anneanne

entry488 ↑ galeri5
    299.
  1. yakın zamana kadar yürekten sevdiğim, zamanın ibneliğine yenik düşmüş hatun kişisi. hepimizin deli divane etrafında dolanmamıza karşılık üç beş kuruş dünya malı için hepimizi götünün arkasına atışının şokundayız. bu yaşta hala ev alma kiraya verme derdinde. ulan bu kadar inançlı kadını bile bozuyorsa dünya malı, tüm tapuların anasını fikeyim !
    1 ...
  2. 298.
  3. "Doydum, tokum, istemiyorum, yeterli" komutlarını anlayanı icat edilmemiş dünya güzeli.
    0 ...
  4. 297.
  5. 296.
  6. nedense annem kadar yakın hissettiğim, ayrı kalınca özlediğim ve çok sevdiğim varlık.
    tabi bebeklikte ve küçükken anneannemin fazlasıyla ilgilenmesinin büyük payı var. 20 küsür torunu olmasına rağmen beni hep ayrı tutar. çünkü onunla en çok vakit geçiren benim.
    ama beni asıl ona bağlayan şey sanırım çocukluğumun anıları.
    köyde evler de yakın olduğundan aileyle her kavga edişte oraya kaçar; bahçesine dadanıp sınırsızca dut, kiraz, vişne ne varsa yerdim.
    özellikle kışın o karlı havalarda sobayı doldurması, beraber trt 1 de ana haberleri, ardından yedi numara yı izlememmiz, dedemin bana çekirdek soyması, soba fırınına atılan mis gibi patatesler hala hatırımdadır. hüzünle, özlemle anarım.

    ama asıl anneannemi daha çok sevmemi sağlayan şey, gerçekten çok zeki olması. okuma yazması olmamasına ve kimsenin de öğretmemesine rağmen, bir çok şeyi anlamlandırıp ilişki kurabilmesi, bir çok telefon numarasını aklında tutabilmesi, pratik zekası ve olayları çözümleme yeteneğiyle kendisine hayran bırakır. ancak bunun tersine dedem, zeka ve akıl düzeyi olarak oldukça geri bir seviyede; ve bu yüzden anneannem her zaman ailede baskın olmuştur.
    8 tane çocuğu olmasına rağmen 6 sı üniversite okumuş ve hepsi de çok iyi hayatlar kurmuştur kendisine. lakin, ünv okumayanlardan biri de annemdir ve malesef zekasının büyük kısmını dedemden almıştır. bu yüzden aneannemi annemden üstün tutar ve çok severim.
    1 ...
  7. 298.
  8. sarıldığınızda annenizin kokusunu duyabileceğiniz ve sırf bunun için bile çok gerekli olan, kendi annanemi düşününce hayatının son yıllarını geçirdiğini düşünmek dahi istemediğim ama bir gerçek olan insan. annenin hammaddesi, dedenin can yoldaşı, teyzelerin ve dayının da yapımında emeği geçen nadide kişilik.
    1 ...
  9. 297.
  10. 296.
  11. Tonton olur,çok güzel yemekler yapar,mis gibi kokar, en güzel anlarınızın onla geçmesi muhtemeldir. Bir de benimki gibi boşnakça şarkılar söylüyorsa tadından yenmez.
    0 ...
  12. 300.
  13. Yarın ömrümde ilk defa ziyaretine gideceğim. Çok heyecanlıyım. Belki geçen ay geçirdiğim hastalık beni duygusal yaptı ama gidip dertleşmek istiyorum.

