behlül tam arkasını dönmüş gidiyorken, beşir "sana bir şey vereceğim" diye bağırınca ağzını bi süre kapayamamıştır kısa süreli bir şok olsa gerek.. biz, beşir nihali bu kadar seviyorken hain behlüle ne verebilir acaba diye düşünürken behlül yavaşça arkasını döndü ve mal beşirin sadece anahtardan bahsettiğini anlayıp rahatladı. ya beşir al o anahtarları öldüğünde pamuk yerine onu tıkasınlar sana. ne saf adamsın be kapkara oldun yanarak ölmüş izlenimi vererek gideceksin öbür tarafa hala nihali düşünüyorsun kendi kıçını kurtar sen bi. *
matmazel... öncelikle geçen hafta gözümden kaçan bir detayla başlamak istiyorum. nihal yurtdışında okumaya karar verdiğini açıkladığında 'hemen julilliard'la görüşmelere başlayayım' dedin. duy da inanma. nihal'de juilliard kapasitesi var mı be kadın. o piyanoyla serdar ortaç şarkısı bile çalamaz.
beşir... ne dönek adamsın oğlum sen? beho karşında iki zırladı diye hemen yavşadın. bir karar ver artık. anahtar üzerinden gündem yaratmaya çalışma. sözünün eri ol. bizde laf ağızdan bir kere çıkar. yok süleyman efendi'ye, yok matmazel'e, olmadı behlül'e. bu ne oğlum? oyuncak mı millet senin elinde? en sonunda senin eline verecekler. anahtarı yani, yanlış anlama.
firdevs kaltağı... senin düştüğün durum, resmen içimin yağlarını eritti. nasıl zevkten dört köşe oldum anlatamam. bihter bana verse, bu kadar zevk almazdım, emin ol. gerçi allah'a çok şükür midem var. anladın sen onu.
neyse, bu hafta lafı fazla uzatmayacağım. son olarak şu reklam öncesi çıkan stil danışmanlarına da laf sokmazsam çatlarım. neymiş efendim, bihter'in kostümleri çok temizmiş de, nasıl bu kadar temiz oluyor diye merak edip, onlara soruyormuşuz. sizin yalanınızı yiyeyim ben. köşktekilerle uğraştığımız yettiyor, bir de stil danışmanları çıktı başımıza. neyse, az kaldı. biraz daha sıkın dişlerinizi.
behlül'ün dansöz gibi kıvırdığı, bi yata tav olduğu bölüm olmuştur. bi bölümde çık içimden bihter, diğer bölümde ben nihali seviyorum böhühü, sana acıyorum bihter.
sonunda beşir ölmesin. bihter'le behlül bi şekilde evlensin, matmazel'le de ednan evlensin. nihal de beşir'e kalsın, ben senin değerini nasıl bilemedim dıleeyyy dılleeyyy diye nihal sızlansın ve akabinde bir nikah da onlara gelsin. bu mutlulu tabloyu ahsen hanım göremesin bu bölümde uyuz oldum kendisine, ölsün gitsin. ' halid ziya uşaklıgil'den özür dileriz ' diye de büyük puntolarla yazılsın finalde. mis gibi olur, şahane olur.
gerçek anlamda , aşkı memnu 1975 izlenmeli izlencekse ve çünkü; şimdiki hali yasak aşkı kutsayan bir dizi halinde ama 75'teki hali gerçek anlamda yasak aşkın en kötü yanları gösteriyor ve halit refiğ çok güzel çekmiştir..türkiyenin ilk dizisidir. dizi sektörü sektör olmasını aşkı memnuya borçludur.http://videonuz.ensonhaber.com/izle/ask-i-memnu-1975 eğer izlencekse aşkı menu 1975 izlenmelihttp://www.yazete.com/hab...id=22549&Categoryid=4
öncelikle itiraf ediyorum eğer ednan bey gibi bir salak bulursam 50 tane behlül feda ederdim. behlül cici yatı ile yata yata mutlu sona doğru gidiyorken matmazel işi bozmasa bari. hem kriminal büro incelemiş o kasetekiler behlül ve bihter değilmiş rahat olun.
anlamadım arsen teyze neden birden döndü o kadar bırak söylesin adam adnan' a...
o değil de katya da kaşar çıktı. adam iki yanaştı bir baktım aynı yatakda uyanmacalar falan. bu dizi biterse başka uğraşım kalmayacak ne yapacağım bilemiyorum.
behlül'ün duygusallaştıgı ve beyaz leblebi yemiş gibi takılan beşir'e itiraflarda bulundugu bölüm olmuştur ayrıca. adam bildiğin ağladı ben pisliğim diye itiraf etti. ama bu behlül'e olan sinirimizi geçirdi mi tabiki hayır.
2 saat öncesinde Bihter için parfüm sıkınan adam tekneyi görünce kendinden geçmiş, delirmiş, nihal'e aşık olmuştur birden, e işin aslı Ednan bana da tekne hediye etse ben de evlenirim nihal'le hatta Ednan'la da evlenirim.
Sözlükçe evlenip köşeyi döneriz.
bu beşir kardeş iyi çocuk, dürüst çocuk da(amatör porno film çekimlerini saymazsak) evin beyi mi yoksa evin çalışanı mı belli değil. o ne lan, bahçeye şezlong atmış, kıçı devirmiş, yatıyor kerata.
zengin doğum günü de bir başka oluyor dedirtmiş dizidir. adam yepisyeni hayvani bir yat aldı behlüle. ve yatın alındıgı ilk gece bu behlül yüzde 99 ihtimalle bu adamın kızını bu yatta götürdü. kafayı duvarlara vurdum fayda etmiyor etmiyor. dünyanın boş adamı behlül işi biliyor. bir de zengin güruhun yatı görünce esprileri var beni benden alır. bu ne yapmacıklıktır. ayrıca nihal'in denize bakıp "deniz bana sonsuzlugu hatırlatıyor" vari klişe lafı da beni benden almıştır. sanki farklı birşey söylermişcesine. gene soruyorum bu behlül ne iş yapar ünvanı nedir. bileydik behlülle aynı bölümü okurduk.