şu bilinen bir gerçektirki askerde eziyet vardır aşağılama vardır, askere arabasını yıkatan, ayakkabısını boyatan,çoçuğuna ders vermeye mecbur eden, kendisine emanet edilen askere ana bacı söven, zevk için insanları 40 derecede süründüren komutan bozuntusu yaratıklar var.şimdi diyorlarki vay efendim her kurumun içinde böyle kötü karakterli insanlar var, varsa bul çıkar kardeşim ihraç et ordudan, sen bir kere eline pimi çekilmiş bomba verip 4 askerin şehit olmasına sebep olan caniye 9 sene ceza verdikten sonra ben senin neyini savunayım, bu kadarmı ucuz insan hayatı, ben vatan millet sevgisi olan ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunan biriyim ama tsk'yı sırf bu yüzden sevmiyorum, sevmekte zorunda değilim, benim anlattıklarıma askerlik yapan herkez şahit olmuştur ve aynı düşünceleri hissetmiştir.
yaptım, yapmadım diye övünülmesinin gayet saçma olduğu mecburiyet. sonuçta üzerine para vermeselerdi ve zorunlu olmasaydı, kimse de yapmazdı; bu budur. kimsenin yapmayana, yapmak istemeyene bok atmasını akılvari bulmamalı. erkeklik, güç, ahlak, vatanseverlik ölçütü bu değildir.
koçlar gibi kaçtığım asla yapmayı düşünmediğim görevdir. bu arada komutanların postallarını boyamak ne ara vatan borcu oldu onu da anlayabilmiş değilim.
komutanın dediği her boku yapmak zorunda kalınan yerdir. örn. komutanın bana fıkra anlat diye emir vermesi, benim anlatmamam ve akabinde emre itaatsizlikden dolayı tutanak tutulması gibi.
uzun dönemlerin bir süre sonra üst devre zırhına bürünmesinden mütevellit koğuşlarda cep telefonunu yalnızca kendilerinin kullandığını öğrendiğim, alt devrelere bilumum artistliğin yapıldığını sıkça duyduğum kurum. vasıfsız insanların eline fırsat geçince nasıl insanlıktan çıkabileceklerini bire bir göreceğiz. hadi bakalım...
askerlik zevkli bi şey. diskosu var 24 saat açık, komando dansı gibi kendine özgü yöresel bi dans çeşidi var. beyitleri var pim çek bomba at gibi öz, akan kan vatan için lirik ögelerle süslenmiş dizeler.
askerlik onlarca kişinin osuruğuyla uyumaktır, onların horlamasını ninni sanmaktır.
8 gün sonra hayatımdan bir daha geri girmemek üzere çıkacak, türk silahlı kuvvetlerinden nefret etmeme neden olmuş angarya.
milleti vatan millet hayyayoyaaohooo diye gaza getirenlere inat içine girip görmüş bir insan olarak diyebilirim ki insanlığın bu kadar yerlerde süründüğü, insanın hayvandan da aşağı seviyelere itildiği başka bir yer yoktur. insanın insana eziyet yeridir askerlik.
halkı askerlikten soğutmak suç ise bu suçun türkiye'deki tek faili tsk'dır.
"adam edilecek yer" gibi yanlış tabirle anılan yer,
her askerliğini yapan adam olsa idi, bu ülke düyanın en gelişmiş ülkesi olurdu.
askerliğini yapan 100 kişiden 99 u adam olmuyor, o bir yalan hatta askerden evvelki halinden daha da kötü hale geliyor, o kalan 1 inin ise olup olmadığı meçhul.
yan gelip yatma yeri olmadığı gibi sırt üstü yatma yeri de değildir.
askerliğin ikinci gününde hali hazırda hala komutanlık yapan bir zat ziyarete gelir. askerliğin şanından ve yaptığımız işin şerefinden bahsetmeyi müteakip yat komutu verir. önce herkes birbirine bakar ardından sivri zekalının biri sırt üstü yatıp kollarını yana uzatır, bi anda müthiş bir etkileşim olur ve 300 küsür kişi birbirine bakarak aynı hareketi yapar. komutu veren dışındaki komutanlar garip hareketlerle birşeylerin ters gittiğini anlatmaya çalışır ancak o anda yapacak birşey yoktur. komutan arkasını döner ve gider.
Vatani vazife. Ne zaman ve ne kadar uzunlukta yapıldığı ile ters orantılı bir şekilde bünyede etkileri vardır. Öngörülen yaşta * gidildiğinde sıkıntı yaşamak olasıdır. O yaşta anne-babasından bile emir almaya alışık olmayan genç bünye bir anda asker ocağına düşünce yalpalayacaktır. Çoğu duyguyu asker ocağında tecrübe etmek genç nesillerde iz bırakabilir. Bu anlamda karakterini de şekillendirecektir ki bu nokta önemlidir. "Üniversite okuyayım, bir de cila niyetine yüksek lisans patlatayım." şeklinde bir tavır ile askere teslim olmak bir nebze de olsa yüreklere su serpebilir. Bu durumun sıkıntısı ise, karakterine*ters düşecek hal ve oluşumlara karşı siper alma ihtiyacı duymaktır. Bakıldığında her iki yaşta da benzer sıkıntılar vardır. Fakat; yine de, ilerleyen yaşlarda askerliğin mentalitesini-tabiri caizse mantığını-anlama süresi kısalacaktır. Zaten ne olup bittiğini anlayana kadar askerlik vazifesinin de sonlanacağı gerçeği karşısında yapacak fazla bir şey yok gibidir. Herkesin askerlikle ilgili bir anısı vardır ve o anı ne kadar küçük de olsa emin olun ki saatlerce anlatılabilecek kadar uzundur.*Sivil hayatta bir daha giremeyeceğiniz yerlere girmek*, göremeyeceğiniz insanları görmek* ve belki de yapmayacağınız şeyleri yapmak* için ideal yerdir asker ocağı. Duruşu, fikirleri ve yönetimiyle hayat felsefenizi gözden geçirmenizi sağlayacak subaylarla karşılaşabileceğiniz gibi tüm bu kazanımlarınızı bir çırpıda silebilecek ve sizi omuzundaki rütbeleri hangi amaçla almış olabileceğini düşünmeye sevk edebilecek komutanlarla yüz göz olabileceksinizdir. Sonuçta terazi dengeyi bulacak ve teskereyi hak edeceksinizdir. Hayırlı teskereler!