emre gibi sönmesini bekleyen kıskanç karakterlerleri 5 yıl sonra feci şekilde bozacak, hayal kırıklığına uğratacak olan büyük yetenek. gerçekten doğuştan kabiliyet denen olaya sahip kendisi. top saklama ve rakip eksiltme konusunda şu an üzerine yok. bir de rakibin arkasından gelerek tereyağından kıl çeker gibi top kapması yok mu? tam bir yıldız kendisi. avrupa'da adından söz ettirmeye başlamıştır ilerde de büyük bir yıldız olacaktır. tek dileğim arsene wenger'in eline düşmesi. potansiyel yetenekleri ortaya çıkarma ve geliştirme konusunda tam bir ekoldür kendisi.
edit: eksileyen arkadaşlara en iyi cevabı dün arda hem sahada hem de maç sonrası yaptığı açıklamada verdi. oynadığı futbol ve karakteri ortada. azıcık sahip çıkın değerlerinize. sonuçta adam türkiye'nin bir değeri.
son zamanlardaki çoğu maçlarında kendini anlamsız yere heder etmiş bakın benden iyi gs li yok misali taraftardanh şak şak beklemiş ve başarmış herşeye rağmen türk futbolunun son zmanlarda yetiştirdiği en iyi oyunculardan biridir.. trabzon maçında sakatlanması sebebiyle hamburg maçında oynayamayacaktır.
aynı sakatlığın bir benzerini geçiren roberto carlos sakat sakat kayseri maçında oynadığı için aylarca değneklerle gezdi. keza sakat sakat oynayan gökhan gönül euro 2008'i kaçırdı. hatta bir sezonda 19 gol 38 asist ile rekor kıran rıdvan dilmen sakat sakat, forma aşkı edebiyatına oynadığı için erkenden futbolu bırakmak zorunda kaldı.
şimdi arda sakat ve herkes "aslansın, kaplansın" edebiyatı ile oynamasını bekliyor. eğer futbol hayatını etkileyecek küçücük bir risk bile varsa gaza gelme, doktor sözüne göre hareket et. yoksa 3-5 yılda bir kalburüstü oyuncunun yetiştiği türkiye'de bir maç yüzünden futbol hayatın biterse en fazla iki gün "kahraman" olarak hatırlanır, üçüncü gün unutulursun. daha gözünün önünde alper tezcan örneği duruyor.
bir trabzonspor taraftarı olmama rağmen çok beğendiğim oyuncudur. türk futbolunu çok daha ileriye götürebileceğini düşündüğüm ender oyunculardan biridir.
edit:fakat buna hala inanamamaktayım o yürekle o galatasaray askıyla macta yerını almak ıcın elınden gelenı yapacaktır ama sartlar buna uygun olmayabılır heran bıze suprızde yapabılır.
90 dakika oynadığı bir maçta 120 dakika koşan, mücadele eden futbol dehası.
karşılaştığımız ilk yerde, ayaklarına kapanacağım. galatasarayı benden çok sevdiği için biraz üzülüyorum.
mücadele, artık genlerine, ruhuna işlemiş futbolcu.
son hamburg ve trabzonspor maçlarında birbirine benzer iki pozisyon var. ikisinde de arda iki rakibi tarafından yere indirikiyor, yere düşerken de, yerdeyken de arda hala topa sahip olmanın mücadelesini veriyor. yani bu çocuğu seyretmekten kirpiye döneceğim. her maçta tüyler diken diken ,olmuyor böyle.
Dizindeki çivi darbesine rağmen sahada koşmasıyla ne kadar yürekli bir futbolcu olduğunu gösteren, ömür boyu kontrat yapılması istenen galatasaray'ın göz bebeği.
galatasaray'ımızın yıldızıdır. gazetelerde, magazin haberlerinde ne kadar üzerine gidilip yıpratılmak istensede bunlara pabuç bırakmayacaktır. arda efendiliği bir insandır. arada parlayıp sönmesi yaşından, toyluğundandır. 21 yaşında avrupa nın en çok takip edilen futbolcuları arasında. sezon sonu mutlaka ciddi olarak çok üst düzey takımlardan transfer teklifleri gelecektir. götü boklu adamların 20 milyon euro bedel biçildiği bu piyasada 30-40 milyon euroluk bir fiyatı hak eden futbolcudur. takımda defans, orta saha, ve forvet olarak 3 kişilik yeri, başarılı performansıyla dolduruyor. nereye gitse giydiği formanın hakkını sonuna kadar verecektir. eninde sonunda galatasaray'dan ayrılacak. ingiltere, ispanya, ya da almanya ligi onun futboluna uyan bir lig. bu liglerden biri onu daha da izlenesi bir hale getirecektir. temennim avrupa'da bizden çok daha iyi bir kulüpte oynaması. ama galatasaray'da yapacakları bittikten ve biz ona doyduktan sonra..
umarım bayern münich'e değil de ingiltere ligi'ne gider.
ama her nereye giderse gitsin, bu çok sevdiğim çocuk florya'dan ayrıldığında galatasaray'da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. tıpkı tuncay, samandıra'dan ayrıldığında kadıköy'e bir daha uğramayan ruhun, artık samiyene de uğramayacağı gibi.
hırvatistan maçında 90 artıda golü yediğimizde bu iki cengaverin topu ağlarımızdan alıp, yerdeki arkadaşlarını kaldırmalarını hiç unutmayacağım. o maçın kahramanı semih değil, arda'dır, tuncay'dır.
hiç tanımama, canlı olaraktan bir kez dahi olsun görmeme rağmen bir kardeş gibi sevdiğim, mükemmel insan, gerçek galatasaraylı. metin oktay'ın 21.yüzyıl modeli.
Bordeaux maçından sonraki günün sabahı eyüp sultan'da namaz kılarken yakalanmış futbolcudur. bi sevgililerle kumsalda poz vermeler, bi namaz kılmalar filan. ne ayaksın arda?