Hayatta göremeyeceğiniz kadar rüşvetin olduğu, karılarının geneli güzel olup paraya aşırı düşkünlükleri, genelinin Türkleri sevmediği, internetin hala pahalı olduğu, çok enteresan bir ülkedir. Gitmeyiniz efenim.
Aklı olan buranın insanlarından uzak durur.
Son lafım.
Tanım: doğru dürüst camisi bile olmayan ve herkesin çok normal şekilde domuz eti yediği ülke. Giderseniz etli bir şeylerde mutlaka sorun. Abla tavsiyesi.
bu gün mateme boğulmuş ülke. 20 yanvar günü milyonlarca azerbaycanlı katledildi, ermeni piçleri tarafından işkenceye maruz kaldı. bu kadar vahşiliği görüp, hala "hepimiz ermeniyiz" diyen yavşaklar var.
çekilen onca fotoğrafı, orda o dehşeti yaşamış insanları gördükçe göz yaşlarıma engel olamıyorum. o insanlar benim insanım, kanla yıkanan benim toprağım https://galeri.uludagsozluk.com/r/725037/+
internette, televizyonda veya herhangi bir iletişim aracında kandaşlarımızın bize selam yollamalarını, sevgi gösterilerini, sevinçlerini görünce duygulanıyorum. Ağlayacak gibi oluyorum.
halkını çok sevdiğim kardeş ülke. o kadar isterdim ki bu topraklarda oturan, yaşayan cinsiyeti fark etmeksizin bir arkadaşım olmasını, oralar hakkında bilgi almayı.
milletin hayali italya'yı, ispanya'yı görmektir ama ben azerbaycan'ı merak ediyorum. inşallah ilerleyen yıllarda gideceğim de.
türkiye vatandaşlarını vizesiz sınırları içine almayan devlet, kınıyorum. Rusya bile vize uygulamıyor gürcistan'a kimlikle girebiliyoruz ama öz kardeşimiz dediğimiz azerbaycan bize vize uyguluyor.
Not : azeriyim.
Azerbaycan veya resmî adıyla Azerbaycan Cumhuriyeti , Batı Asya ile Doğu Avrupa'nın kesişim noktası olan Kafkasya'da yer alan ülkedir. Güney Kafkasya'nın en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi olan Azerbaycan'ın doğusunda Hazar Denizi, kuzeyinde Rusya, kuzeybatısında Gürcistan, batısında Ermenistan ve güneyinde iran ile komşudur. Kendisine bağlı olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin ise kuzey ve doğusu Ermenistan ile, güneyi ve batısı iran ile çevrilmiştir, Türkiye ile de 17 km'lik sınırı bulunmaktadır.
toprağının kokusu bile başka güzeldir, lakin yaşanacak yer değildir. paranın, haksızlığın, vicdansızlığın, rüşvetin, iğrençliğin had safada olduğu boktan sistem mevcut. bu güzel topraklarda yaşamaya izin vermiyorlar. daha düne kadar bizleri katleden ermenileri kürtleri baş tacı edip, kendi halkına gram değer vermeyen bir yöneticisi var. onun ben gelmişini geçmişini sikeyim, ne zaman koyun olmaktan bıkıp kafamızı kumdan çıkaracağız, işte o zaman yaşamaya değecek bir memleket olacaktır. şu an için sadece hayal kırıklığı yaratan ve tahammül edilemez bir ülkeden ibaret.
görmeyeli çok değiştiği gözden kaçmayan kardeş ikinci vatan.* havalimanından gelişte o alev alev yanan ışıkla aydınlatılan binaların karşılaması insana ayrı bir hava katıyor. bir iki yolu karrıştırmış olmakla beraber yanımdaki başka bir azerbaycan vatandaşının "bende birkaç ay gelmesem karıştırırım merak etme bakü çok hızlı değişir" sözleri tedirginlikten uzaklaştıran unsur oluyor.
hava limanı yeni terminalde vize işlemleri de artık çok kolay. eğer ucuza uçak bileti denk getirirseniz bence kesinlikle gelin ve burada bir iki ay zaman geçirin. zaten maksimum vize süresi iki ay sonra çıktı girdi yapmanız gerek.
saati 23:00 olan şehir olmuş, bu saatte uyku vaktidir.
uzun süredir bu ülkede yaşayan bir türk vatandaşı olarak 1990 senesinden itibaren kronolojik olarak aktarabileceklerimi ve bu ülke ile ilgili izlenimlerimi paylaşmak isterim.
