türkiye'de ateistlerin genelinin felsefi bir duruş çabasından ziyade, kızlara şekil yapma temeliyle ateistleştiği gerçeğine sahip hayat görüşü. biraz kazınca içinin boş olduğu görülen isyankarlıkların, yobazlık anımsatan agresif duruşların sebebi bence bu.
kimse alınmasın tabi. bu dediğim de demek değildir ki türkiye'deki ateistlerin hepsi amsalak tiplerdir. asla.. içlerinde ciddi ve samimi şekilde dini önermeleri anlamaya çalışanlar ve kainatta ifade ettikleri/etmedikleri anlamın üzerine kafa yoran ve kendi saygın düşüncelerini geliştirenler, hakikate yaklaşmaya çalışanlar ya da hakikat denen birşeyin olmadığına ağır düşünce mesaileriyle kanaat getirenler, ve saire ve saire de var elbet.
benim dikkatimi çeken bir nokta ise, ateistlerin müslümanlığa dair getirdikleri eleştirilerde ciddi şekilde hristiyanlığa getirilen ateist eleştirilerin taklidi sorunu yaşanması. demek istediğim şu ki klasik bir ateist eleştirisi önce dine dair -dini ne kadar doğru ifade edebildiği tartışmalı- şablonlar belirler ve bu şablonlar aracılığıyla kavramları, inceleyebilmek ve eleştirebilmek için dondurur. bunun üzerine bir külliyat inşa etmeye çalışır. halbuki genel anlamıyla "islami öğreti" çağa, coğrafyaya ve kişinin ruh haline göre ciddi şekilde değişim gösteren bir olgudur.
eğer ortada "efendi adam yerine piç ve asi tipleri" tercih eden bir kız yoksa, benim ateist dostlarıma şefin salatası babından naçizane önerim "yalama türk medyasının klasik tarikat imajı"na ve "bu imajı haklı çıkartanlara" hiç takılmadan, islam'a dair sorunların cevabını bulmak için genel olarak "sufizm"i ve özel olarak da "havass - avam" ve "sufi - zahid" farklılıklarını samimiyetle ve derinlemesine incelemeleridir, vesselam.
etrafta gezen ateistlerin çoğunun gerçekten ateist olduğunu düşünmüyorum. tanrı yoktur demekle ateist olunmaz. özellikle lise çağındaki zavallı ergenlerimizin bunu çok yaptığını gözlemledim. her şeyden bıkmıştır, hayat hep ona kötüdür, kendisini asi hissediyordur ve "ateistim ben!" diye olayların içinden kendini çekiverir.
halbuki ateizm aslında insanın gelmesi çok zor olan bir noktadır. ateizm demek özgüvenin tavana vurması demektir. * düşünsenize tanrı diye bir şey yok. bunu iddia ediyorsan tanrı sensin demektir. yani tanrıyı ortadan kaldırdığında sorumluluk ve hata kavramını da ortadan kaldırmış olursun. ki ben ortalıkta özgüveni tavan olan bu kadar çok insan olduğunu düşünmüyorum.
bütün dinlerin, insanların yok olma korkusundan ve duygusal olarak birbirlerinden ayrılmama isteğinden doğduğunu bilmektir (bkz: cennet ve cehennem). ayrıca bazı insanların kitleleri etkilemek, düzenlemek, kitlelere istediği gibi yön vermek için (iyi yönde de olsa) dini, siyasi bir unsur olarak kullandığını düşünmektir.
bir dine dönüşmesini, kutsal bir kitabının olmasını ve bu kitabı eleştirmenin hakaret sayılmasını, ateist evlerinin kurulmasını ve bu ateist evlerinin hoparlörlerinden günde beş defa latince "tanrı yoktur" ile başlayan bir şiirin sabahın körü dahil olmak üzere okunmasını istediğim dünya görüşü.
işte o zaman bazı konuları sağlıklı bir şekilde tartışabiliriz sanırım.
edit: yukarıdakiler benim temennim değil sadece islam'ın bazı uygulamalarının ne kadar saçma olduğunu göstermek amaçlıdır. artı ya da eksi vermeden önce ne olduğunu anlayın istedim. *
inanc deyince akillarina sadece tanriya gelenlerin yanilgiya dusundurendir. inanc sadece dinsel bir kavram degildir. mesela galatasarayin bu sene sampiyon olacagini dusunmekte bir inancttir. inanc inanmaktan turemistir. dinlerse inancla tapmayi ayni kategoriye sokmustur.
