ataol behramoğlu

    192.
  1. Cellat uyandı yatağında bir gece
    "Tanrım" dedi "Bu ne zor bilmece:
    Öldürdükçe çoğalıyor adamlar
    Ben tükenmekteyim öldürdükçe..."
    24 ...
  2. 4.
  3. başucu şiirlerinden:

    "cellat uyandı yatağında bir gece
    'tanrım' dedi 'bu ne zor bilmece'
    öldükçe çoğalıyor adamlar
    ben tükenmekteyim öldürdükçe"
    14 ...
  4. 1.
  5. istanbul üniversitesi, edebiyat fakültesi, rus dili ve edebiyatı bölümü hocalarındandır. vaktiyle ismet özel'le birlikte "halkın dostları" ,kardeşi nihat behram'la da "militan" dergisini çıkarmışlardır. puşkin çevirileriyle bilinen behramoğlu'nun, iki ciltlik "türk şiiri antolojisi" adlı bir çalışması mevcuttur.

    "bu aşk burada biter" adlı şiiri, 90'lı yıllarda "kumdan kaleler" tarafından bestelenmiştir.
    13 ...
  6. 24.
  7. " yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
    Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
    Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

    insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
    Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
    Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
    Kopmaz kökler salmaktır oraya

    Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
    Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
    Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
    Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

    insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
    Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
    insan balıklama dalmalı içine hayatın
    Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

    Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
    Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
    Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
    Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

    Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
    Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
    Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
    Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

    Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
    Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
    Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana. "

    şiirinin ve daha birçok harika şiirin şairdir.
    9 ...
  8. 19.
  9. Gök sanki eriyecek mavilikten
    Çimenler uykulu ve sıcak
    Bir kadın geçiyor
    Çıplak ayaklarını yüreğime basarak

    Demiştir şair fazla söze gerek var mı?
    8 ...
  10. 189.
  11. dilimin altında özlem var
    ve karışık bir dua
    boğulmuş anılar
    seni getirmez bana

    şiirler bana seni getiremez
    ne de bir yazdan kalan kırıntılar
    bir taş olabilseydim
    uyku ya da rüzgar

    ilkbahar yine gelecek
    belki yine mutlu olurum
    bir dilsizin şarkısına benzeyecek
    senden sonra mutluluğum.

    Ataol Behramoğlu'nun aşk iki kişiliktir kitabındaki on ayrılık şiiri'nin yedincisidir.
    8 ...
  12. 10.
  13. her babanın çocuğuna okumasını dilediğim bu şiirin sahibi şair.

    sevginin önünde

    bütün insanları dostun bil, kardeşin bil kızım
    sevincin ürünüdür insan,nefretin değil kızım
    zulmün önünde dimdik tut onurunu
    sevginin önünde eğil kızım.
    7 ...
  14. 139.
  15. Çünkü hiç bir kelebek
    Tek başına yaşamaz sevdasını..
    Severken hiç bir kuş, hiç bir böcek yalnız degildir..
    Ölümdür yaşanan tek başına
    Aşk iki kişiliktir...
    6 ...
  16. 31.
  17. aşk iki kişiliktir

    Değişir rüzgarın yönü
    Solar ansızın yapraklar;
    Şaşırır yolunu denizde gemi
    Boşuna bir liman arar;
    Gülüşü bir yabancının
    Çalmıştır senden sevdiğini;
    içinde biriken zehir
    Sadece kendini öldürecektir;
    Ölümdür yaşanan tek başına
    Aşk iki kişiliktir.

    Bir anı bile kalmamıştır
    Geceler boyu sevişmelerden;
    Binlerce yıl uzaklardadır
    Binlerce kez dokunduğun ten;
    Yazabileceğin şiirler
    Çoktan yazılıp bitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Avutamaz olur artık
    Seni bildiğin şarkılar;
    Boşanır keder zincirlerinden
    Sular tersin tersin akar;
    Bir hançer gibi çeksen de sevgini
    Onu ancak öldürmeye yarar:
    Uçarı kuşu sevdanın
    Alıp başını gitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Yitik bir ezgisin sadece,
    Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
    Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
    Gece camlara sürtünürken;
    Çünkü hiç bir kelebek
    Tek başına yaşayamaz sevdasını,
    Severken hiçbir böcek
    Hiç bir kuş yalnız değildir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.
    6 ...
  18. 35.
  19. Büyük bir şairin koca bir heykeli dikilmiş şehrin ortasına daha yaşarken ve bir çoban da bunu görmüş şehri dolaşırken. Garibine gitmiş, içine dert olmuş; Bir gün şairimiz dağlarda dolaşırken bu çobanla karşılaşır. Muhabbet başlar, şehrin ortasına heykeli dikilen şairle çoban arasında. Çoban bilmemektedir, o şairin şu anda konuştuğu şair olduğunu. Çoban der ki:
    Benimle onun arasında ne fark var ki benim heykelim dikilmiyor da onun heykeli dikiliyor şehrin ortasına?
    Şair:

    (Gökyüzünü göstererek) Şimdi Aya bak diyor. Çoban baktığını söylediğinde:

    - Şimdi gözünü kapat ve Ayı öyle görmeye çalış diyor.
    Çoban:

    - Gözüm kapalı nasıl görürüm ki, diyor.

    Şair:

    - işte, o sözünü ettiğin şair, gözü kapalı Ayı daha net ve daha güzel görebiliyor, diyor.
    7 ...
© 2026 uludağ sözlük