hükümetlerin sırtından para kazanırken (bir dönem bu hükümet de dahil), bir anda aynı grup yüzünden tepetaklak olmuş kişidir. ama yine de ben aydın doğan'ın iflas bayrağını bu kadar kolay çekeceğini zannetmiyorum. mutlaka bu hamlesinin arkasında bir planı vardır.
hükümetle ters düşünce(!) sonuçlarına katlanmak zorunda olan adam. bir anda ortaya çıkan vergi borçları şunlar bunlar... cem uzan'ın başına gelenler işte. siyaset kirli bu ülkede. çok kirli.
yakında gazetelerini ve televizyonlarını elinden çıkaracak olan adam. o zaman gelince şaşırmayın, "oha milliyet, hürriyet, star tv bilmem ne satılmış mı!" diye.
önümüzdeki seçimlerde kimi destekleyeceği hakkında yaptığı bir konuşmadan yola çıkarak, bir yazı kaleme alınmış. ilginç tespitler var. sanki ordaymış gibi anlatmış adam.
Çoğu zaman kendi menfaatini düşünen bir insan olmasına rağmen, memleketin geldiği şu durumda kendimle beraber haline acıdığım adam. Durumun buraya kadar gelmesinde az parmağı yoktur ama o da olayların buraya kadar geleceğini tahmin etmemiştir herhalde. Allah tez zamanda kurtarsın bizi başımızdaki musibetlerden.
o link senin bu link benim dolaşıp duruyoruz bir maç izleyecez diye. senin d smart'tan kazanıp kazanacağın tüm paralar... neyse. allah yedirmesin sana inşallah, oh tayyip nası taktı ama vergi borcundan.
medya da tekel olmak için önüne geleni ezdikten sonra akp ile arasında bir anlaşmaya varamadıktan sonra silip süpüremediği medya organlarını''yok edilmelerini izlemekle'' suçlayandır . aynı zaman da parasını aldığı müddetçe bütün ideolojileri benimseyendir.orta yolculcudur.
Pes etmiş kişidir. Yavaş yavaş imparatorluğu dağilmaktadir. Deveden büyük fil olduğunu görmüş, yeni Türkiye düzenine ayak uyduramayip, tasviye edilmiş kişidir.
sahip oldugu medya imparatorluğu malesef an itibariyle akp oklokrasisinin önündeki tek ciddi muhalefettir. doğan medyasını kaldırın, ciddi sayıda bir insanın ne deniz fenerinden, ne hukuk skandallarından, ne polisin alkol satan yerlere yaptığı hukuk dışı baskıdan, ne lisede 45 cm kuralından haberi olur, ne de hükümetin bakanları çıkıp bazı sözleri için "geri adım atmak zorunda kalırlar". akp bir çok uygulamasında kendini "modere" etmek zorunda kalıyorsa, bu kamuoyu baskısındandır.
kamuoyu baskısının sinyali, medyadır. bu sinyal, yandaş olmayan medyadan gelir. aydın doğan'ın medyası tek yandaş olmayan değildir ama en büyük yandaş olmayan medyadır, dolayısıyla bu medyanın kalkması, sinyalin büyük bir kısmının yok olmasına tekabül edecektir. bu yüzdendir ki medyası özgür olmayan sözde demokrasi özde baskıcı rejimlerde rejim anca çok ciddi sayıdaki insanın konformizmlerinden kurtulup sokağa dökülmesiyle biter.