insanın gerçekten başına gelmedikçe anlayamayacağı durumdur. başkasının başına geldiğinde ise sürekli kendinizi o diğer kişinin yerine koyarsınız ve elinizle allah korusun işareti yaparak tahtaya vurursunuz, evlerden ırak, allah gecinden versiniz dersiniz. dünya yıkılıcak, dipsiz bi kuyu içinde boğulacakmış gibi olur insan. ama başınıza gelince insan her acıya katlanıyo diye diye alışmaya çalışırsınız. keşke torununu görseydi, keşke şu diploma töreninde de bulunsaydı diye iç geçirirsiniz. başınızın, zor anlarınızda hep anneye yaslanacak kısmı boşlukta kalır. ama kader. . .
(bkz: başa gelen çekilir)
(bkz: bugün pamuk kalbimden ayrılma anne)
insanın kendini hep eksik hissetmesi hali,nereye gitse yakasını bırakmayacak bi yalnızlık durumu...koca kalabalıklar içinde savunmasız, hüzünlü dolaşma sebebi...
babasızlıktan daha fazla koyan, annenin;
-kokusundan,
-sıcaklığından,
-tatlı azarlarından,
-merhametinden,
-yemeklerinden,
-burnunun üzerine indirdiği gözlüğüyle örgü örmesinden,
-her gece üzerinizi örtmesinden,
-korumasından,
-tatlı tatlı pembe dizi izlemesinden,
-sizin için hayatını adamasından,
-size ördüğü kazaklardan, patiklerden,
-size beslenme çantası hazırlamasından,
-babanıza karşı sizi korumasından,
-elinizden tutup parka götürmesinden,
-veli toplantısında sizinle gurur duymasından,
-yılsonu gösterilerinde ayağa kalkıp sizi alkışlamasından,
-mezun olurken döktüğü gözyaşlarından,
-saçınızı okşayıp, sizi sakinleştirmesinden,
-oflaya puflaya odanızı toplamasından,
-o iyilik ve güzellik dolu kalbinden mahrum olmaktır.
kısaca; kanatları koparılmış, yere çakılmış bir kuş olmaktır annesizlik.