aziz nesin

entry917 galeri136
    459.
  1. "bu yeryüzünde öyle meslekler vardır ki, o meslekten olanlar, o mesleği yapanlar, kendilerini tanıtacak kart bastıramazlar. bunlar kendilerini tanıtırken, yaptıkları işi söyleyemezler. örneğin orospuların, örneğin yankesicilerin, örneğin dolandırıcıların, örneğin genelev işletenlerin kartları yoktur ve bu işleri yaptıklarını söyleyemezler.

    biliyoruz ki bu dünyada kapitalistler de var. ama niçin adında kapitalist olduğunu bildiren tek parti bile yok dünyada? yoktur, olamaz; çünkü kimi meslekleri yapanlar o meslekleri yaptıklarını açıklayamazlar, mesleklerini bildiren kart bastıramazlar. örneğin yukarıda saydıklarım gibi..."

    sözünün sahibi, Türkiye’nin en önemli yazar ve aydınlarından olan Aziz Nesin’in ölümünün 17. yılı bugün. Yazdığı yüzün üzerinde kitapla ülkenin içinde bulunduğu durumu keskin mizah anlayışıyla gözler önüne seren Nesin, bugün aydınlanmacı kimliğiyle anılmaya devam ediyor.
    7 ...
  2. 458.
  3. 17 yıl önce aramızdan ayrılan, trajikomik yazıların üstadı, güzel insan.
    6 ...
  4. 457.
  5. --spoiler--
    Bazen insan öyle özlenir ki...Özlenen bilse, yokluğundan utanır !
    --spoiler--
    10 ...
  6. 456.
  7. 'Aziz nesin olum sen' demişler küçükken bu adama.

    Biz öyle duyduk.
    0 ...
  8. 455.
  9. onu Sivas katliyamının nedeni olarak görüp bilenlerin, mini etekli kıza tecavüz edip ''beni tahrik etti'' diyen adamın zihniyetinden farklı bi zihniyete sahip olduğunu düşünmüyorum. Hatırladıkça kanım donuyor.
    ''Bana Dokunmayan Yılan Bin Yıl Yaşasın, Diyerek Yaşattığınız Yılanların Bir Sonraki Hedefi Siz Olursunuz.'' diye bir sözü vardır kendisinin.
    1 ...
  10. 454.
  11. Hiç kimseye güvenmiyorum diye bir şey yoktur! "Zamanında o'na güvendiğim için, artık kimseye güvenmiyorum vardır.

    Aziz Nesin
    3 ...
  12. 453.
  13. 452.
  14. 451.
  15. sivas olaylarının gerçekleşmesinde büyük rolü olup mazlum ilan edilmiş.
    badem gözlü olmuş yazar.
    en az yobazlar kadar suçlu en az onlar kadar cahildir.
    kutsal olana bilinen en dindar yerde saldırmak ahmaklıktır.
    yaşanılanları haketmememiştir sivas
    ama bu adam o yangının yüzü değildir.
    yazarlığına sözümüz yok üstattır ama yaptığını unutmadık.
    0 ...
  16. 450.
  17. %60 aptal olan Türk milleti "beni milyarder yaptıysa zaten aptaldır" sözlerine sahip kişi. Karşısındaki muhalefet siz müslümanlığı anlamıyorsunuz, bilmiyorsunuz. "Türkler yani müslümanlar öyle kudretli, büyük ve asildirler ki (bu aptallık kesinlikle değildir) ona taş atana ekmek atarlar. Ama siz bunu anlayamadığınızdan, hırçınlık ve savaşçı saldırgan, kardeşlikten uzak tutumunuzdan hiçbir zaman anlayamayacağınızdan, buna aptallık diyebilirsiniz.

    Ama yinede Aziz Türk milleti hiçbir zaman sana düşman olmadı, senin kendine olduğun kadar hiç kimse olmadı. "insan ne yaparsa kendi kendine yapar" sözünün en büyük örneğidir.

