Yeri doldurulmayacak olan. Kıymetini bilin. Gidin gidin öpün.yetmrsin bir daha öpün.
Bugün beni bırakıp gideli 26 sene okdu. Of of offff. Yaşanmaz diyordum. Yaşanıyor hep bir yanın eksik. Yaşamak denilirse tabii.
Beni ben yapan duygularımı geliştirmemi sağladığın için, benim anneannem olduğun için, hep göğsünde olmama izin verdiğin ve hep arkamda destek olduğun için... Varlığın için her şey için çok teşekkür ederim.
onsuz ikinci ramazan bayramı. zaman ne çabuk geçiyor ve bugün ne kadar da sıkıcı bir bayramdı. yazarların iyi bayramlar dileklerini okurken birinin anneannesiyle olan diyaloğuna denk geldim. onunda anneannesi alzheimermış. önce alzheimerı düşündüm, sonra yaşadıklarımızı ve en son anneannemi... sonra bu başlığa gelip yazılanları okudum. bir girdiye (#34844248) denk geldim. gözümün önüne üniversiteyi kazandığımı öğrendiğim an ki yüz ifadesi geldi. içinde zıpladığım prefabrik evin sarsıntısından uyanmış, korkmuş, sadece ''aaa!'' diye çığlık atıp zıplayan, bir anda durup ağlayan torununun söylediklerine algılaması gitmiş kulaklarıyla anlam vermeye çalışan o masum, ürkek hali geldi gözümün önüne...
bugünün neden sıkıcı olduğunu o an çözdüm. ilk defa ne bayram için birine gittik ne de birileri bize geldi. bomboş bir gündü bugün...
ah unutmadan... son torunun fakülte bitirdi anneanne. son yavrunun da kafasına o masa geçirildi * tıpkı diğer torunların gibi onun da fotoğrafları pek güzel çıktı ama kader işte aynı masa onun da kafasında yerini aldı.
Allah'ın belası kanser yüzünden kaybettim ve kaybettikten sonra psikolojim çok bozuldu, ne güzel günlerdi onun yaşadığı zamanlar.. Değerini bilin böyle güzel ve çoğunlukla tonton olan anneannelerin.
Emekli bashemsire idi ben kendisi ile tanistigimda. Gunde 3 paket sigara icerdi. Herkes saglikcisin sen bari yapma derdi. O da bana bugune kadar sigaradan hic hasta gelmedi derdi. Borek yapardi, her gun. Belki biri gelir diye. Tatli eksik olmazdi. Kahkahalari doldururdu evi. Dedemle raki masasinda raki icmezdi ama bardak bardak elma suyu icerdi dedem yalnizlik cekmesin masa da diye. Hee gun programi belliydi. Kalkistan yatisa. Bir gece onceden saat saat dakika dakika planlardi.
Yas 18 ilk arabami almisim.
- ananeeeee, anannneeeeee
Bakti balkondan. Bos bos.
+ kimsin sen?
- anane benim serkan.
+ cocugum benim serkan im 5 yasinda.
- ananem benim yahu saka mi yapiyorsun.
Bir duraksadi dusundu. Komsu cemile teyze de balkon dabona da bakti bos bos. Burada nerminler oturuyor sen kimsin dedi. Cemile teyzeye bak deyip gidip aldim annnemi getirdim. Ertesi gun doktora gittiler. Alzheimer baslangici dedi. Her gun yeniden basliyordu adeta. Sonradan toparladi 1-2 yil icinde. Hic etkisi kalmamisti. Normaldi. Pikniklere giderdik. Eglenirdik. Cok guzel sarki soylerdi. Vefa borcumun en ust mertebesinde zaten dedem de anneannem de. Dedemle 16 yasindayken tanismislar 18de kacmislar. Anneannem 88 dedem 90di vefat ettiklerinde. 1 yasti aralari gidisleri de oyle oldu.
