Dünya'nın tek uydusudur. Geceleri güneşten gelen ışığı yansıtarak, gecemizi aydınlatır. atmosferi yoktur. aynı zamanda 32 farklı evresi vardır. Bu evrelerden hilal diye tabir edilen evre ise, bayrağımızda yerini bulmuştur.
dünyayı aydınlatan bir varlık olarak bilinse de, bununla kalmayarak gönlü, ruhu da aydınlatan, içi ferahlatan, sevgiye hak ettiği manâyı veren eşsiz bir ışık' tır. onu tanımak ayrıcalıktır.
ay o kadar çok şaire ilham vermiştirki sanki esas görevi mesafeleri yok etmek olan bir gök cismi gibi algılanır olmuştur.
gecenin karanlığı seni çepeçevre kuşatmışken seni rahatlatan tek şey uzaklardaki sevdiğinin de seninle aynı şeye bakıyor olduğunu bilmendir.
senin gözlerinin değdiği şeye güzel gözlü sevdiğinin de gözlerinin değmesi seni rahatlatır.
çaktırmadan (bkz: romantik)
(bkz: aşk)
burda benim anlamadığım nokta bu söylediklerimizin aslında güneş için geçerli olması gerekmez mi??
nerde olursak olalım aynı güneşi, aynı kutup yıldızını, aynı herhangi bir yıldızı görmüyor muyuz..neden özel olan ay..
bir de şöyle bir söz var;
"güneş alnı açık, vicdanı rahat insanların yolunu aydınlatır, ay ise hırsızların, başıbozukların."
Yerin uydusu. Hem Yerin hem de Yerle birlikte Güneşin çevresinde döner.Dünya çevresindeki dönüşü 29 gün 12 saat 44 dakika 2.8 saniye sürer. Ay da kendi çevresinde döndüğü için, Dünya ayın her zaman yalnız bir yüzünü görür. Ayın Dünyadan ortalama uzaklığı 384.400 km.dir. Ay bir gezegen olduğu için kendisi ışık saçmaz yalnızca güneşin ışığını yansıtarak parlar. Ayda atmoster ve su yoktur. Bu nedenle ayda yaşam da yoktur. Atmosferin olmayışı yüzünden, gece-gündüz sıcaklık farkları çok fazladır, gündüz + 100°C olan ısı, geceleri -150°Ca düşer. Bu aşırı sıcaklık farkı, Aydaki kayaların parçalanıp ufalanmasına yol açar. Ayrıca atmosfer olmadığı ve göktaşları da milyarlarca yıldan beri hiçbir engelle karşılaşmadan ayın yüzeyine düştüğü için, tüm yüzeyi bir toz tabakasıyla kaplanmıştır. Ayın yüzeyi de, dünyada olduğu gibi, engebelerle doludur.