(120) ibni Muhayriz şöyle dedi:Mescide girdim, orada Ebu Said [Radiyallahu Anh)[ı görüp yanına oturdum ve ona azil meselesini sordum. Ebu Said [Radiyallahu Anh)şöyle cevap verdi:Biz Mustalik oğulları savaşında Rasulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem)[ ile beraber yola çıktık. Neticede Arap esirlerden birçok kadın esir elde ettik. Kadınlara karşı arzumuz artmış bekârlık bize çok şiddetli olmuştu. Kadınlara yaklaşmak, bununla beraber azil hoşumuza gidiyor azil yapmak istiyorduk. Ancak Rasulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem)[aramızda iken, ona sormadan nasıl azil yaparız dedik ve bu meseleyi Rasulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem)[e sorduk.asulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem)Bu fiili yapmamanız üzerinize gerekli değildir yahut. Bunu yapmanızda üzerine bir beis yoktur Kıyamet gününe kadar meydana gelecek her can muhakkak dünyaya gelecektir[buyurdu.[uhari 3868, Müslim 1438/125, Ebu Davud 2172, Said bin Mensur 2220, Begavi 2370
önceleri bu olayı haram kılan muhammet cariyelerin durumunu unutmuştu. sonra baktı ki bunu haram kılarsa kimse cariyeleri tokmaklayamayacak hadi haram olmasın dedi. bi savaş sonrası askerlerin gelip "elimize hatun eli değmedi sikişmek istiyoruz da bu köleleri siker hamile bırakırsak satamayız azil edelim yani içlerine boşalmayalım ama sikelim diyince eh sikin bari cevabı gelmişir. çok aydın bir dindir bu durumu ortaya koyan.
--spoiler--
insanlığın sonu, din ve devletin yaratıldığı gün gelmiştir. aileyse, din ve devlet yaratan bireyleri yetiştirmiştir. sadece düşünmenizi istiyorum. bunların olmadığı bir dünyanın derhal düzensizliğe düşeceğini düşünmenizin nedenini ve ne kadar şartlandığınızı anlamanızı istiyorum. güneşin doğudan batması kadar aykırı gelen her düşüncenin nasıl yargılandığını düşünmenizi istiyorum. yerçekimi, düşünce değildir. ama uçmak bir düşüncedir. uğruna ölenlerin gerçekleştirdikleri bir düşünce.
....
asil yaşayan bir delidir. anımsamadığı için geçmişi, önemsemediği için geleceği yoktur.
--spoiler--
rüyalarınıza tecavüz eder,
nasıl mı ?
yorucu bir okuma gerçekleşiyor zaten,
sayfaları hızla çeviremiyorum şahsen ben,
nasıl yani deyip baya kafa yoruyorsun,
normalde bir günde bitecek inceliğe sahipken
ki dili de ağır değil
ama anlatmak istedikleri, kafayı öyle bir yoruyor ki,
sıkıntılı rüyaların habercisi oluyor.
az kaldı yicem olum seni !
bitim sonrası edit:
kafamın içinde filler s*kişiyor.
nefis bir hakan günday kitabı,
ne yazsam ne desem eksik kalır,
okunmalı,
üzerine kafa yorulmalı,
altı çizilen cümleler beyne tecavüz etmeli,
dağıttın yine beni !
Kitaptaki karanlık hava etkileyici.
Akıcılık ve elle tutulur bir konu yok.
Çelişki dolu.
Bazı yerler saçma
Çalakalem yazıldığı çok belli.
Ve nedenini pek bilmeden, Hakan Günday okumaya devam edeceğim.
Tuhaf şekilde karşılaştığım hakan günday eseri. Yer yer irvin yalom okuyormuşsunuz hissi veren ama asla özentilikle benzendiğini düşündürmeyen ve sık sık sorgulatan güzel bi akışa sahip olmasına rağmen sayfaları hızlı çeviremediğiniz ya da çevirmediğiniz türk edebiyatında varolduğuna sevindiren bi kitap. Ayrıca kinyas ve kayradan daha çok sarmıştır beni nedense.
Hakan Günday’ın bana göre en akıcı romanıdır çünkü ortalama üç saatte bitirdim. Kitabı satın aldım, Eve geldim, üçlü çekyata oturdum ve okumaya başladım. Yaklaşık üç saat Sonra da kitabı kapatıp bir sigara yaktım.
Bu roman için, kinyas ve Kayra’daki nihilist eğilimi saymazsak eğer, Hakan Günday’ın tek felsefi romanı diyebiliriz. Okumaya başladığınız andan itibaren farklı bir dünyaya giriyorsunuz. Gözlerinizin önünden sayılar harfler falan akıyor, aynı hangover’daki alan karakterinin kumar oynadığı sahnedeki gibi.
Ana karakter psikopatın biri. Bazen ailesine silah çekiyor, bazen de tek oturuşta kitap yazıyor. Bazen deli, bazen dahi. Ama yaptığı sosyal deneyler çok çarpıcıydı.
Okumak isterseniz eğer önce ziyan’ı okumanız lazım. Çünkü bu bir devam kitabıdır.
Cima esnasında, korunma amaçlı ve kirli dünyaya çocuk getirmeyen tarafların aktivitesi. Zeker, müennesin rahminden çıkardığı orgazm patlamasını dışarı boşalıyor. Dışarısı da tarafların meşreblerine kalmış. Sonrası peçete.
Azil,
tene değen beyaz kelebeklerin uçuşudur. Bebekler olacakken kelebek oluyor, karlı ve sulu kelebekler.
Bir de ABD Başkanı Trump'a yönelik yürütülen bir Azil Süreci vardı. 3 yıl boyunca didik didik aradılar, özel savı atadılar fakat sonuç, nothing.
Özel savcı Mueller'e sevgilerle,
kinyas ve kayra'dan sonra okuduğum hakan günday eseri. ancak ne k&k'dan aldığım keyfi alabildim ne de edebi olarak kendimi doymuş hissettim. cahilliğimi mazur görün ama kitaptan pek de bir şey anladığım söylenemez. hatta şöyle bir saçmalık geçiyordu bir yerinde; adamın serçe parmağında bir ben varmış da bütün bilincini oraya hapsetmiş de... belki tekrar okurum da gelip kendi entry'me söverim yıllar sonra.
insanların iyiliğe yönelmesinin tek yolu kötülükten kaçmaktır. Kitabın genelinden aklımda kalan kısmı. insanlara kötülüğü öyle bir göstermeliyizki diyordu asil. insanlara bu kadar kötülük fazla gelmeli ve iyiliğe sığınmalılar. Birgün çocuk işçi çalıştıranlara vergi indirimi uygulansın diyorlar, diğer gün tecavüzcü tecavüz ettiği kişiyle evlenirse affedilsin diyorlardı. Rüşvet dolandırıcılık yasallaşsın, okullar azaltılsın, düşünce özgürlüğü yasaklansın vs vs. Şimdilerde bu kötülüklerin hepsini destekleyenleri gerçekten de görüyor ama tepki vermiyoruz. Sanırım kitapta da işe yaramıyordu. Gerçek hayatta işe yaramadığı gün gibi gerçek.