Anneannem 12 eylul 2015
Dedem 12 eylul 2016
Dusunun lan dile kolay 72 yil beraber yasamislar. Insan o kadar yasamiyor bile.
Bir gun kavga ettiklerini, bagristiklarini gormedim. Her gun cicekle geldi dedem elinde o derece.
annenin annesidir, bende anine, anane, anne, Fatoş, yavrukuş, fatosum, gii hatta bazen davarligim tutarsa delü oğlan bile oluyor.
yılbaşında ben geleceğim diye aldıklarınin yanina 1/2 kilo kaburga almis, benim gelmeyecegimi öğrenince o gelince yaparım diye buzluga atmis.
kimseye yapmamis yaptirmamis.
geldim, Geldigimden beri kuzeni dayisi teyzesi eksik olmadi evden. simdi yaparsam oğlum kana kana yiyemez diye yine yapmamış.
bugun hava buz gibi, mutfakta petek yok bizim bir de. televizyonda başından hic kalkmadigi hint dizisi.
mutfakta suyla bir seyler yapiyor. gittim napiyon yavrum demeye. diziyi birakip kis gunu suyla ne ugras bu.
buzluktan kaburgayi cikartmis buzu çözülsün diye suya batirip batirip cikariyor buzlu poseti. ayirmaya çalışıyor.
napiyon elin usumuyor mu dedim gulec gulec bak yavrum kaburga aldiydim sana firina sureyimde ye, unutmusum cikarmayi aksamdan daha ne zaman böyle olcak ev diyor
:D boyle ev dediği misafirsiz yani. kana kana yedirtcek ya :D
anam nasil mutlu nasil mutlu :D sanki aclik grevinden cikartcak beni ne bu mutluluk :D
artik böyle oldu annem 2 meyve fazla yese, ben marketten bir paket sakiz alsam, cekirdek alsam, dayim 2 bira icse mutlu oluyor kadin. yaşlılık baskalarinin iyiligi onun mutluluğu oldu iste .
benim de onu mutlu edebildiğim tek konu yaptigi yemekleri istahla yiyor olmam iste :D
aldigim cekirdegin de cogunu kendim yiyorum zaten :D
bide ciplak seytan koynuma girince onlari unutcakmisim oyle diyor.
ilginç de kadin hayal dunyasina bak amk :D
it gibi celliyormusum bazen oyle diyor :D onu da azaltmam lazim da iste artik hint dizisi kusacam ne yapayim.
televizyonda kanal 7 bozulsa intihar eder diye korkuyorum.
bugünlerde birden aklıma geliyorsun. yaptıklarımı, yapamadıklarımı, güzel hatıraları, hastanedeki son halini düşünüyorum. sonra bir daha geri gelmeyeceğin gerçeğiyle yüzleşiyorum. işte o zaman canım çok yanıyor.
kendisi 90lı yaşlarda ömrünün son demlerini yaşıyor.
birlikte aynı odada kalıyoruz ve az önce tv izlerken bana;
''garipbiadam biz onları görüyoruz, onlar bizi görüyor mu?'' diye sordu.......
bence garip ve irdelenmesi gereken olay şu, 90 yılda bu soru aklına yeni mi geldi?
ben ne dedelerimi gördüm ne babaannemi ne de anneannemi. dedem anneannem ölünce tekrar evlenmiş ve sadece üvey anneannemi gördüm. bizim sülalenin yaşam yılı kısadır. üvey anneannem farklı genlerden geldiği için uzun yaşadı. ama onda da göbek fıtığı vardı. sanki böyle bağırsakları göbek deliğinden fırlamış iğrenç bir görüntüydü. her bayram 3 aylığından artanıyla harçlık verir ve beni çok severdi. türkçe bilmezdi osmanlıca okur yazardı. et yemeyi çok severdi. et olsun arabın götü olsun lafını ilk ondan duymuştum. ruhuna el-fatiha...
