoruz. ama dizide bunun bize unutturulmaması, çok gözümüze sokmadan ince detaylar aracılığıyla hatırlatılması bence hoş bir detay. ya da peyker evli çocuklu bir kadın olmasına rağmen behlülü her gördüğünde sanki içinde bastırılmış birşeyler varmışcasına tavırları da güzel. firdevs hanımdan ise hiç bahsetmeye gerek yok, belki de diziyi tek başına götürüyor.
diziyle ilgili söyleyecek daha çok şey vardır eminim ama son söylenecek şey şu ki artık dizinin 4 ya da 5 bölüm daha sürüp veda etmesi lazım. sezon sonuna kadar bile uzatılsa çok fazla izleyicisini kaybedeceğini düşünüyorum.
edit: 4 ay sonra gördük ki sezon sonuna kadar uzaması dizinin lehine olmuştur.
çünkü son 2-3 aydır sırf final bölümü için diziyi izleyen 10 bin milyon baloncuk insan tanıyorum. 24 haziranı iple çekiyoruz efendiler.
beşir in tüm sayıklama kurallarının içine ettiği dizi. olum rüyadasın, anlaşılmayan bişeyler homurdanman lazım. ama sen uyanıkken daha az dikkat ediyorsundur dilbilgisi kurallarına ve akıcı, anlaşılır türkçe konuşmaya.