ay

entry295 galeri239
    120.
  1. hz muhammedin ikiye böldüğü, dünyamızın uydusu.

    neyle yapıştırdığını bilemiyoruz orasını sormayın. *
    0 ...
  2. 119.
  3. olmasa yaşamın olmayacağıdır.
    Ay olmasaydı ne olurdu? Bu durum Dünya’ya iklimlere, yeryüzünde yaşayan milyonlarca tür canlıya nasıl tesir ederdi? Ay, mevcut kütlesinden daha büyük veya küçük olsaydı neler olurdu? Dünya’nın yörüngesine rastgele girivermiş bir kütle midir Ay?

    Soruları daha da artırmak mümkün. Maine Üniversitesi’nden (ABD) Astronom Neil F. Comins, Ay’ın olmaması durumunda insanları nasıl bir senaryonun beklediğini yazdığı kitapta anlatmıştır.1 Comins’e göre, Dünya’nın kâinatta hayatı idame ettirmeye müsait tek ortam olmasının (günümüz verileri ışığında) milyonlarca sebebinden biri de, Dünya-Ay arasındaki hassas denge münasebetidir. Kâinatta hiçbir hâdise tesadüfen meydana gelmediği gibi, “Güneş ve Ay bir hesap iledir.”2 ilâhî beyanıyla tavsif edilen Ay, bir denge unsuru olarak var edilmiştir. Bu denge o kadar hassastır ki, Ay olmasaydı, “Dünya’da sebepler plânında hayat da olmazdı.” denebilir.

    Atmosferi olmayan, üzeri kraterlerle kaplı, toz ve kayalarla dolu bir küre parçası olan Ay, Dünya’nın tek uydusudur. Ay’ın yarıçapı, Dünya’nın yarıçapının yaklaşık dörtte biri; hacmi, Dünya’nın hacminin yaklaşık ellide biri; kütlesi ise, Dünya’nın kütlesinin yaklaşık seksen birde biri kadardır. Ay, Dünya’nın merkezinden yaklaşık 385.000 km uzaklıkta bulunmakta ve Dünya etrafındaki bir dönüşünü 29,5 günde tamamlamaktadır. Yaratılışı tam olarak aydınlatılmış olmasa da, hâlihazırda en geçerli nazariyeye göre, astronomların Theia ismini verdikleri, Dünya’dan on kat daha hafif başka bir gezegen Dünya’ya çarpmış ve bu çarpışmada Theia’nın bir bölümü kopup uzaya fırlamıştır. Uzamış ve şeklini büyük ölçüde yitirmiş olan bu kütle, Dünya’nın çevresini dolandıktan sonra tekrar Dünya’ya çarpmıştır. Bu çarpışmada Theia’nın demirden çekirdeği, Dünya’nın merkezine çökelirken, mantosundaki hafif kayalar da uzaya saçılmıştır. Zaman içinde bu kaya parçaları birbirleriyle kaynaşarak Ay’ı oluşturmuştur. Ay, önce Dünya’dan yalnızca 22.000 kilometre uzaklıkta bir yörüngeye oturmuş; zaman içinde bu yörünge genişleyerek günümüzdeki ortalama 385.000 km’lik yarıçapa ulaşmıştır.

    Ay’ın Dünya üzerindeki en büyük tesiri med-cezir hâdisesidir. “Evrensel çekim” prensibi kâinattaki herhangi iki kütlenin birbirini çektiğini, bu çekme kuvvetinin maddelerin kütleleriyle doğru, aralarındaki mesafenin karesiyle ters orantılı olduğunu ifade eder. Dünya ile Ay arasındaki çekim kuvveti, suyla kara arasındaki adhezyon (Birbirine temas eden farklı maddeler arasındaki çekim kuvveti. Bardaktaki suyu boşalttığımızda bir miktarının bardakta kalması buna bir örnektir.) kuvvetinin nispî olarak zayıf olması sebebiyle dünyadaki okyanus ve denizlerin kabarmasına veya alçalmasına vasıta olur. Bu hâdiseye “med-cezir” (gel-git) denir ve Ay’ın konumuna göre med (kabarma) veya cezir (alçalma, çekilme) hâdiseleri gözlenir. Dünya’daki med-cezir hâdiselerinin üçte biri Güneş, geri kalanı ise Ay’ın çekim kuvveti sebebiyle yaratılmaktadır.

