Bir işi, oluşumu isteğe bağlı ya da iş ve oluşumu paylaşılan kişi ve kişilerle anlaşarak sonlandırmadır. Örneklemek gerekirse çift- sevgili olma oluşumdur taraflar anlaşarak ayrılabilir ya da tek taraflı bu oluşumu bitirebilir, bunun adı ayrılıktır.
evet arkadaşlar izmit'li bir kız tarafından terk edildim. deli gibi de seviyorum. ilk kez aşık oldum sanırım. yani bu kızı sevince diğer sevgilerimin bir halta yaramadığını fark ettim. ama gel gör ki bir şeyi ne kadar çok istersen o kadar göte giriyor.
Birgün bir bakmışsın bitivermiş. için acır ama nefretin doruklardadır. Seviyorsundur ama bir o kadarda tiskiniyorsndur. Yok dersin, beni seviyordu dersin, o bakışlar o sözler yalan olamaz dersin. Yalandı onlar, sahteydi onlar, hep böyle acı olur sonlar... Bir çıkış yolu ararsın ama nafile. Gecenin bir vaktinde yanında sadece sigaran vardır. Peki neden ben dersin. neden hep kandırılan, acı çeken benim dersin. Haha kimse yok ki yanında, yalnızsın, kimsesizsin, sen garipsin, sen, sen, sen boşluktasın kardeşim. Onun için sen kimsin ki? Yada başkası için? Sen kimsin? Sen kimsin biliyo musun? Sen her yalana, her sahte söze ve bakışa güvenen bir salaksın arkadaşım. içi acıyan değil, içi acıtan olacaksın. Onunla gelecege degil geceye bakacaksın. Böyle olursan baş tacı olursun, gönüllerin tahtındaki prens olursun. Peki ya şimdi nesin? Söylesene şmdi nesin? Ben söliyim istersen iç sesim? Şimdi, gecenin karanlık boşlugunda sigaranın külleriyle gömülmüş, ruhu çıkmış bir cesetsin sadece.. Bir cesetsin sadece... Ceset.
Bu kelime bitiş anlamına geliyor. Bu anlama geldiği gibi bir başka şeyin başlangıcı da kabul edilebilir. Onsun bir hayat. Sonuçta hayat devam ediyor öyle değil mi? Tabi ki de öyle. Fakat bir sorun var. Onunlayken, mutluyken yaşantılar akıllara gelir. Mutlulukların, kavgaların, yaşadığın ilkler, heyecanların. Onun yanındayken ne yapacağınızı bilmezsiniz. Sevginiz henüz temizdir, saftır. Seversin. Çok seversin ve bunu değmeyen birine karşı hissedersiniz. Aşık olursunuz, bağlanırsınız. Her şey yolunda gittiğini sanırsınız. Ancak olur olmadık bir yerde ''Ayrılalım'' mesajı gelir. Bu olay tek kişinin verdiği bir karar sonucu ortaya çıkar. Bu gerçekten seven kişiyi üzer, paramparça eder. Şansınız varsa eğer dayanacak bir dost omuzu bulunur yanınızda. O da yoksa zaten sen bitmişsin dostum. Ayrılık bazen bitiş, bazen kurtuluş, bazen de başlangıç anlamına gelir. Ama tüm ayrılıklar tek taraflıdır. Ve üzülen gerçekten sevendir.
Ayrılığın birçok türleri vardır. Sevgiliden, arkadaşlarından, ailenden ayrılmak gibi. Sevgiliden ayrılmak ilişkinin sonlandırılması durumudur. Arkadaşlarından, ailenden ayrılmak ise onlara bir tür veda olarak düşünülebilir.
ilk zamanlar kendini yaşayan ölüymüş hissi bırakan... ruhunun olmadığını, aklın ve kalbinin yer değiştirdiğini zamanın dışına çıktığını var olmayan şeylerle karıştırdığını düşünmendir.
--spoiler--
dün gece, ağzından ağzıma fışkıran sözcükler
-bir ihanet nüvesi-
ve o gize bürünmüş yaşlı masal kahramanları
ve 'sen sus çocuk' gag'leriyle süslü tiratlar
ve perde kapandı! artık tiyatrolar hela olacak!
artık ayrıldık, aşkımız bir rüzgâr gibi geçti!
aşkımız bir günahtı, ve bir yaz günü bitti!
unut sana yazdıklarımı ve unut sevişmelerimizi
memelerini geri al ve geri ver penisimi
ulan istanbul! bu bana reva mıdır?
ulan o denli sevmişim, müstahak mıdır?
ktirip gidiyorum başınızın çaresine bakın
arabesk dinleyeceğim işte!
rakı içeceğim
intihar edeceğim
kıçınıza kına yakın! küçük iskender
--spoiler--
erkek kadına dedi ki:
-seni seviyorum,
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya
çıldırasıya...
erkek kadına dedi ki:
-seni seviyorum,
ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
yüzde hudutsuz kere yüz...
kadın erkeğe dedi ki:
-baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
ve ben artık
biliyorum:
toprağın -
yüzü güneşli bir ana gibi -
en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olan parmaklarına
başımı kurtarmam kabil
değil!
sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak..
sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
kadın sustu.
sarıldılar
bir kitap düştü yere...
kapandı bir pencere...
ayrıldılar...