dunyadaki her dusunce her bakis bir inanc sonucunda turemistir. tanriya tapmaksa cok farklidir. ateistler de inanirlar tanrinin olmadigina inanirlar mesela.
okumuşun cahilidir.*
ilim insani çeşitli aracilarla * kainatin sahibine yönlendirirken*, bu inanca sahip insanlar "vay be şu kozmozun yaptığı şeye bak" tutum içerisinde bulunurlar herşey raslanti sonucu olmuştur bilim değerlidir. insan güçlüdür.. *
ateizm kelime itibariyle inanç yoksunluğu demektir. ateizm tanrı yoktur demez. herhangi bir tanrının varlığına inanmak için bir neden olmadığını söyler. hiçbirimiz superman'in varolmadığına inanıyorum demeyiz. superman'in varolduğuna inanmıyorum deriz. ateizm inanç yoksunluğudur.
inanc gibi gorulmesindeki yegane sebep soyutlama adı verilen eylemdir.
bir bireyde allah a inanc dusuncesi yoktur. yok. bildigin yok. inanmamak bile degil bu, direkt olarak yok. fakat, siz bu bireylerin nasıl dusunduklerini kavramaya calısırken ve bu bireyleri adlandırmaya calısırken soyutlama yaparsınız. ve soyutlama sonucu, bu insanlarda ateizm adı verilen bir inanc varmıs gibi gorursunuz.
yani, gozlemci deney esnasında nesneye bakar ve nesneyi oldugundan farklı gorur. ateizm in bir inanc oldugu yanılgısı da buradan dogar.
*
allah a inanan bireyleri tek tek incelerseniz, hepsinde iman oldugunu gorursunuz. bu insanları adlandırmak icin ise soyutlama yaparsınız ve karsınızda bir inanc sistemini gorursunuz.
ateistlere baktıgınızda ise, allah a dair herhangi bir dusunce olmadıgını gorursunuz. yok. direkt oyle bir dusunce yok. fakat adlandırmak icin soyutlama yaparsanız ateizm diye bir olgu karsınıza cıkar, bunu bir inanc sistemi gibi algılarsınız.
*
ateistlere, inanmayan adının verilmesi bir argumana yol acar. 'bir seye inanmadıgını soyleyebilmen icin onun var olması gerekir'. bu cumle allah ın varlıgına bir kanıt olarak gozukur. fakat ve aslında,
ateistlere, inanmayan adının verilmesi icin, ateistlerin karsısında inanan bir grubun olması gerekir. demeye calıstıgım sey, ateistler olmasa dahi dindar ve allah a inanan insanlar tanımlanabilirdi. fakat ateistin yani inanmayanın tanımlanması icin 'inanan' ın tanımlanması gerekir.
bir tanrıya gereksinim olmadığı için inanmayanına negatif, tanrının her halukarda varolmasının imkansız olduğunu söyleyenine ise pozitif ateist denilir. ilki inançsız iken diğeri ateizmi bir inanç haline getirmektedir.
öncelikle agnostiklere ya da zayıf ateistlere sözüm yok. tanrının varolup olmadığının bilinemeyeceğini ya da tanrı varsa bile anlaşılamayacağını söyleyen insanlara sözüm yok. onlar ile görüş olarak yakınım.
ama ben şu militan ateizmi anlayamıyorum. kesin bir şekilde tanrının var olmadığından emin olan insanları. şu evren aslında bizim için tamamen bir sır. ayrıca evrende sezgisel olarak bir tutarlılık olduğunu, yasalar olduğunu görüyoruz. bu kadar sır içinde, gördüğümüz yasalar ve tutarlılığa rağmen nasıl tanrının ya da başka bir gücün olmadığından insanlar emin olabiliyor anlamıyorum. şu yaşadığımız evren kuralları ile bir tür bilgisayar yazılımına benziyor. mantık kurallarının işlediği bir sistem. bunun arkasında bir güç olmadığına emin olmak nasıl mümkün oluyor bilmiyorum.
