Aşkı kişinin kendisine yapacağı en büyük hediye olarak gören filozoftur şüphesiz.. Ona göre aşk, insanın kendisini tamamlayan bir eş bulduğu ve bu sayede ruhsal doyum elde ettiği bir duygudur.. Aşkın amacı ona göre iki kişinin birbirini daha iyi anlamasını ve bütünleşmesini sağlamaktır..
Bilge kişi zevk aramaz, kaygı ve acılardan uzak durur.
Bilgi doğuştan akılda yoktur, ama akıl bilgiyi üretecek kapasitededir.
Bütün insanlar doğaları gereği bilmek isterler.
Bütün insanların düşüneceği bir aklı vardır ve kullanmasını bilmek gerekir.
Bir şeyi yapma gücümüzde saklı olan, bir şeyi yapmama gücümüzde saklıdır.
Aristotales.
Demokratik devletin temeli özgürlüktür.
Politika
Devlet adamıyla devlet, kralla uyrukları, aile reisiyle ev halkı, efendiyle köleleri arasındaki ilişkilerin hep aynı olduğunu sanmak yanlıştır. Aralarında yalnızca büyüklük değil, nitelik farkı da vardır.[1]
Dünya bir hücredir, seni yalnızlığa iten fakat seni düşündürüp olgunlaştıran ortam da olabilir.
Demokrasi despotizmin en ileri şeklidir.
Devlet birçok kişi tarafından yönetilirse bu ona, tıpkı giderleri toplulukça karşılanan şölenin tek kişinin hazırlayacağı bir şölenden daha üstün olması gibi bir üstünlük sağlar. Onun içindir ki çoğunluk, birçok durumda, her kim olursa olsun tek bir kişiden daha iyi bir yargıçtır. Ayrıca çokluk daha güç bozulur ya da kıstırılır. Kötü bir anında olan ya da konuya ilişkin çok güçlü duyguları bulunan bir kişinin yargısı ister istemez çarpık olacaktır. Öte yandan, bir kitlenin yargıda bulunması durumunda, kitleyi oluşturan her kişinin aynı anda duygulara kapılmasını ve yargısını çarpıtmadan ayarlamak güçtür.
Dost; kişinin ikinci benliğidir.
Dostlar! Dost yoktur!
Dost kara günde belli olur.
Aristotales.
Erdem ve kabiliyet yönünden üstün olan kimselerin arkasından gitmek ve onlara uymak doğrudur.
Erdem bilincine sahip olmak yeterli değildir. Erdeme erişmek için ya da iyi insan olmak için çaba göstermeliyiz.
En büyük suçlar, gerekli olanı değil de fazla olanı elde etmek için işlenir.
En üstün şey metafor ustası olabilmektir; başkalarından öğrenilemeyecek tek şey budur. iyi metafor, benzeşmeyenler arasındaki benzerliğe karşı sezgisel bir algı gerektirdiğinden, aynı zamanda dehanın da göstergesidir.
Eğitimin kökleri acı, meyveleri tatlıdır.
Eğitim görmüş aklın işareti, herhangi bir düşünceye onu kabul etmeden önce açık olmasıdır.
En büyük suçlar yokluktan değil çokluktan doğar. Kimse başını sokacak yer bulabilmek için zorba olmaz.
Aristotales.
Fazileti olmayan insan, hayvanların en kirlisi, en vahşisi, en muhteris ve en doymak bilmez olanıdır.
Felsefe kişilerin yaşamı merak etmesinden doğar. Yaşamı en çok merak eden çocuklardır.[2]
Felsefe bilimlerin ya kraliçesi ya da onların önündeki engelleri ortadan kaldırdığı için, ağır işçisidir.
Flüt, iyi ahlaki etki yaratan bir enstrüman değildir. Fazla heyecan verir.
Aristotales.
doğduğu köyün bir bölümünün sular altında kaldığı, bir bölümünün yıkıntılarının hala görülebildiği yunanlı filozof. büyük iskender' in hocasıydı aynı zamanda.
Platon'un gerçek adı Aristokles'ti. Babası onu Sokrates'le çalışmaya getirdiğinde, büyük şüpheci, önceki gece beyaz bir kuğu rüyası gördüğünü ve bunun yeni öğrencisinin dünyanın aydınlarından biri olacağının bir işareti olduğunu söylemişti. Ölümsüz Platon'un Sicilya Kralı tarafından köle olarak satıldığına dair bir rivayet vardır. Platon'un ölümünden sonra, öğrencileri iki gruba ayrıldı. Birincisi, Akademisyenler, bir zamanlar başkanlık ettiği akademide buluşmaya devam ettiler; diğeri, Peripatetikler, Aristoteles'in (MÖ 384-322) önderliğinde Lyceum'a taşındılar. Platon, Aristoteles'i en büyük öğrencisi olarak kabul etti ve Philoponus'a göre ona "okulun aklı" diye hitap etti. Aristoteles derslerde olmasaydı, Platon şöyle derdi: "Zihin burada yok." Thomas Taylor, Metafizik'e yazdığı giriş bölümünde Aristoteles'in olağanüstü dehası hakkında şunları yazıyor: "Eserlerinin bolca kanıtladığı gibi, sadece her bilim dalına aşina olmakla kalmayıp, insan bilgisinin kapsamına giren hemen her konuda yazmış ve bunu eşsiz bir doğruluk ve beceriyle yapmış olduğunu düşündüğümüzde, zihninin derinliğine mi yoksa kapsamına mı daha çok hayran kalacağımızı bilmiyoruz." Aynı yazar, Aristoteles'in felsefesi hakkında şunları söylüyor: "Aristoteles'in ahlak felsefesinin amacı erdemler yoluyla mükemmelliğe ulaşmak, tefekkür felsefesinin amacı ise her şeyin tek ilkesiyle birleşmektir." Aristoteles felsefeyi iki yönlü olarak tasavvur etti: pratik ve teorik. Pratik felsefe etik ve siyaseti; teorik felsefe ise fizik ve mantığı kapsıyordu. Aristoteles, metafiziği, kendi içinde hareket ve durağanlık ilkesine sahip olan maddeyle ilgili bilim olarak kabul etti. Ona göre ruh, insanın ilk yaşadığı, hissettiği ve anladığı şeydir. Bu nedenle ruha üç yetenek atfetti: besleyici, duyusal ve zihinsel. Ayrıca ruhun iki yönlü olduğunu –akılcı ve akılcı olmayan– düşündü ve bazı ayrıntılarda duyusal algıları zihnin üstüne çıkardı. Aristoteles, bilgeliği ilk nedenlerin bilimi olarak tanımladı. Felsefesinin dört ana bölümü diyalektik, fizik, etik ve metafiziktir. Tanrı, ilk Hareket Ettirici, Varlıkların En iyisi, hareketsiz bir Madde, duyusal şeylerden ayrı, cismani nicelikten yoksun, parçaları olmayan ve bölünemez olarak tanımlanır.