    Anneanne biliyorsun çocukken hep senin için ağlardım ama yarın ağlamayacağım. Sen de çok şaşıracaksın beni gördüğüne ama geleceğim işte. Mezeranın başında sana dua okuyacağım.
    0 ...
  14. 301.
  15. vallahi de cansın billahi de cansın.

    ben öğrenci evindeyim ayrı şehir.

    görüntülü konuşma yapıyoruz annemler falan hepsi orada.

    tam da yemek vakti, balık kızartmışlar.

    anneannem geldi içeriden kapatın bilgisayarı dedi çocuğun canı çekecek.

    bir yandan da bana bağırıyor sen gelince istedğini yaparım oğlum ben diye *

    ananem ya.
    3 ...
  16. 300.
  17. zamanında sıkça ziyaret etme fırsatı bulamadığım pamuk elli, güzel yüzlü insandır benim için.
    0 ...
  18. 299.
  19. belki en çok size değer veren, size düşkün olan güzel insan, ayrıca ailemde ilk kaybettiğim kişi.

    (bkz: nur içinde yatsın)
    1 ...
  20. 298.
  21. Yılda bir kez görülse de hic akıldan cıkmayandır.

    Korkuyorum bazen seni kaybetmekten. Seni cok ama cok seviyorum huysuz kadın.
    2 ...
  22. 297.
  23. En kıymetli büyüğümdür. Ve en kıymetlisi olduğumdur.
    11 ...
  24. 296.
  25. hiç görülmediği halde çok özlenen.
    11 ...
  26. 295.
  27. aynı kelimeyi iki kez yanyana yazıp bir birleşik kelime elde edilmesi halidir.
    0 ...
  28. 294.
  29. yokluğu insana ağır gelen aile bireyidir. ne de olsa annenin annesidir. anne yokluğu nasıl çok ağır geliyorsa onunki de ağır gelir.
    0 ...
  30. 293.
  31. bütün torunlarını sırtında taşıyıp oynattığı günlerin çok geride kaldığını yorgunluğundan gösteren, torunlarının her dediğine evet deyip onlarla tartışmayı dahi istemeyen sülalenin en iyi büyüğü olmaya aday çok çok sevdiğim kişilik.
    0 ...
  32. 292.
  33. hiç göremediğim kişidir. iyi biriymiş derler hep. iyiler zaten hep erken gider, diye söylenirim ben de hep.
    0 ...
  34. 291.
  35. başınıza gelen olaylara daha objektif bakar. anneden daha soğukkanlıdır.
    0 ...
  36. 290.
  37. bazıları için hiç tanışılmaya fırsat bulunamayandır. siz doğarsınız, o toprağa gider.
    1 ...
  38. 289.
  39. üç sene önce bir 30 ağustos günü gömdük aneannemi.. atatürk'ü iki kere görmüş tam bir osmanlı kadınıydı, askerlere hayrandı ve bir 30 ağustosta ebediyete kavuştu..
    3 ...
  40. 288.
  41. annemin bile görmeye zaman bulamadığı, benim o koca annem daha bebeyken dünyadan göçmüş, iyi olduğuna inandığım kişidir.
    2 ...
  42. 287.
  43. ailenin meleği.