ayaz muttalibov, azerbaycanın ilk cumhurbaşkanıdır.rusya desteği ile iş başına gelmiş daha sonrasında ise halk cephesi tarafından indirilerek ilk demokratik ortamda yapılan seçimlerle ebulfeyz elçibey(aliyev) ikinci cumhurbaşkanı olarak göreve gelmiştir.görevi sırasında halen devam etmekte olan karabağ savaşın da kaybedilen bir çok küçük şehir geri alınmış ve geçiçi ateşkes sağlanmıştır.elçibey zamanında türkiye ile birleşme fikri ortaya atılmışsa da zamanın cumhurbaşkanı demirel tarafından pek itibar görmemiştir.elçibeyin 2 yıllık iktidar dönemi ülkenin demokratikleşme yolunda ileri atım atmasını sağlamışsa da yine rusya güdümlü bir darbe suret hüseyinov isimli albayın ülkeye kaos getirmesi ile birlikte elçibey kardeş kanının dökülmesinden imtina ederek cumhurbaşkanlığını geçiçi olarak rusyanın kgb reisi heydar aliyeve bırakarak nahcıvana gitmiştir.
heydar aliyevin cumhurbaşkanlığına gelmesi ile ilk icratı ise elçibey döneminde karabağ savaşında geri alınanan 6 şehiri ermenilere geri vermek olmuştur.rusya güdümlü bir şahsiyet olmasından dolayı yanında kendisi gibi daha öncede kgb de çalışmış insanları toplamak olmuştur.1995 senesinde yine karabağ savaşında önemli görevler üstlenen ve gence ile bazı şehirleri kahramanca savunan omon komutanı albay ruşen cavadov'un kendisine karşı darbe girişimi yapacağını bahane ederek bu kahraman albayı gece saat 2.30 civarında omon karargahını(olaylar olduğunda baküde idim)rus askerler ile birlikte ortaklaşa düzenledikleri operasyonla katlettirmiştir.çıkan çatışmada 76 omon askeri ve 12 rus azeri askeri ölmüştür.yine aynı yıl daha önce birlikte elçibeye karşı darbe yapan albay suret hüseyinov'u da vatana hiyanet ile hapse attırmıştır.yine elçibey döneminden önemli şahsiyetlerden rehim qaziyevi'de vatana ihanet ile hapse göndermiştir.böylece kanlı diktatöryasını sağlamlaştırarak ve bir korku rejimi yaratarak 1995 ten itibaren azerbaycan üzerinde hüküm sürmeye başlamıştır.
heydar aliyev dönemi aynı zamanda rüşvetin monopolculuğun ve demokratik olmayan uygulamaların dönemi olmuştur.görevde kaldığı 2003 yılına kadar halk cephesi ve karşıt görüş muhalefetten yüzlerce aydın ismi hapse attırmış çeşitli işgencelerle bu insanların bir kısmı hapiste ölmüştür.ülkeyi refah düzeyini artırmak amaçlı bir çok proje yapmışsa da bu projeler ancak yakın çevresinin refah düzeyini artırmış kendiside bu işlerden önemli miktarda servet edinmiştir.döneminde yavaş yavaş ortaya çıkan ağalık sistemi oğlu ilham aliyevin başa geçmesi ile tavan yapmıştır.
ilham eliyev,ne kadar seçimle başa geldiği söylense de seçimler rusya güdümlü yapılmış ve bir çok şaibeye yol açmıştır.babasından almış olduğu mirası katlayarak zenginleşme ye devam eden oğul bugün dünyanın sayılı zenginleri arasında bulunmaktadır.günümüzde azerbaycan 5 aile sistemi ile yönetilmektedir.
bunlar sırasıyla:
ramiz mehdiyev, baş danışman-beyler eyyubov,koruma müdürü ikilisi
ilham aliyev ve ailesi(ata holding)
ilham aliyevin karısı mihribanın başını çektiği paşayevler(pasha holding)
kemaleddin haydarov olağanüstü haller bakanı(gilan holding)
ulaştırma bakanı ziya memmedov (zqan holding)
ayrıca 2007 yılından itibaren bakü eski baş prakroru(baş savcı) zakir qaralov'un başını çektiği(akkord holding)
ülke tamamı ile dışa bağımlı bir yapıdadır.sanayi yoktur.bu aileler, tüm ihtiyaç malzemelerini yurt dışından getirir ve istedikleri fiyattan piyasaya verirler.
ülke insanı son derece fakirdir.asgari ücret 152 manttır.şubat 2015 yılında devalüasyon olmuş ve 1 manat 1.05 usd olmuştur.yani %35'lik manatta kayıp meydana gelmiştir.insanları son derece misafirperver ve bizlere karşı tutumları olumludur.
ancak ülkeyi yönetenler için bunları söylemek mümkün değil.çünkü devlette kürt ve ermeni politikaları ön plandadır. türkler dışlanmaktadır.üst kademede görevde bulunan ad ve soyadlarını değiştirmiş birçok ermeni siyasetçi vardır.bunlar devlet siaysetinde önemli yer tutmaktadırlar.ayrıca kürtçülük özellikle aliyevler tarafından yapılmaktadır.pkk işbirliği ve ırak kürtlerinin yerleştirilmesi bizzat yapılmaktadır.
ülke sanıldığının aksine güllük gülüstanlık değildir.muhalet sesini çıkaramaz ve günümüz diktası şeklinde yönetilir.
azerbaycan halkı cana yakın ve saf insanlardır, layık oldukları şekilde elbet bir gün kendi iradeleri ile yönetileceklerdir.