tecmo cup oyununda robin field'ın sevdiceği gibi bir şey. devre arasında "harika oynuyorsun, bunu ikinci yarıda devam ettir <3" der her daim. ağzına sıçtığımın kızı bir kerede farklı bir şey söyle.
hayattaki en büyük bugdır kendileri. zira bir insan bir insanı nasıl bu kadar karşılıksız sevebilir hala aklım almamakta. doğrularınla yanlışlarınla seni olduğun gibi kabul edecek başka kimse yok şu lanet olası hayatta. gerçek değeri asla anlaşılmaz ancak gurbete gittin mi, yeterince ayrı kaldın mı, az da olsa anlarsın nasıl bir şey olduğunu o'nun.
ne zaman la'l'i dinlesem sabahları çalan alarm gelir aklıma, sonra da telefonu duvarlara vurasım gelir. yemede içmede gözüm yok vallahi anne, güne senin sesinle uyansam yeter bana.
çocukken, bir çalışmaya başlayayım " sana ne istersen alacağım " derdim anneme ama o çalışmaya başlayacağım seneler hiç gelmeyecek sanırdım.
şimdi ise epeydir çalışıyorum onu çok mutlu edecek ya da hayatını kolaylaştıracak bir sürü şey aldım; evlat mutlu etmek nasıldır bilmiyorum ama annenin dolu dolu bakan gözleriyle her aldığın şeye " evladım ne gerek vardı, paranı harcamasaydın " diyerek teşekkür edip sarılması dünyalar bedel.
bin ömrüm olsa binini de anneme verirdim.
kendilerine has ölçü birimleri var. özlediğini belli etmek için;
"sen yokken meyveler kalıyor hep yavrum, çöpe atıyoruz",
"sen gideli üç günde bir ekmek alıyoruz"
gibi cümleler kuruyor canım benim.
cevaben, yaptığı pilavı özlüyorum ben de.
bir erkeğin hayatında her kim olursa olsun hiç bir kadının yerini dolduramadığı kadınların kadını. sizi o kadar çok sever ki bu kadın sevginin tarifini o yapar adeta. evladınızı bile onun kucağında görmek, annesinin kucağında görmekten daha güven verir size. çunku size şefkati ve sevgiyi o tanımlamıştır ve sizin en değerli parçanıza o sevgiyi gösterebilecek yine yegane insan odur.
annedir yüreği fazla dayanamaz.
herkes bıksa benden annem bana doymaz.
öper besler beni unutur kalbinde.
annem burda olsun bana bişey olmaz.
hergün bakar bana kusurumu görmez.
günler gece olsa o ışığı sönmez.
ellerim büyüdü avuçlarında.
bir tek annem olsun bana bişey olmaz.
yaşama sebebim, olmazsa olmazım, ne desem içimdeki onu anlatmaya kelimelerin yetersiz kalacağı varlık.
tost isteyen çocuğuna, yanında portakal suyu sıkmaya üşenip, portakalları dilim dilim yaparak getiren, "bunları da tostunun yanında em" diyebilen sınırlarını aşmış kadın.
saat 7 de anneme beni ara diye akşamdan tembihledim. aradı uyandım 5 dakika sonra bu sefer 35 geçe uyandırması için tembihledim yine yattım. 35 geçe telefonu açtım ses aynı böyle 'kalk'. vay arkadaş. 'oku' dese arapçayı sökerdim o sesle. helal len anne.
mesih miyim lan yoksa.
yok olm tevbe de.
özgür bırakmayıcıdır. biraz ismail abi tarzı bi cümle oldu ama gerçekten özgür bırakmıyor.
üniversite sınavına hazırlanırken hedef anadolu uni iletişim fakültesiydi. fakat anne geldi, ısrar etti, ağladı, yalvardı ve senin yıllardır kurduğun hayallerine nokta koydu. gitme dedi, beni yalnız bırakma dedi - ki yalnız değil bir oğlu daha var - falan filan yaptı aklını çeldi.
istanbul uni iletişim fakültesi olsun dedin, oldu. ananın hatrına sırf onun hatrına hayallerine posta koydun, annemden degerli mi dedin ve onun istediğini yaptın. yine memnun olmadı.
eve çıkayım dedin. taa ümraniyeden beyazıta ebem sikiliyor eve çıkayım, çalışıyorum, burs alıyorum para sıkıntım yok dedin. yine olmadı. ulan haftasonları zaten görüşcez dedin ama yok aga fayda yok. dinletemedin bir türlü, ikna edemedin. istediğin zaman git ama asla geri dönemezsin tehditleriyle karşılaştın. yıldın, yıldırıldın.
sonuçta gençliğinin en baba sayılacak yılları her akşam hiç de hayal etmediğin şekilde geçiyor, zaman hızlı şekilde ilerlerken sen evinde klavye başında ulu sözlüğe entry girerek vakit kaybediyorsun. neden? anan özgür bırakmayıcı olduğu için. off ulan off.
hakkımda, kolumun bacağımın kopmadığı, üstümden araba geçmediği, yol ortasında bıçaklanmadığım rüyalar dışında rüyalar görmeyen canım bi denem. annecim hiç mi istisna olmaz? hiç mi sağlam çıkamam ben senin bir rüyandan? ama biliyorum ki 40 yaşıma da gelsem benim için çok korktuğundan, bana bir zarar gelmesin diye aklının gitmesinden oluyor bunlar hep. rüyanda dahi olsa seni üzdüğüm için hep üzülüyorum anlattığında. nolur bana rüyalarını anlatma annecim.
korkuyorum anne al beni içine
alışamadım anne al beni yine
büyüdüm anne evler büyüdü
büyüdü pabuçlar yollar büyüdü
orduya istiyorlar savaş çıkar diyorlar
silah veriyorlar anne bana öldür diyorlar
yat diyorlar anne kalk diyorlar
beynimi yiyorlar anne beynimi yiyorlar
kapat televizyonu anne seni de kandırıyorlar
kapat televizyonu anne seni de kandırıyorlar
oyunu verme anne
oyunu verme anne
oyuna gelme anne