    on beş gün önce hastalığına derman bulma umuduyla götürdük seni hastahaneye, kalan ömrünü daha ferah geçirmen için. giderken her zaman gülümseyen o nur yüzün hastalığın da etkisiyle sararıp solmuştu ama sen yine de pozitiftin, umutluydun. umutluyduk. gittin, günler geçti ameliyat günü geldi çattı. hepimiz ürküyorduk çünkü yaşın bu ameliyatı atlatabilmek için pek de uygun değildi. doktor da biliyordu bunu ama elden gelen başka bir şey kalmamıştı. ya kaldıramazsa düşüncesi değil de ya iyileşirse düşüncesiyle götürmüştü zaten evlatların seni. bir saat iki saat üç saat beş saat derken çıktı dediler. umutlar çoğalmıştı çünkü sağ salim çıkabilmeyi başarmıştın, buna direnmiştin. sıra o geçmek bilmeyen yoğun bakım devresine geldi. üç gün orada gözetim altında tutulmalıydın, belki de daha fazla. bir gün geçti iyiydin. iki gün geçti yine iyiydin. canın yanıyordu belki ama hayattaydın. nefes alıyordun bir kere. üç gün yoğun bakımda tutulman gerekiyorken beş gün çıkarmadılar seni oradan. yolunda gitmeyen bir şeyler vardı çünkü. ama kimse haberdar değildi. birkaç gün sonra taburcu olup kurtulacak artık gözüyle senden haber beklerken hiç beklemediğimiz bir anda gittin. kalbin bunu kaldıramadı. iki kez kalp krizi geçirdin. ikisini de atlattın ama üçüncüye vücudun direnci kalmadı, pes ettin. ters giden bir şeyler olduğunu öğrenmenin şokunu atlatamamışken bizden ayrılışının şoku geldi. umutlarımız çürüdü. dedem seni almaya giderken bütün sevenlerin toplanmış seni bekliyorduk, seni son yolculuğuna uğurlamak için. o kadar geniş kalpli bir insandın ki aklına gelebilecek herkes oradaydı. seni uğurlarken herkes berbattı. berbattık. ama metanetli olmak zorundaydım. çünkü annem senin haberini aldığından beri kendine gelemedi. feryatlar içinde ağlıyordu sürekli ve ben ona destek olmalıydım. çünkü zaten o da milyon çeşit rahatsızlığı olan biriydi ve farkında olmadan kendine zarar verebilirdi bu yüzden metanetli olmak zorundaydım sen de böyle olmasını isterdin zaten. kabullenmek istemiyordu ki gidişini. kimse istemiyordu. annesiz kalmanın ne demek olduğunu sen de biliyordun zaten. ama hepimiz öylece izledik sen giderken. sadece izledik. başın sağ olsun cümlesini belki yüzlerce kez duyduk hepimiz. bu cümle öyle bir cümle ki söyleyenin vicdanını rahatlatır duyan kişinin ise acısına tuz biber olur. ama elden ne gelir ki.
    sen çok güzel bir hayat sürdün. iyi dostlar kazandın. ben sanmıyorum ki senin arandan tek kötü kelime edecek biri olsun. aramızdan ayrıldığın için değil, daha önce de böyleydi bu. senin adın geçtiği zaman pozitif şeyler duyardık hep. belki bizim için bu günleri atlatmak zorlayıcı olacak ama sen kurtuldun. ne olursa olsun kurtuldun sen. acıların dindi. eğer bu iyileşme şansın olan ameliyatı denememiş olsan zaten bugün yine aramızda olamayacaktın, en azından doktorlar böyle söylüyor. sen denemiş oldun. yaşamak için ufak da olsa bir umut varken buna direnmeye çalıştın. ama olmadı be anneanneciğim. 84 sene biçilmiş ömrün, elden gelen hiçbir şey yok malesef. dedem çocuklarına emanet. huzur içinde uyu sen. aramızdasın.
    9 ...
  44. 286.
  45. şayet 70'li yaşlarında ise dünyanın en cefakar, en sabırlı insanlarıdır genelde.
    Daha genç ise mesela 50'li yaşlarda ise o kadar sabırlı olmazlar, ayrılanları çoktur.

    * Kendi dizleri tutmasa da, sabahın köründe kalkan kocasına kahvaltı için uyanır.
    * Kızsa da söylense de 40-50 yıldır hayat arkadaşının başına bir şey gelsin istemez.
    * Alzheimer olmadıysa size annenizin çocukluğunu daha dün yaşamış gibi anlatabilir.
    * Kanaatkardır lüx peşinde koşmaz, evdeki huzurun binanın dış cephesinin yeni olmasından önemli olduğunu bilir.
    * Kimsenin kalbini kırmaz, yaşı ilerlediği için değil; kırılan kalbin onarılması için gereken zamana erişemeyebileceğimizi bilir.
    2 ...
  46. 285.
  47. hiç görmedim anneannemi. Annem dokuz kardeşin sekizincisi, o yüzden annemin babası da benim doğumumdan önce vefat etmiş. En büyük teyzem vefat ettiğinde ise beş yaşındaymışım.
    Siz hiç tanımadığınız birini özlediniz mi? Elbette ben tek değilimdir. Ama ne zarar? Madem ki bu dünya bir rüyadır ve madem ki rüyadan uyanmak vardır günü gelince!
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük