kimilerine yük gelen vatan borcudur. sen askerliği kötüle ondan sonra Atatürk'ü seviyoruz, ulusumuzu seviyoruz, yurdumuzu seviyoruz. Bu adamlar asker olmasalardı sen burada olur muydun?
nereden geldiğini bilmeyen döl israflarının kötüledikleri iş. Eğer ''Her Türk asker doğar.'' demeseydik şimdi bu topraklarda öyle rahat olamayacaktık. Bu vatan bu ilkeyle kurtuldu. Bu yurdun evlatları askerlikten gocunsaydı kıçını burada yayamazdın. Hala kapitalizmden söz ediyor. Kardeşim asıl kapitalizm bu. asıl kapitalizm Türk'ü askerlikten soğutmak. Türkiye'nin gücünü azaltmak. Biz yüzyıllarca bu ilkeyle birlikte güçlüydük. Bunu gören emperyalist devletler bunu kırmaya çalışıyorlar. Önce darbeler yapıldı, sonra militarizm karşıtlığı diye bir şey ortaya atıldı. Anlamıyor musunuz? Bizim güçlenmemizi istemiyorlar. Yüzyıllarca asker olan bu halkı askerlikten soğutuyorlar. Askerliği savunmak eğitim karşıtlığı anlamına gelmiyor. Bu her eli kalem tutan gencin ayrıca eli silah da tutması anlamına geliyor. Bu vatan ancak böyle korunur. ''Ne mutlu Türk'üm diyene'' ve '' Her Türk asker doğar.''
temeli sabır ve özleme dayalı olan 365 günlük vatani görev. az anlatayım.
sivilde yüzüne tüküreceğin ciğeri beş para etmez adamlara kolunda ve omzunda bulunan rütbelerden dolayı saygı duymak zorunda kalıyorsun. haksız yere yapılan her şeye sabrederek karşılık veriyorsun. haksızlığa karşı takıntısı olan bir insan olsan da başkasına yapılan haksızlığa karşı duramıyorsun. binbir türlü insanla karşılaşıp sohbet ederek gerçek dünyanın ne olduğunu görebiliyorsun. susarak, sabrederek, yumruklarını sıkıp içinden tonlarca küfrederek ve en sevdiklerini en yakınında arayıp da bulamayarak adam oluyorsun. kıymet biliyorsun.
bi insan halıya basmayı özler mi? ben özlemişim. izine gidip eve ilk adımımı attığımda anladım. aç kaldığımda yediğim şeylerin sivildeyken yüzüne bakmazdım, burda onları bilfiil her gün arıyorum ve yiyorum. insanların dertlerine ortak olmaya çalışıp onların bir gece olsun huzurlu uyumasını isteyecek kadar vicdanının olduğunu anlıyorsun.
en kötüsü özlemek. özlediğin insanları yanında aradığın zor zamanlarda ise kimseyi bulamamak. adam eden şey tam da bu.
Güzel Türkiye'mizi korumak amacıyla zorunlu olan , sadece erkeklerin yapabildiği , ülkemize olan saygıyı vazifeyi yerine getirerek gösterdiğimiz ama son dönemde bedelli askerlik çıkarılarak tekrar sınıf ayrımı oluşulması sağlanan kutsal vazifedir
türkiye'de zorunludur. askerliğin medeniyetin gelişmesini engellediğini söyleyen vicdani retçilere kafam girsin. orada aldığın eğitim, temel askeri eğitimdir. seferberlik zamanında askere alındığında bilmen gerekenlerdir.
2011/2012 tarihleri arasında kıbrıs çamlıbel/er bulduk polat kışlasında askerlik görevimi ifa etmekteyken, çarşı iznimde isim ve rütbe belirterek, taburumuzda bulunan 343. kısa dönemler adına sayfalarca pasajlar oluşturmuştum. hepimizin belirli şikayetleri ve ifrit olduğu durumlar mevcuttu. kışlamızda yaşanan akıl dışı olaylar, türk ordusunu küçük düşürecek nitelikteki uzman/subay/astsubay tutum ve davranışlarını konu alan yazıyı dilekçe halinde genelkurmay'a bildirmiştim.
yaklaşık 10/15 gün sonra kıbrıs'ın komutanı, tümgeneral kışlamızı ziyaret etmiş, bütün kısa dönemleri kışlanın en donanımlı odasına toplayıp, oluşturduğum yazıyı cümle cümle duraksayarak, gözlerimizin içine bakarak okumuştu. cümlelerim de yer alan, dilime pelesenk olan kelimeler okundukça da arkadaşlarım dönüp bana bakıyorlardı. zira yazı oldukça ağır içerik barındırıyordu. buna rağmen tümgeneral, yazılanları dikkate alacağını, olumsuzlukları biz terhis olana kadar gidereceğinden bahsetmiş, tabur ve bölük komutanlarına muhtelif emirler yağdırmıştı.
ilerleyen haftalarda isim ve rütbelerini açıkça bildirdiğim kişilerin hal ve hareketleri büyük ölçüde iyileşme göstermişti.
geceleri yatağımda uyurken, 20 yaşındaki çocukların ağladıkları anda kimse farketmesin diye büründükleri halleri artık görmüyor, hissetmiyordum. hepimizin yüzü gülüyordu.
samimi bir dostumun kardeşi bu yıl askerliğini kıbrıs semalarında yapmakta, en son telefon görüşmesinde,
- 2012'de bir şikayet/olay olmuş, bu sebeple rütbelilerin eskisi gibi sert/lakayt olmadığından bahsetmiş.
onur duydum.
sorumlu bireyler olarak bizlerin askerlikten korkmaya, ürkmeye yaşanacak detaylara pandomim sanatını icra ettirmeye hakkımız yok. askere gideceğiz ki ordu sorgulansın, demokratikleşsin ve elbette ki arınsın.
beyninizi korku hissinden soyutlayıp fütursuzca üzerine gideceksiniz. rutine dayanıklılık ölçünüzü belirleyecek, sıramatik ve numaratör'ün olmadığı sıralarda haftalarınızı geçireceksiniz. ihtiyaçlar piramidinin en alt basamağında yaşayacak, zaman yönetimini öğrenip, sabır yetkinliğine erişeceksiniz.
konuşacaksınız zira,
" sadece konuştuklarınızdan değil, sustuklarınızdan da sorumlusunuz. "
biz bugün soluduğumuz nefesi,
gözü yaşlı annelerimizin yavruları, küçük tavşancıkları, evlatları, oğulcukları,
çoğu daha üzerinden çocukluğunu bile atamamış,
şimdilerde yüksek yerlerde açan çiçeklerimiz,
" öl " emrine gözü kırpmadan " emredersiniz " diyen