beyaz bir melektir o. sarılıp uyursun, güvenlidir kolları. bir kokusu vardır ki güllerden güzel, bir sarılır ki sana sen ağlarken daha çok ağlarsın. bir üzersen onu, içinde bir sızı.incitilir mi anne? ne güzel bir reklamdı #bir tek annem olsun bana bir şey olmaz#
öncelikle biz uslu olup tanımımızı yapalım.
anne; dünyadaki en değerli varlıktır. candır, canandır.
lakin, bazen..
bazen anne insanı çileden çıkartır.
herkesin derdi kendinedir ya. bu da aynı hesap. lakin bir annenin en büyük hatası, sonradan özür dileyeceği lafları sarfetmesidir. ve kendi zamanındaki anne-oğul ilişkisiyle bu zamandaki ilişkiyi karşılaştırmasıdır.
ben bu gece anneme göre her şey oldum. pislik oldum, pis oldum, pezevenk oldum, tembel oldum, iğrenç oldum, düşüncesiz oldum, bok kafalı oldum.. yani ağza alınabilecek her şey oldum. belki milyonuncu kez söylediği " yazıklar olsun sana! " lafını da işittim.
kızmıyorum ona böyle zamanlarda. onu da anlamak gerekir diyorum. ama böyle tamamiyle yolumu kaybetmişken bir de onun sözleri, bıçak gibi kesti tenimi. kanattı.
bazen düşünüyorum da, bir evlat hiçbir zaman mı annesinin gözüne giremez? bir kere bile övünülemez?
sanırım annemin benim hakkımda övündüğü tek vakit, üniversiteyi kazandığım günlerdir. onun dışında her ne kadar gülüp geçsem de kendisinden işittiğim güzel sözler, bedduaların yanında 0 kalır.
ha, annemdir. canımdır, canımdan ötedir. lakin bazen her şeyi yakıp çekip gidesim geliyor be anne..
yeri dolmaz, dolamaz, kimse onun kadar fedakar olamaz, kimse onun kadar şefkatli konuşamaz, kızdığı zaman bile kimse onun kadar tatlı olamaz. ölümden bile onun eksikliğinden korktuğum kadar korkmadığım, onu kızdırdığım zaman bile bana bağırdığı için değil onu üzmüş olduğum için kendimden nefret ettiğim, başımı kucağına koyduğumda saçlarıma dokunan elleriyle bütün huzursuzluğumu bir anda giderebilen, bir insanın birlikte yaşama şansına erişebileceği en güzel varlık. yanlış yaptığın zaman "eyvah annem çok fena kızacak yaa" diye korkmak bile müthiş bir duygudur aslında, çünkü anne oradadır ve yaptığın her ne olursa olsun kızsa bile seni açık kollarla bekliyordur. dünya üzerinde gururumu bile kırsa - ki asla yapmaz - unutup yine beni sevmesi için kollarına koşacağım tek insan.
anlamı kelimelere sığmayan varlık. anne şudur, anne böyledir gibisinden sözler hep eksiktir. çünkü onu vasıflandırmaya başladıkça aslında pnu başlıklar altında toplayamayacağınızı fark edersiniz.
Sen beni birakip gittigin gunden beri yirmi sene geride kalmis. Sen beni dogurdun ama ben kendim buyudum. Bir kadini sevmenin nasil bir duygu oldugunu sevgililerimden ogrendim ben. Sicak bir sarilmanin insana neler hissettirecegini onlar ogretti bana. Bir kadinla uyumanin ne kadar zor oldugunu gecmisime bakinca anladim ben; seninle uyumadigimi hatirlayinca. Ve kimseye guvenemedim, hepsi senin gibi birakip gidicek diye tedirgindi hep sevmelerim. Anne sen bunlari okumayacaksin ama ben sana olan kizginligimi her firsatta kusucam. Sen bir fidan diktin ama sulamayi unuttun. Ben kendim buyudum ve ne mutlu ki bana yagmurlarim hep yagdi.
--spoiler--
korkuyorum anne al beni içine,
alışamadım anne al beni yine.
büyüdüm anne evler büyüdü,
büyüdü pabuçlar yollar büyüdü.
orduya istiyorlar savaş çıkar diyorlar,
silah veriyorlar anne bana öldür diyorlar,
yat diyorlar anne kalk diyorlar,
beynimi yiyorlar anne beynimi yiyorlar.
kapat televizyonu anne seni de kandırıyorlar.
oyunu verme anne,
oyuna gelme anne.
--spoiler-- yaşar kurt - korku
en değerli varlıktır.
ama şöyle bir sorun vardır o her zaman haklı değildir ama 3. kişiye yaşanan şeyi öyle bir anlatır ki doğrudan siz haksız konumuna düşersiniz buna karşı çıktığınız zamanda saygısız, küstah falan olursunuz.