    Ay, med-cezir hâdisesinden dolayı Dünya’dan her yıl yaklaşık 4 cm uzaklaşmaktadır.5 Bu uzaklaşma ile beraber Dünya-Ay sisteminin açısal momentumunun korunması için Dünya’nın kendi etrafındaki dönme süresinin (1 gün) yılda 0.02 milisaniye uzadığı tespit edilmiştir.6 Şu an yaklaşık 24 saat olan Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönme süresinin, Ay ilk yaratıldığında 8 saat olduğu, arada geçen süre zarfında günlerin uzayarak şimdiki hâline geldiği belirlenmiştir. Ay yaratılmasaydı Dünya üzerinde med-cezir hâdisesinin meydana gelmemesinden dolayı, 1 gün yaklaşık yine sekiz saat olurdu ki, bu da Dünya’nın 3 kat daha hızlı dönmesi demektir. Bir gezegenin kendi ekseni etrafında daha hızlı dönmesi, yüzeyindeki rüzgârların daha şiddetli esmesine yol açabilir. Meselâ kendi etrafında çok hızlı dönen Jüpiter ve Satürn’ün bir gününün yaklaşık 10 saat olduğu, bu sebeple yüzeylerinde doğu-batı doğrultusunda saatte hızı 500 km’ye varan sert rüzgârların estiği bilinmektedir. Bu gezegenlerin atmosferlerinde ve dönme yönlerinde bu şiddetli rüzgârların yol açtığı toz bulutları dünyadan teleskoplarla görülebilmektedir.

    Jüpiter’in, Hubble Uzay Teleskopu ile çekilmiş yukarıdaki fotoğrafında görülen siyah nokta, en yakınında dolanan uydusu Io’nun gölgesidir. Jüpiter 10 saatte bir dönüşünü tamamladıkça atmosferini de beraberinde sürükler. Sürüklenen atmosferle doğu-batı doğrultusunda rüzgârlar oluşturulur. Fotoğraftaki koyu ve beyaz sarımlar Jüpiter üzerindeki rüzgârların istikametini göstermektedir.

    Ay olmasaydı, Dünya’nın daha hızlı dönmesinden dolayı hava, kara ve denizler arasındaki ısı değişimi daha hızlı olurdu ve yeryüzünde doğu-batı doğrultusunda saatteki hızı yaklaşık 160 km olan kasırgalar eserdi. Bu da başta insan olmak üzere kompleks yapıda olan canlıların yaşamasına sebepler açısından elverişsiz şartların meydana gelmesi demektir. Meselâ konuşma ve dinleme gibi temel beşerî faaliyetler de gerçekleşemeyebilirdi. Bir gün sekiz saat olacağı için başta insan olmak üzere bazı canlıların biyolojik saatleri ile gün saati arasındaki farktan dolayı hayat karmaşık bir vaziyet alacak ve birtakım biyolojik dengesizlikler yavaş yavaş belirecekti. Ay olmasa idi kabarma hâdisesi düşük olacak ve deniz canlıları için uygun bir ortam meydana gelemeyebilecekti.1

    Ay, Dünya’nın dönme ekseninin 23,5 derece açıda dengelenmesinde de rol almaktadır. Dünya’nın bu eğikliğinin mevsimlerin meydana gelmesine, eğiklik açısının kutupların ve Ekvator’un dengeli miktarda güneş ışığı almasına vesile olduğu, böylece Dünya’da hayatın devam etmesine uygun iklim şartlarının oluşturulduğu bilinmektedir. 7
    Ay’ın Dünya üzerindeki bir başka tesiri de, Güneş’ten gelen ışığı yansıtarak Dünya’nın 0,2 ºC ısınmasına sebep olmasıdır.8 Ayrıca Ay, uzay boşluğunda gezen göktaşlarına karşı bir kalkan vazifesi gördüğünden, yokluğunda Dünya yüzeyine daha fazla göktaşı düşebilirdi.

    Uzaydan gelen kozmik ışınların çoğu, Dünya’ya giydirilen manyetik alan tarafından zararsız hâle getirilmektedir. Çok azı da, Dünya’ya ulaşıp atmosferdeki ve yeryüzündeki kimyevî hâdiselerin meydana gelmesinde rol oynamaktadır. Ay olmasaydı, Dünya ile birlikte merkezi de hızlı dönecekti. Dünya’nın merkezinde hızlı dönen sıvı dış çekirdek sebebiyle manyetik alan da daha kuvvetli olacaktı. Bu durumda hem atmosferin yapısında değişiklikler meydana gelecek, hem de bazı bakteriler ve manyetik alanı kullanarak yön bulan deniz kaplumbağaları, som balıkları, yılan balıkları, güvercinler, göçmen kuşlar gibi birçok canlı menfî tesir görecek ve çeşitli ekosistemler bugünkünden çok daha farklı olacaktı.

