aziz nesin

entry917 galeri136
    484.
  1. tekrar tekrar izlemekten sıkılmadığım malum videodaki vurucu tespitleri için;


    edit: evren gibi bi herif!
    1 ...
  2. 483.
  3. uludağ sözlüğü görseydi hüznünden oturup ağlardı. intihara kadar yolu olurdu adamcağızın.
    0 ...
  4. 482.
  5. ileri görüşlü bir adamdır.

    "Yarın öbür gün bu dinciler iktidara gelip, imam hatip'ten yetiştirdiği talebeleri yargıç, avukat, hekim, mühendis, belediye reisi gibi devletin her koluna atayıp, en son bu talebeleri harbiye'ye sokarak orduyu ele geçirip devleti kuşatacaklar. ama şu an bunun kimse farkında değil."

    aziz nesin, 1993.
    1 ...
  6. 481.
  7. Yeri doldurulamaz kültür çınarıdır.
    0 ...
  8. 480.
  9. 479.
  10. Ne kadar kalmak istesekte bazen gitmek zorunda kalırız.
    Ve ne kadar gitmek zorunda olsakta,
    hep kalmaktan yanadır sol yanımız..
    1 ...
  11. 478.
  12. aziz nesin'in anısıdır efenim.

    1965 senesiydi. işe gireli henüz iki hafta olmuştu. Bir genel müdürlükte, özel kalem müdürünün yardımcısıydım. Bayrama on gün kala, müdürüm hastalandı ve rapor aldı. Ertesi gün, genel müdür, beni odasına çağırdı.

    Buyrun efendim.

    Tebrik kartları hazır mı evladım?

    Hangi tebrik kartları efendim?

    Eyvahlar olsun, Şükrü sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartı göndermeli. Şimdiye çoktan postaya vermiş olmamız gerekirdi.

    Hiç haberim olmadı efendim

    Hemen, hemen hemen ! Yarına istiyorum üç bin adet kartı sabaha kadar yaz ve postaya ver.

    Emredersiniz efendim! dedim ve odadan çıktım. Ancak üç bin adet bayram tebrik kartını tek tek nasıl yazacağım

    Genel müdür, kartların çini mürekkeple ve güzel bir yazıyla yazılmasını isterdi. Üç bin adet kartın iki bin tanesi makamca kendinden aşağıda olanlara şu şekilde yazacaktım:

    Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.

    Kalan bin tanesi de, daha üst makamdakilere:

    Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim. şeklinde yazılacaktı

    Hiç vakit geçirmeden masamın başına geçip kolları sıvadım. Önümde davetiyelerden oluşan irili ufaklı pek çok dağ duruyordu. Ben mesaim bitiyor, az sonra çıkar evime giderim derken, sabaha kadar burada kalıp üçbin kartı yazmak zorunda kaldım. Sızlanmanın faydası yok, işe başlayım:

    Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.

    Bayramını kutlar, gözlerinden öperim.

    5,10,20,50,100, 750,875. Yazıyorum yazıyorum bitmiyor! Vakit gece yarısını

    geçti gitti bana öyle bir sıkıntı bastı ki, tarif edemem.

    Yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum.. bitmiyor.

    En nihayetinde alt makam kartları bitti. Ama ben de bittim. Şafak sökmek üzereydi. işi biten kartları masamın üzerinden alıp başka bir yere koydum.

    Ama önümde hâlâ bin adetlik bir kart yığını durmaktaydı. Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederime başladım..

    Durmadan yazıyordum. Göz kapaklarIm öyle ağırlaşmıştı ki, gözlerimi açık tutmam her bir karttan sonra daha da zor bir hale gelmişti. Resmen işkence çekiyordum.

    125,279,400, 689. yazdım yazdım yazdım. Bir vakit sonra, artık ben kaleme değil o bana hakim olmaya başladı. Ama hâlâ yazıyordum:

    Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim.

    Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim.

    Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken...

    Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim...

    Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim...

    Önce bayramınızı eder, sonra eşinizle Niyazi'ye başarılı günler dilerim...

    Sizin de eşinizin de Niyazi'nin de bayramını saygıyla eder, sıhhat dilerim..

    Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi'ye başarılar diler aynı zamanda ederim...

    Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi'nin gözlerinden öperim...

    Sizin de, eşinizin de, Niyazi'nin de, bayramını da, tatilini de, gelmişini de, geçmişini de.. saygıyla ederim...

    Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı:

    Aferin dedi. Bitirmen iyi olmuş. Hemen postalayın!

    Hemen postaladık.

    Üç gün sonra da önce bizim genel müdürü, ardından bendenizi postaladılar.
    2 ...
  13. 477.
  14. "...insanoğlu nâziktir, ağır sözü kaldırmaz,
    Eşek dersin kızar da, sırtına bin aldırmaz!..."
    2 ...
  15. 476.
  16. "bir bok bilmiyorsun, işin kötüsü bir bok bilmediğini de bilmiyorsun."

    -aziz nesin
    3 ...
  17. 475.
  18. "Aldatan kişinin cinsiyeti ne olursa olsun, medeni hali şerefsizdir." demiş, herşeyini çocuklara bırakmış tek insan evladı, adam gibi adam.
    1 ...
  19. 474.
  20. "Ne sen beni anlıyorsun,
    Ne de ben.
    Ne ben anlatabiliyorum,
    Ne de sen.
    Besbelli, bitecek.."

    internette bir şeylere bakarken, yüzüme çarpan birkaç söz.
    3 ...
  21. 473.
  22. Sevgilisinden ayrıldığında çevresine mutlu imajı vermeye çalışır ya insanlar, işte asıl yalnızlıkları o zaman başlar.

    Aziz NESiN
    3 ...
  23. 472.
  24. memleketteki en samimi yazarlardan birisi.

    yaptığı provokatif şeyler olmuştu ama onun bunları provokatif amaçlı "pislik olsun" veya "ipnelik olsun" diye yaptığını düşünmüyorum, tamamen öyle inandığı için yaptığına eminim. "nereden eminsin la" diyenlere de "biliyoruz da konuşuyoruz" derim soran olursa...

    ulusalcı/chp tayfası hiç kasmasın, onların cenahta birisi değildi, ayrıca öyle aydınlık olsun vs. diye kasan da bir yazar değildi, yazmak onun bir şekilde doğal yaptığı bir işti. Yaptığı gözlemler hikayelerinde öylesine derinliklidir ki insan şaşırır.

    1950-60lar türkiyesinin ikiyüzlü kentlisi, kurnaz köylüsü bir şekilde hikayelerinde belirir ve o zamanlardan başlayan sosyal çöküntüyü, hikayelerini okuyanlar görebilirler.

    inandığı hayatı yaşadı, inandığı gibi öldü. her ne kadar ateist idiyse de allah rahmet eylesin...
    3 ...
  25. 471.
  26. %98 i müslüman olan bir ülkede selman rüşdi nin şeytan ayetleri adlı provokasyon kokan kitabını aydınlık gazetesinde tefrika etmesi sivas olayları ve madımak otelinin yakılma sürecinin fitilini ateşlemiştir. necip türk milletinin% 60 ı aptaldır diyebilecek cüreti kendinde görebilmiş ama bu yakıştırmayı en fazla kendisi hakeden provokasyoncudur.
    0 ...
  27. 470.
  28. ironi sanatını layıkıyla yapmıs insan.
    0 ...
  29. 469.
  30. aşagıda söylemden de anlaşıldığı gibi birincisi aptal diye bahsedilen kesim chp lilerden oluşan kesindir ki bunlara türk milleti demek vicdansızlıktır, nerde kripto ararsan gizli dinli gizli meshepli ararsan ordadır, sen necisin dediginde horasandan gelmiş türkmenim der sana, ayrıca % 60 demekte bundan dolayı yanlıştır zira chp dedigin %30 u bile bulmaz, bu aşagılık pislik adamın kitabını bir müslüman ın alıp para verip okuması mümkün mü?
    boktu zaten koktu, sivas ta ergenekon la yaptıgı işbirligi ile topluma bir kama saplayıp geberdi gitti, "gebermek" kendisinin kendisi için kullanduğı bir tabirdir, dünyayı kirletiyordu, onsuz dünya daha temiz.