    Aziz Nesin 'i iyi anlamak gerekir derler. Suyun bulanık tarafı görünür ve bulanık dersin, derinliklerindeki saflığı temizliği ne yapabiliriz? sorusunu akıllara getirir.
    2 ...
  18. 449.
  19. ''Beş yaşımdayım. Bana daha o yaşımda okuma-yazma, matematik, sarf ve nahiv (dilbilgisi ve sözdizimi) ve tecvit öğreten ve Kur'an'ı ezberleten Galip Amcam şu gülütü anlatmıştı:

    Köpeğe sormuşlar:
    - Niçin havlayıp duruyorsun?
    - yürekliliğimden ... demiş köpek.
    - Öyleyse gerin niçin gelip gidiyor?
    Köpek yanıtlamış soruyu:
    - Korkumdan!

    Altmış yedi yıldan beri unutamadığıma göre, ölene dek unutamayacağım bu gülütü duyduğumdan bu yana, yaşamımdaki deneyimlerimde gözlemledim ki, havlayıp hırlayarak, zart zurtla, zorbalıkla, dayak ve işkenceyle başkalarını korkutmak isteyen ve korkutanların kendileri daha çok korkmakta ve korkularından gerileri gidip gelmektedir.

    Başkalarını korkutmaya çalışan ve korkutanların kendileri daha çok korkarlar ve korktukça, korkularını yenmek için daha çok korkutmaya çalışırlar.

    Bu korku kısırdöngüsü böylece sürer. Gerçekten yürekli olanlar, ne başkalarını korkutmaya çalışır, ne kendileri korkarlar.''
    0 ...
  20. 448.
  21. &feature=endscreen Aziz nesin yine göt ediyor.
    1 ...
  22. 447.
  23. Birgün bu ülkenin başucuna bir not, yanağına da bir öpücük kondurup gideceğim. "çok tatlı uyuyordun uyandırmaya kıyamadım" diyeceğim.

    Aziz NESiN
    2 ...
  24. 446.
  25. turk halkina az bile soylemis yazar. adam agzimiza siciyor, sucuk niyetine ekmek baniyoruz.
    2 ...
  26. 445.
  27. yazıları fotoğraf gibi olan rahmetli yazar. rahmetli yaşasa kendisi için rahmetli denilmesinden hoşlanır mıydı bilemem ama gözlem gücü çok iyi olan ve mizahı silah gibi kullanan az sayıdaki kafası çalışan adamdan birisiydi.

    Memleketin, 1950lerden başlayarak günümüze kadar olan macerasını üstadın kitaplarından çok rahat takip edebilirsiniz. Sebahattin Ali ve Nazım Hikmet gibi isimlere eziyet çektiren zihniyet*, üstadı da pas geçmemiştir (detayları 'Poliste' kitabında mevcut).

    1993 olaylarının başlamasında önemli rolü vardır. Yapısı gereği provokatif bir kişilikli. Provokatif derken altını çizerek belirtelim, hakaret ya da başka amaçla söylemiyorum, üslubu, tarzı öyleydi. Kitaplarını, eserlerini okuyanlar az çok bu karakteri yakalayabilirler. Meşhur "Türklerin %60 aptal" konusu da aynı şekildeydi. Ama işte o meş'um 2 temmuz günü, bazı "zinde kuvvetler"e bulunmaz bir nimet oldu rahmetlinin meşhur şeytan ayetleri ile ilgili sözleri. Kendisi zar zor kurtuldu, ama ya gidenler? Bu olaydan hemen iki yıl sonra vefat etti zaten. Acaba hiç düşünmüş müdür, bu lafları hiç etmese, o olayların seyri yine böyle olur muydu diye.

    Ruhun şâd olsun üstad...
    1 ...
  28. 444.
  29. en güzel dizelerin babası.

    sen ağaçların aptalı
    ben insanların
    seni kandırır havalar
    beni sevdalar
    bir ılıman hava esmeye görsün
    düşünmeden gelecek karakış...
    açarsın çiçeklerini...
    bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
    bir güler yüz bir tatlı söz...
    açarım yüreğimi hemen
    yemişe durmadan çarpar seni karayel
    beni karasevda
    hem de bilerek kandırıldığımızı
    kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
    koş desinler bize şaşkın
    sonu gelmese de hiç bir aşkın
    açalım yine de çiçeklerimizi
    senden yanayım arkadaşım
    havanı bulunca aç çiçeklerini
    nasıl açıyorsam yüreğimi
    belki bu kez kış olmaz
    bakarsın sevdan düş olmaz
    nasıl vermişsem kendimi son sevdama
    vur kendini sen de bu güzel havaya

    (bkz: arkadaşım badem ağacı)
    1 ...
  30. 443.
  31. içinden geldiği topluma ayna tutmuş önemli yazarımız. bazı malların sırf siyasi buhranlarından dolayı sözlerini kendilerini avutmak için kullanmaları saçma ve zavallıca. ama bir de şu var; bu adam türkiye'deki* çarpıklıkları, şark kurnazlığını, iki yüzlülüğü ve hukuksuzluğu biraz abartıp mizahi bir şekilde harika anlatmıştır.
    0 ...
  32. 442.
  33. 2 temmuz 1993 de sivasta yobazların saldırısını sonucunda otel den sağ çıkabilmiş ,türkiye nin önemli yazarlarındandır.
    1 ...
  34. 441.
  35. bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya… en az erkekler kadar yani! ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir.ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe!

    işte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. gözleri buğulanır kadının sonra.

    ağlamayacağım, der içinden. ama engel olamaz işte.

    çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. ince ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli… ve kadın ağlar; hem de çok!

    sanmayın ki gidene ağlar kadın! gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. o yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. her damla, daha çok kadın yapar kadınları. her damla bir derstir çünkü.

    bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. bilmediklerindendir böyle demeleri. çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler.

    içlerindeki zehirdir onları öldüren! ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları.

    dönüşmemesi lazımdır oysa. o yüzden de bolca ağlarlar.

    zaman geçer sonra. kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı…

    çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden.
    güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan…

    insanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan. çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
    zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar.

    çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. e.. o zaman niye sarılsınlar ki!

    niye sarılalım ki!

    etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.

    bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır.

    bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır.
    bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.
    o da kim, ne diye sormayın artık. çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü
    1 ...
  36. 440.
  37. 1934 yılında Soyadı Kanunu çıktı, her Türk kendine bir soyadı alacaktı. Herkes kendi soyadını kendisi seçtiği için insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri,eli açık; dünyanın en korkakları;yürekli; dünyanın en tembelleri;çalışkan; gibi soyadları aldılar. Bir mektup yazabilecek zamanda ancak imzasını atabilen bir öğretmenimiz kendisine;çevikel&; soyadının almıştı. Irkçılığın yayıldığı günler olduğundan, özellikle Türklüğü karışık olanlar ırkçılığı anlatan soyadlarını kapışıyorlardı. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime nesin; soyadını aldım. Herkes nesin; diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim diyede bir soyadı hikayesi vardır ki kendini bilmezlere mükemmel bir örnektir.
    5 ...
  38. 439.
  39. güldürürken düşündüren önemli yazarlarımızdandır.
    1 ...
  40. 438.
  41. türkiye'nin kaçta kaçına aptal dediği çeşitli kaynaklarca tam belirlenemeyen yazar. kimileri 70 der kimi 60, 90 var 99 var. aslında burada bahsettiği aptallık aslında tam olarak aptallık değil, yani gerizekalıktan bahsetmiyor üstad, daha çok basiretsizlik, yetersizliktir asıl vurgulamak istediği.

    ve türkiye'nin %99'u basiretsiz ve yetersizdir. hatta müslüman ülkelerin hemen hepsi böyledir.
    5 ...
  42. 437.
  43. türkiye'nin %70'i aptal demişti. kendisini o %70 içine koyuyor muydu merak ediyoruz.

    insandır.
    3 ...
  44. 436.
  45. bir ara adını "aziz nesrin" diye yazanı gördüm.
    0 ...
  46. 435.
  47. iyi ve komik bir yazardır ayrıca çok hoş eserlere imza atmıştır.
    4 ...
© 2026 uludağ sözlük