Leon filminde mathilda'nın oldukça iyi saptadığı belirtiler:
Mathilda : Leon, sanırım bir şekilde sana aşık oluyorum. Bu başıma ilk gez geliyor, biliyor musun ?
Leon : Daha önce hiç aşık olmadıysan, bunun aşk olduğunu nerden biliyorsun ?
Mathilda : Çünkü hissediyorum.
Leon : Nerede ?
Mathilda : Karnımda. Sıcacık. Hep orada bir yumru olurdu. Ama şimdi geçti.
sevdiğin kişiyi gördüğünde yerinde duramazsın. onun bir gülümsemesiyle gün boyu enerji dolu olursun. en önemlisi de hep aklına gelir ve hep onun yanında olmak istersin.
onu gördüğünde kalp ritiminde dalgalanmalar oluşur.akabinde onu gördüğünde yüzünde bir tebessüm oluşur,konuşurken saçmalarsın;böyle elini ayağını nereye koyacağını bilemezsin,onu etkilemek için türlü türlü şaklabanlıklar yaparsın,sırf sesini duymak için yerli yersiz saçma sapan sorular sorarsın.yeri gelir kendinden ödün verirsin,yeri gelir gururunu hiçe sayarsın.
(bkz: off çok dertliyim sözlük)
erkeklerde ve kızlarda farklı olan belirtilerdir. kızlarda göt deliğinde bir ağrı hissetme baş gösterebilir. aşık olunan kişiyi düşünüp mastürbasyon yaparken parmaklanan deliği şaşırma sonucu oluşabilir bu. erkeklerde ise penis kırılması görülebilir. mastürbasyon yaparken elini kullanmayıp sokacak delik arayan ergen gençlerde olur bu durum. öyle her deliğe sokmayınız efenim, ne öyle elektrikli süpürgenin borusuna sokup gaza gelip süpürgeyi çalıştırmalar. (oha amk ne attım...)
o değil de insanı en yaralayan şey ne biliyor musunuz?
böylesine garip, komik ve farklı belirtiler yaşadıktan sonra o bir zamanlar dokunmaya kıyamadığınız, görünce heyecandan öleceğinizi sandığınız, saçlarındaki rüzgardan bile kıskandığınız o insanın,
nasıl desem,
yitip gitmesi değil de,
anlatamadım derdimi işte, garip ama boğazımda düğümlendi kelimeler, yazamadım, söyleyemedim,
eskisi gibi olmayışı...
aslında tam da olduğu gibi kalıp sizin gözünüzdeki o kalp desenli pembe perdenin yavaşça savrulup uçması...
onu seviyorsunuz, onu hala eskisi gibi seviyorsunuz.
ama ona gösterdiğiniz tolerans mı desem, romantizm mi desem, birşeyler canlılığını yitiriyor gün geçtikçe.
ilişkinin olgunlaşması ya da sizin olgunlaşmanız olabilir bu.
çocukça çırpınışlar, ufak telaşlardan arınmak da olabilir.bilemiyorum, çözemiyorum.
bu kaçınılmaz son mu yoksa kendi belirlediğimiz çizgi mi ona da karar veremiyorum işte.