bir kutu dondurma, iki paket kraker götürdum diye bana bir dolu dua eden canım. çocukken somyadan yere atlıyordum ayaklarım ağrımasın diye yere minder koyuyordu. daha ileriye atlayinca minderi oraya çekiyordu. günden güne yaşlanmasını izledim. şimdi ona çocuk gibi bakıyoruz. Allah herkesinkine hayırlı ömür versin.
bazen o kadar sinir ediyor ki beni bundan sonra hiç konuşmayayım diyorum, bazen de balkondan şirin şirin etrafı izleyip türküler söylediği, kendi kendine konuştuğu zamanlar onu gizli gizli izleyip yanaklarını sıkmamak için zor tutuyorum kendimi. türkülerini ileride hatıra kalsın diye gizli gizli telefona kaydediyorum arada.
zamanında kızlarını ezdirmiş, oğullarını ise kısmen rahata alıştırmış. eski kuşaktan olduğundan ataerkil bir kafada olması şaşırtıcı değil ama vicdanı olan bir kadın devir ataerkil olsa da kızlarını erkek evlatlarından ayrı tutmaz diye düşünüp annemi yıprattığından kin duyuyorum bazen. erkekçi bir hatun. erkek evlatlarına da, erkek torunlarına da daha düşkün sanki. alenen ayrım yapıyor torunları arasında bazen, ben de sinir oluyorum yüzüne vuruyorum, kendi kendime küsüyorum, o da inkar ediyor bunu, hepinizi seviyorum diyor. sinirimden sevgi göstermeyeyim diyorum ama dayanamıyorum yine şefkat gösteriyorum. birini bi kere sevince gözü hiçbir kötülüğünü görmüyor, bir kere hoşlanmayınca da bir daha sevmiyor kolay kolay.
kısa boyu, komik bir ses tonu olduğundan herkese sempatik görünmeyi biliyor. soğuk olsa da yeri gelince kendini sevdirmesini biliyor.
çok cool, tam anlamıyla buzlar kraliçesi. biraz da duygusuz gibi geliyor bana, belki duygularını saklamasını bildiğindendir bu. yaşı 84 ama hiç öyle yarın ölürsem modunda değil, yaşlılığa has o depresiflik yok üzerinde. annem ve diğer kızları da huysuzluğunu ondan almışlar ama onun gibi andan zevk almayı öğrenememişler. bu kadının ruhu kızlarından daha genç. arada unutkanlığı oluyor ama çok zeki. umarım onun yaşına gelirsek benim ve annemin de aklı, mantığı onun gibi yerinde olur.
Benim en büyük yaram,
En büyük eksikliğim,
En can alıcı noktam.
Daha çocuktan toprağa verdiğim ama her gittiğimde mezarına dolu dolu anlattığım gençliğim onu özlemekle geçti.
Keşke olsan,o kadar ihtiyacımız var ki sana,dizlerine yatıp anlatmaya,çekip çevirmene,bizi adam etmene..
Büyük bir geri dönüşüm ustasıydı rahmetli. Hiçbir kumaş veya ip parçası ziyan olmaz sadece şekil değiştirirdi. Gözleri tamamen kördü ama örgüde ustaydı. Enteresan bir espri anlayışı vardı.
gitti sözlük. korktuğumda namazını dahi umursamadan eteğinin altına girdiğim koca çınar gitti. en güzel limanım gitti. mezun olduğumda 'en küçük yavrum fakülte bitirdi' diye sevinecekti oysa...vedalaştım onunla. son kez öptüm elini. çok özleyeceğim onu. 'yavrum' deyişini özleyeceğim en çok.
küçükken saçlarını örerdim. kınalı iki tel saçını şekilden şekle sokardım. ruhum acıyor. bir yandan da o içimdeki katran karası eridi sanki. ankara'nın ayazı ölümün yanında bahar havası kaldı... hoşçakal çınarım...
edit: dileğimi tanrı duydu. uykusunda canı acımadan gitti koca bebeğim.