benim annemdir o. babam o'na göre en akıllı en cömert en dürüsttür. hem de en yakışıklıdır. babam işe giderken muhakkak paltosunu giydirir yol eder. o gelmeden evde olur. babam geldiğinde masa hazırdır daima. gece boyu çay kahve meyve servisi aksamaz. babam yatmadan önce de yatağı açılır. gel de böyle bir kadını kaybetmek iste........
annedir o sizi yalnız bırakmaz yanlış yapsan da kötü söylesen de bırakmaz o sizi, annelerimizi kırmamalıyız , el kızı gelir geçer ama anne sizi asla bırakmaz.
"hayatım bu ayakkabılar çok güzel ama bu ay paramız yok. gelecek ay alırız.." cümlesini samimiyetle kuran kadın.. kendisine sivri kayalıklı dağların zirvesinde çiçek toplamaya gidilmelidir. çiçek bulmadan dönmemek için 2 ay ekmek kırıntısı ve kar suyuyla beslenmeyen erkek, bu kadını kaybeden erkek.. yatacak yerin yok.
benzin tankına işiycez mahalleden arkadaşlarla. arabanın üzerinde güvercin besliycez.
dinlediğin şarkılarda okuduğun şiirlerde aklına gelen derin nefes almanı sağlayan ve hep uzaklara bakmanı sağlayan kadınlardır. ve kaybetmişsinizdir hep onun burukluğu ile yaşatır bir ömrü.
Ola ki kırdın, ola ki kızıp ses yükselttin.. Bu kavga anında çirkefleşmeye tenezzül etmeden sessizce gözyaşı döken gururlu kadınlardır. Iki damla gözyaşı için nasuh tövbesi ettiren yeryüzü perileri..
Ve Bu pırlanta gibi kadını kaybeden erkek, sana yağmurlu havada bir yudum su yok aslanım. Soğuk betona yatırıcaz seni, mısır yedirip ishal edicez. Susuzluktan iskeletora dönüşeceksin..