    --spoiler--
    "siz türk milletinin yüzde 60'ına aptal diyemezsiniz, onlar sizin kitaplarınızı alıp sizi tirilyoner yaptı" diyen aydına!, "zaten bu yüzen aptallar, kendilerine aptal diyen birini zengin yapıyorlar" cevabını veren yazar.
    --spoiler--
    0 ...
  31. 468.
  32. aramızdan ayrılışının 17. yılında beynimize bir ok gibi giren aydınlık sözlerini bir kez daha kendi ağzından duyalım. 2 dakikada bütün bir türkiye gerçeğini ifade etmek için aziz nesin mi olmak gerekir ne?

    1 ...
  33. 467.
  34. --spoiler--
    Sevmezler Aziz Nesin'i. Bugün en dinci geçinenler üç kuruş para için kul köpek olurken, Aziz Nesin herşeyini halkın çocuklarına bıraktı.
    --spoiler--
    3 ...
  35. 466.
  36. bilirsin gunahlari yazan melek soldadir. hatta bundandir kalbin solda olmasi. cunku belkide ask, yasanilan en buyuk gunahtir.

    bazen insan oyle ozlenir ki ozlenen bilse, yoklugundan utanir.
    saygiyla aniyoruz.
    1 ...
  37. 465.
  38. ateist olduğu için çoğu insan tarafından sevilmeyen ama benim kalbimde hep var olan büyük mizah ustası. sizene lan adam ateistse ateist. bu ülkede insanların düşüncelerine saygılı olmayı öğrenmedikçe bu ülke hep geri kalacak.

    saygıyla anıyoruz.
    4 ...
  39. 464.
  40. Aziz Nesin'e Soyadını sorarlar.
    Şöyle Cevap verir :
    "1934 yılında soyadı kanunu çıktı
    Herkes kendi soyadını kendisi seçtiği için insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı
    Dünyanın en cimrileri 'eli açık',
    dünyanın en korkakları 'yürekli',
    dünyanın en tembelleri 'çalışkan' gibi soyadları aldılar
    Kendime 'NESiN' soyadını aldım.
    Herkes 'NE-SiN' diye çağırdıkça,
    Ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim."
    4 ...
  41. 463.
  42. 462.
  43. saygı, sevgi ve sevdayla...

    --spoiler--
    Arkadaşım Badem Ağacı

    Sen ağaçların aptalı
    Ben insanların
    Seni kandırır havalar
    Beni sevdalar
    Bir ılıman hava esmeye görsün
    Düşünmeden gelecek karakış...
    Açarsın çiçeklerini...
    Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
    Bir güler yüz bir tatlı söz...
    Açarım yüreğimi hemen
    Yemişe durmadan çarpar seni karayel
    Beni karasevda
    Hem de bilerek kandırıldığımızı
    Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
    Koo desinler bize şaşkın
    Sonu gelmese de hiç bir aşkın
    Açalım yine de çiçeklerimizi
    Senden yanayım arkadaşım
    Havanı bulunca aç çiçeklerini
    Nasıl açıyorsam yüreğimi
    Belki bu kez kış olmaz
    Bakarsın sevdan düş olmaz
    Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
    Vur kendini sen de bu güzel havaya

    --spoiler--
    2 ...
  44. 461.
  45. 460.
  46. Gözler önünde işte
    Gittikçe arınıyorum kendimden
    Her giden güzelleşir
    Gidiyorum güzelleşmek için
    Unutulsun diye çirkinliklerim
    Gelecek birisi güzeldir
    Gelince güzel değil
    Hele gelmişse çirkin
    Yaşam, ölüm gelecek diye güzel
    Ey güzeller güzeli beklediğim
    Kaç saatim, kaç dakikam ya da saniyem
    Artık ne gelmek ne de gitmek
    Yaşamın en zor yanı beklemek
    Hiçbirimiz beklemedik doğmayı,
    Doğduğumuzdan beri beklediğimiz.. ölmek.
    6 ...
© 2026 uludağ sözlük