    Bilindiği gibi Ay, Güneş’le birlikte insanlık tarihi boyunca bir takvim olarak kullanılmıştır. Yüce kitabımız Kur’ân’ı Kerîm, “… hem de yılların sayısını ve hesabı bilesiniz …”9 ilâhî beyanıyla Güneş ve Ay’ın bu hizmetine dikkatimizi çeker:

    Ay bağlandığı gezegene nispetle bilinen en büyük uydudur (Dünya kütlesinin % 1,23’ü kadar bir kütleye sahiptir)4 ve bu büyüklük daha önce de belirtildiği gibi Dünya’nın hassas dengesinin meydana getirilmesinde veya hayatın yeryüzünde tesis edilmesinde kritik bir öneme sahiptir. Dünya üzerindeki tesirleri incelendiğinde, Ay’ın hayatımız için özel olarak yaratıldığı görülecektir. Ay’ın bu ayrıcalığına yine Kur’ân’ı Kerîm dikkatimizi şöyle çekiyor: “... O, Güneş’i ve Ay’ı da ince birer hesap ölçüsü kıldı…” 10
    Netice itibariyle Ay’ın, “Gökyüzünü yükseltip ona bir nizam ve ölçü veren”11 tarafından ince bir hesap ile nice hikmet ve faydalar yüklenerek insanlığın hizmetine sunulduğu anlaşılmaktadır.

    alıntı.

    bunlar işarettir. kur'anın sunduğu şeylere kesin bilimsel veriler diye bakmak değil işaret ettiğini unutmadan bakmamız gerektir. zira bilim yanlışlanabilirlik temellidir. inanç bilime bağlanamaz. bununla birlikte işaret olarak yorumlanabilir.
    1 ...
  4. 118.
  5. artık kısa cümleler kuruyorum albümünde yer alan mükemmel bir şebnem ferah şarkısıdır.

    2007 yılı senfoni konserinden:



    "bu ev artık yuva değil
    bütün eşyalar üst üste
    terketmeden önce.."
    0 ...
  6. 117.
  7. ay'ın üzerindeki delikler her zaman için mit ve mit yapanları besleyici bir giz olmuştur. hint miti, kutsal günde yapılmaması gereken bir tutum takındığı gerekçesi ile, ay'da yaşamaya mahkum edilen ve sürekli olarak sırtında odun taşımak durumunda bırakılmış bir kişiden bahseder. bazı kaynaklarda(özellikle alman) bu bahsi edilen günahkar, ay kraterlerinde hayatını idame ettirir, ve zaman zaman yeryüzüne iner.
    0 ...
  8. 116.
  9. dünyanın güneşi sevdiğini bilmesine rağmen sevdiği olan dünya dan ayrılmayan onun etrafında dönen onun peşini bırakmayan gezegendir.
    1 ...
  10. 115.
  11. şu anda yanında jüpiter ile endam etmektedir.
    1 ...
  12. 114.
  13. 113.
  14. güneşten yansıyan ışığa göre farklı görünümleri olsada aslında yuvarlak uydu.
    0 ...
  15. 112.
  16. geçenlerde farkettiğim bir durum; ay ufuk çizgisine yaklaştıkça bize daha büyük görünürken neden daha yükseğe çıktığında küçülür. ben astronomi ile alakalı bir durum olarak düşünmüştüm ama olay tamamen bir illüzyonmuş.
    ve şöyle bir yazı buldum:

    --spoiler--

    ay'ın ufuk çizgisindeyken büyük, daha yüksekte iken neden daha küçük göründüğü hiç merak ettiniz mi?

    Merak edenler varsa hemen bu merakı giderelim.
    Bu olay tamamen görünme ile alakalıdır. Optik olarak ayın ufuktaki boyutu ile daha yüksekteyken ki boyutu aynıdır. Gözlerin görsel yanılsamasından dolayı ortaya bir illüzyon çıkar.

    Ay ufuk çizgisi üzerindeyken kendisi ile kıyaslayabileceğimiz ağaç, bina, dağ gibi uzak cisimler vardır ve bu Ay'ın boyutu mesafesi, ve görüntüsü hakkında görüş sahibi olmamızı kolaylaştırır. Fakat açık ve yüksek gökyüzündeyken Ay'ın boyutu ve mesafesine referans göstereceğimiz herhangi bir nesne yoktur. Bu yüzden Ay açık arazide daha küçük görünür.
    Bu olayın gerçekten bir illüzyon olduğunu kanıtı ise her iki durumda Ay'ın boyutunu parmağınız ile ölçün. Sonuç olarak iki durumda da ayın boyutunun aynı olduğunu göreceksiniz.Eğer öyle değilse ciddi anlamda bir göz doktoruna muayene olmanızı tavsiye ederim.

