sana bi kağıt veriyorlar, "yokladık seni" diyorlar. sonra bi zaman sonra evine bi takım kağıtlar geliyor, bi yere gitmen gerektiği söyleniyor, gidiyorsun, ordan da bir takım kağıtlar veriyorlar, üstünde bi yer ismi yazıyor, o şehre gitmen söyleniyor, o şehirde bi yere gitmen gerekiyomuş, gidiyosun, acayip acayip yeşil giyinen adamlar var, seni içeri alıyorlar, sonra senin gibi bir sürü kişi daha getiriyorlar, beraber yatıyosunuz, sonra size de o acayip yeşil giysilerden veriyorlar, giyiyorsunuz, omzunda kolunda yıldızlar çubuklar filan olan adamlar var, adları "komutanım", onlar bişey diyolar, sen yapıyosun, sağa dönüyosun, sola dönüyosun, yatıyosun kalkıyosun filan. sonra başka yere de yolluyolar, 5,5 ay sonra yine kağıt veriyolar eline, "git hadi" diyorlar, çıkıyosun gidiyosun, süleyman a 15 ayda vermişler mesela o kağıdı, demek o çok çalışmamış kalmış.
önce sevindirip sonra ağlatandır. şöyleki; acemi birliğim kırkağaca çıktığında askerliğim batıya düştü diye seviniyordum meğersem herifler doğuya komanda yetiştiriyormuş.
mecburen gidilen, dünyayı ve insanları 20'li yaşlarına kadar tanımayanlara göre insana çok şey kazandırıldığına inanılan, çatışmanın ortasında kalmayan birisi için kulağının, başının yanından geçen merminin insana neler hissettirdiğini anlayamayacak, yanında arkadaşı şehit olmasının ne olduğunu bilmeyen/bilemeyecek olan kişilerin, ballandıra ballandıra anlatacağı saçma sapan anılar edindiği zorunlu hizmettir.
kutsal bişeydir.askerde olan birini anlamak çok zordur.bi çoğu hiç kimsenin düşünmeyeceği şeyleri akıllarına getirip kafayı sıyırma derecesine geliyorlar.
vatan borcu olmayan şeydir. vatan sevgisini de ifade etmeyen şeydir.kısaca izah etmek gerekir ise ozaman kadınlar yaşamasın bu topraklarda.askerlik yapmıyorlar vatanlarını da sevmiyorlar ozaman ya da askerliğini yapmış biri vergi kaçırıyorsa veya meclise girip memleket yönettiğini idda ediyorsa nasıl memleketi seviyor olacak bu kişiler.
savaş halleri hariç vatan borcu sayılmayan, her erkeğin 20 yaşından itibaren yapmakta yükümlü olduğu görev.
öncelikle kimse bana kalkıp da, bir komutanın egosunu tatmin etmeyi vatan borcu olarak açıklayamaz. keza tuvalet temizlemeyi. hangi vatan borcu lan bu? geçti o işler artık eskidendi.
asker pkk ile dağda mücadele ederken, şehirde devlet aynı masaya oturuyor. üstüne üstlük, akan onca kana, üzülen onca anaya rağmen de pazarlık yapıyor.
hangi vatan borcundan bahsediyorsunuz amına koyim siz? 20 yaşında ölmek vatan borcu mu? yok hayır. böyle düşünen hiçbir vicdan hiçbir insan olamaz. ben gidip 15 ay yapacakken, cebinde 30 bin lirası olan sadece bankaya giderek askerlik yapıyor. şimdi o adamda vatan borcu ödedi değil mi? ee ben? o zaman devlet bana borçlu. 15 ayımı veriyorum. belki canımı vereceğim. velhasılı kelam, canı geç; geleceğimi veriyorum. sevdiğimi bırakıyorum.
Davulla, zurnayla, eğlenceyle, vatan ve millet aşkıyla gidilip, askerlik süresi boyunca vatan ve milletten soğutulan ancak herhangi bir tehdit durumunda askerlik aşkının geri geldiği, 5-15 aylık dönem.