ingiltere Manchester daki sanayi devriminden sonra gelişen düşünce akımı. insan gücünün yerini makina gücü alınca adamlar çaresizlik içinde kalmışlar.
Gerisi malum.
belli bir tanrı inancının olmaması, zor anlarında dua edememek ne bileyim allaha sığınamamak zor zanaat olmalı. ben allaha inanıyorum ama inanmayana da saygı duyarım. çünkü o zor olanı seçmiş, kendisinden daha kudretli bir güç olmadığına inanmış. ölünce toprak olacağını, varlığının yalnızca nefes alıp vermesine bağlı olduğunu kabul etmiş. ben inanmama rağmen konu ölüm olunca iş değişiyor. öldükten sonra ne olacağım diye düşününce bir ürperme hissi alıyor. evet inancıma göre cennet veya cehenneme gideceğim orada ebedi bir hayat olacak vs. ama inancın ne kadar kuvvetli olursa olsun yine de insan binlerce düşünceye kapılıyor. 'öldükten sonra birşey hissedecek miyim?' 'o veya bu şekilde varlığımdan haberim olacak mı?' veya 'hafızamdaki ilk anılardan önceki gibi karanlık, bilinmeyen, delirtici bir boşluk mu?' bu sorulara cevap veremiyorum. ölene kadar da öğrenemeyeceğim de. ama bu düşüncelerimi, ebedi hayat fikri ile frenliyorum. çünkü daha fazla düşünmek sadece daha fazla kafa karışıklığına neden olacak. belki de kafayı yiyip intihar ederek merakımı gidereceğim. ancak ateistler ebedi hayata inanmadıkları için bunları düşünmek zorundalar, düşünüyorlar, belki de psikolojileri bozuluyor.
biliyorum, hiçbir amacı olmayan, karışık saçma bir entry oldu. umarım mazur görürsünüz.
Ateist Allah'ın istediği bir takım emirleri yerine getiremeyecek kadar sorumsuz, tembel bir topluluk olduğu için saçma sapan şeylere tapma, inanma gereği duyan aptal topluluk.
inanmamayı bir inat uğruna değil de gerçekten ikna olamadığı için yaşıyorsa eyvallah ama dinciye kızıp ateist olup sonra da dincilerin bütün yediği bokları kendi içlerinde çevirenler yeminlen klozetteki kusmuk gibi tiksinç duruyorlar.
bence temelde ikimiz de dinsiziz. ben sadece senden bir tane daha fazla dini reddediyorum. sen diğer tüm olası dinleri neden reddettiğini anladığın zaman, benim de neden senin dinini reddettiğimi anlarsın.
toplumumuzun sadist gözüyle baktığı insanlardır. bakın biz de sizler gibi yemek yiyoruz, su içiyoruz, aşık oluyoruz; yani hepimiz sıradan insanlarız. sizi çok iyi anlıyoruz, 1400 küsur yıl önce hz. muhammed peygamber olduğunu açıkladığında nasıl garip karşılandıysa biz de sizin gözünüzde garip insanlarız. bu çok normal zira alışılmamış her şey insanları ürkütür.
yalnız bir gerçek var ki dinlerin zamanla devletlerin kölesi olduğudur. her devlet zamanla dinde değişiklikler yapmıştır. kur'an-ı kerim'de allah ve rasülüne savaş açmak diye bahsedilen ribayı kolayca nasıl harcıyorsunuz. üstelik içinizden bazıları "riba helaldir" bile diyebiliyor.
bu bir örnektir. ben sadece beyni çocukluğunda yıkanmamış, hakikati pozitif bilimlerde arayan biz nesli hayal ediyorum. bakın sevgili kardeşlerim bilimle alakası olmayan dindarlar nasıl gülünç düşüyorlar. osmanlı'nın 1600'lerde yaptığı hatadan dönün.
allah'a göre, tüm kitapları okuduğunuzda ve anladığınızda gerçekten iman etmiş olacaksınız. peki neden kendinizi diğer insanlardan üstün görüyor ve başkalarını iyice tanımadan tüm kötü sıfatları yakıştırabiliyorsunuz?
yaradanın varlığına dair milyon tane kanıt gördüğü ve bildiği halde onu inkar etme cürettine kalkıp, kendini millete farklı göstermeye çalışan insan türüdür.
bildikleri sebebiyle inanmamayı seçen insandır. haklarında ileri geri konuşmak, başlık açıp tongaya düşürmeye çalışmak ilk cümleyi doğrulamaktan başka işe yaramayacaktır. bir yaratıcı hakkında kesin konuşabilenler elbette onun yarattığını düşündüğü kişi hakkında atıp tutma yetkisini de kendilerinde görürler.
demek ki agnostisizm ile bu kadar uğraşsalar, ateistlerle karşılaştıkları günü mumla arayacaklardır.
not: Lord Bertrand Russell'ın dediği gibi: "Ne kadar az bilirseniz o kadar şiddetle mudafaa edersiniz."
99 da abd de yapılan bir ankette, halkın bir katoliğe oy verme olasılığı %94, yahudiye %90, mormon %79 travestiye %78 çıkarken; ateiste oy verip vermeyeceği sorulduğunda, %49 evet oyu ancak çıkabilmiştir.
aynı ülkenin eski başkanı george bush: "ateistlerin amerikan vatandaşlığından şüpheliyim.. bu ülke tanrının hizmetindedir." dahi demiştir.
en özgürlükçü olduğu söylenen ülkedeki bu halden görülen o ki, ateistlerin Katetmesi gereken çok yol var.
ateistlerle ilgili okuduğum yazılar ve izlediğim videoları ele alarak şu genellemeleri yapıyorum:
- inanan insanları aşağılama
- allah'a hadi beni çarp, beni yak gibi salakça rest çekme girişimleri
- kuran ayetleriyle dalga geçme
- peygamber efendimizle (s.a.v) dalga geçme
- bu kadar saygısızlıktan sonra kendilerine saygı duyulmasını bekleme.
iki kelimeyi bir araya getiremeyince 'bari hakaret edeyim' diyen 3 kurusluk zekalarin diline dusmuslerdir. sonra da milletten saygi beklersiniz, ateyizler bik bik diye aglarsiniz. cok inanclisiniz ama allahin yarattigina her saniye sovmekten geri kalmazsiniz, hatta oldugunde nasil bakilmasi gerektigine bile siz karar verirsiniz. ikiyuzlulugunuze diyecek laf kalmadi artik. allah sizi islah etsin.