    --spoiler--
    1 ...
  17. 111.
  18. bu gece dolunay şeklinde olan sürekli bakıp düşündüğüm dünyanın uydusu.
    0 ...
  19. 110.
  20. 109.
  21. ışık gizler karanlığı, yok olmaz gölgeler.
    Ay ışığında saklıdır...
    0 ...
  22. 108.
  23. bazı zamanlarda nedense gündüz de görünen dünyanın uydusu.
    yazar bünye tarafından çekilmiş bir foto için;
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/258280/+
    3 ...
  24. 107.
  25. Tarkan'ın 2001'de piyasaya çıkardığı "karma" albümde bulunan bir şarkı.

    Ay!...Ay kahroldum.
    Düse kalka pesinde maskara oldum.
    Ay!... Ay unutuldum.
    Karda kista kurda kusa yem oldum.
    Ay!.......Ay!

    Gökyüzüne yazdim adini binlerce yildizla....
    Aldirmadi, gülüp gecti cagrima
    Ay!...Ay kahroldum.
    Düse kalka pesinde maskara oldum.
    Ay!... Ay unutuldum.
    Karda kista kurda kusa yem oldum.
    Yanarim,sana emeklerime yanarim,
    Ay!...Yanarim
    Ne fayda! Dönüsü yok
    Yazik! Uctu gitti yillarim
    Ne cikar simdi dönsen ahh
    Kalmadi ki tadim......

    Yanarim,sana emeklerime yanarim,
    Ay!...Yanarim
    Ne fayda! Dönüsü yok
    Yazik! Uctu gitti yillarim
    Ne cikar simdi dönsen ahh
    Kalmadi ki tadim......

    Kimine göre deli divaneyim
    Kimine göre avareyim avare
    Elimi, gözümü bagladi kaderim
    Ellerinde bicareyim bicare....
    0 ...
  26. 106.
  27. 105.
  28. bir gezegen. nasaya gittiğimde dokunma fırsatı buldum ve söyleyebilirim ki ay beyaz değil siyahmış arkadaşlar.
    0 ...
  29. 104.
  30. dünya'da yaygın olarak kullanılan değerli kimyasal element titanyumun ay'da bol miktarda bulunduğu ortaya çıkmış.
    1 ...
  31. 103.
  32. bugün kullandığımız ay adlarının yalnızca üçünün adları türkçe'dir: ocak, ekim ve aralık.

    diğer ayların durumuysa şöyledir:

    şubat* - arapça (yazarın notu: küçük ay)
    mart* - latince
    nisan - arapça
    mayıs - rumca (yazarın notu: halk arasında sığır bokuna da mayıs denir. o türkçe'dir.)
    haziran - arapça
    temmuz - arapça (yazarın notu: orak ayı)
    ağustos* - latince
    eylül - arapça
    kasım - arapça
    0 ...
  33. 102.
  34. dünyamsın artık; ben de ayın.
    güneşle arama girip gölgeye düşürüyorsun çoğu zaman.
    karartsan da beni izliyorsun.
    ama uydu gözüyle bakıyorsun bana.
    uydu diyorsun... uyuyorum sana.

    mıknatıslar var sanki aramızda.
    ne zıt, ne aynı eksenli. hem itiyoruz birbirimizi, hem de çekiyoruz.
    uzaklıklarımız değişiyor bazen, gününe göre.
    bildiğin gibi hep peşindeyim yine de.
    cüssen benden büyük olsa da çekirdeğin benden küçük.

    büyük çarpışmayı büyük gözle bekliyorum.
    bir şeyler değişmeli artık, yaklaşmalıyız.
    sana yaklaştıkça gözünde büyüyeceğim biliyorum.
    çarpışarak, toz duman içinde tanışmalıyız.

    korkma, koloniler gönderme bana.
    kendin gel, çarpışalım da olsun ne olacaksa...
    0 ...
  35. 101.
  36. --spoiler--
    ay ışığına vuruldum ben, başka dünyaya yansa da.
    ...
    bu ev artık yuva değil,
    bütün eşyalar üst üste, terk etmeden önce...
    --spoiler--

    sözleri de şebnem ferah'ın yorumu da insanı derinden etkiler.
    0 ...
  37. 100.
  38. 99.
  39. 98.
  40. ingilizce hocasına moon ile month türkçede aynı sözcükle ifade edilir dediğinde ne alaka diye sormasına yol açmıştır.

    hatta ilk ingilizce öğrenenler l was born in last moon in 1990. demişliğide vardır. hönk
    0 ...
  41. 97.
  42. 60'lı yıllardaki uzay yarışının gidişatından esinlenerek hakkında "evet, 2000'lerin başında golf sahası olacak!" denen, pekçok mitiolojik hikayeye materyal olmuş, olgu.
    2 ...
  43. 96.
© 2026 uludağ sözlük