önce tanım verelim ve konuya açıklık getirmesini umalım :
--spoiler--
Ateizm veya tanrıtanımazlık, tanrı veya tanrıların varolmadığını kabul eden ve dinsel öğretiyi kabul etmeyen felsefi görüş. Bu fikri savunanlara ateist veya tanrıtanımaz denir. Ateizm, tanrı inancının yanısıra diğer metafizik inançları ve tüm ruhani varlıkları da reddeder.
Ateizm sıklıkla "dinsizlik" ile özdeşleştirilse de, Theravada Budizmi gibi bazı dinlerde de tanrının varlığına rastlanılmaz. Bu yönüyle ateizm ile dinsizlik örtüşmez. Deist akımlara bakıldığında da, tanrıya inancın olduğu ancak dinlerin kabul edilmediği görülür.
Ateizm, evrenin nasıl oluştuğunu veya işlediğini açıklayan görüş değil, tanrı inancını reddeden görüştür.
--spoiler--
eğer insanlık tarihini diyalektik yöntemle araştırırsak çok tanrılı inançlardan tek tanrılı inançlara doğru değişimi ve bunun nedenlerini sonuçlarını ve nasıl gerçekleştiğini rahatlıkla görebiliriz. bunun yeri sözlük müdür bence değildir. bu başlık altında inanan insanların ateistlere çocukça saldırısı komik bile değildir. "bunu söylediğim için ateisttir bu" denmesi de gereksizdir ateist değilim fakat her türlü inanca bilip bilmeden hakaretlerle saldırılması inanan insanların inançlarının zayıflığının göstergesi kanaatindeyim.
hayatın başlangıcından beri insanoğlu birşeyi temellendirmeye çalışmıştır-VAROLUŞ- önce yaratıcısını ay zannetmiş, ona tapınmış. sonrasında bakmış sabah oluyor ay kayboluyor bu olamaz demiş. sonra kendine güneşi tanrı seçmiş,fakat onunda yaratıcı olmadığını anlamış, çünkü gece güneşte kayboluyormuş. daha bunun gibi birçok şeyi, bazı basit temellendirmeler yaparak kendine tanrı yapmış. su ya bu hayat veriyor diye tapmış fakat ateşin suyu yokettiğini görmüş. ateşe tanrı diye bakmış fakat onunda söndüğünü farketmiş. yani biryere kadar gelmiş fakat devamını getirememiştir.
----------------------------------
-Hepimiz istatistik dersi görmüşüzdür mutlaka. olasılıkları hesaplarız ona göre problemleri çözeriz. hadi şu problemi çözelim. her 1000 yılda bizi yokedecek bir göktaşının dünyaya çarpma olasılığı vardır. Dünyamızın 4.404 milyar yaşında olduğu düşünülürse, bu güne kadar 4.404.000 (dört milyon dörtyüzdörtbin) kez yok olmamız gerekmekteydi. fakat böyle birşey asla olmadı. yada önümüzdeki bin yılda, bize bi göktaşı çarpma olasılığı zaten 1000/1 iken, geçmiş düşünüldüğünde imkansıza yaklaşıyor.yani böyle birşeyin yaşanması verilere göre sözkonusu bile değil. demekistediğim şu, aklımıza gelebilecek herşeyin kaderini,bizim algılamakta güçlük çektiğimiz birşey belirliyor.işte atalarımızın kendilerine göre temellendirdikleri,fakat biyerde tıkanan düşünceyi bu gerçek aydınlatıyor. buna kimileri göktanrı demiş, kimileri doğa demiş, kimileri kozmik enerji demiş, Hristiyanlar Baba demiş, Müslümanlar da Allah demiş,yahudilerin ne dediğini bilmiyorum.-
Bunun gibi daha birsürü örnekle daha bu düşünce kanıtlanabilir. biraz dogma olacak aşağıda alıntı yapmış olduğum bilgilerde,bu kadar insanın boş birşeye inanmayacağına kanıt olabilir zannımca.
1- Hıristiyanlık: 2.14 milyar
2- islam: 1.3 milyar
3- Hinduizm: 781 milyon
4- Budizm: 324 milyon
5- Sihizm: 19 milyon
6- Yahudilik: 14 milyon